ibiaryu

Uzunca bir süre sessizce oturdum. Endişelenmeye başlamıştım. Kendimi bir çocuk kitabında deliğe düşen biri gibi hissediyordum. Kendimi her şeyin farklı ve garip olduğu yabancı bir dünyada bulan biri gibi. Alice Harikalar Diyarı'nda gibi. O bir deliğe mi düşmüştü? YA da bir Greyhound otobüsünden yanlış yerde mi inmişti?
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Ama asıl duyduğu kusma değil , boğulma hissiydi. Normalde geniş bir cadde gibi olan nefes borusu , adeta bir iğne deliğine dönüşmüştü.
Silahı sadece bir buçuk kilo ağırlığındaydı ama pelteye dönen kolu o kadarını bile taşıyacak halde değildi.
Cildi nemlenmiş , kalp atışları düzensizleşmiş , bağırsaklarına bir ağırlık çökmüştü. Kaçmak istiyordu. Dönüp koşarak oradan uzaklaşmak.
Sanki beyinlerine gömülmüş bir alarm devresi aniden uyanmış ve çığlıklar atmaya başlamıştı.