Adı:
Buick 8
Baskı tarihi:
Haziran 2003
Sayfa sayısı:
463
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752103696
Kitabın türü:
Orijinal adı:
From a Buick
Çeviri:
Canan Kim
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Curt Wilcox'un oğlu, babasının ölümünün ardından merkezde çok, gerçekten çok vakit geçirmeye başladı ama kimse ona orada ne işi olduğunu sormadı veya ayak altından çekilmesini söylemedi. Ne yaptığını anlıyorduk: babasının anısına tutunmaya çalışıyordu. Polisler, yas tutanın psikolojisinden iyi anlar; çoğumuz bu konuda dilediğimizden fazla bilgiye sahibizdir.

O yıl, Ned Wilcox, Statler Lisesi'nde son sınıf öğrencisiydi. Futbol takımını bırakmış, seçim zamanı geldiğinde Ekip D'yi seçmiş olmalıydı. O yaşta bir gencin cuma akşamları maçlara çıkıp cumartesi geceleri partilere gitme seçeneğini bir kenara bırakıp ücret almadan ayak işleri yapmayı yeğlemesi biraz tuhaftı, ama yaptığı tam olarak buydu...
(Kitabın İçinden)
%40 (185/463)
·6/10
Ancak 200 sayfa dayanabildim... Stephen King'i sevmeme ve okumaya devam edecek olmama rağmen bu kitabı aslında ilginç olabilecek bir konuyu ilginç kılmak için çok çabalayan ama bu konuda başarısız olan bir girişim gibi geldi bana. King'in yazarlık yeteneğinin diyaloglarda, bol kişili anlatılarda, kişilerin iç seslerini özellikle de gerilim anlarında konuşturarak gerilim yaratabilmesinde ve belki şu anda aklıma gelmeyen diğer özelliklerinde görüldüğünü kabul etmek gerek. Stephen King bir hikâye anlatıcısı elbette, son kitabı Kâbuslar Pazarı'nın ilk hikâyesi aslında Buick 8'in anlatmak istediği hikâyeyi 30-40 sayfa içerisinde mis gibi anlatıyor; ama burada uzayıp giden diyaloglar, ve bir türlü nasıl insanlar olduğunu anlayamadığımız hikâye anlatıcılarıyla hiç bir şekilde yaratılamayan gerilimin peşi sıra bizi sürüklüyor, birden fazla kişinin anlattığı, çok ilginç olduğuna herkesin hemfikir olduğu ama benim bir türlü dahil olamadığım bir eser çıkmış oluyor ortaya: ortada hikâye anlatan kişiler var ama karakterler yok, hikâye ilginç gibi geliyor ama değil; sonu gelmeyen tükenmek bilmeyen bir ilginç olaylar silsilesinin içinde gibiyiz ama aslında, 200.sayfada anladığım gibi, aslında herşey sıkıcı olmaktan öteye gitmiyor...

işte bu yüzden bıraktım kitabı, aynen eski zamanlarda olduğu gibi sonunu bilmediğim belki de yüzlerce-abarttım- kitaptan birisi olarak kütüphanemin tozlu raflarına yerleştirdim. Pişman değilim. Kitap iyi değil, hatta kötü gerçekten; ama nihayetinde, bütün artılar ve eksiler alt alta getirildiğinde Mahşer'i, Ceset'i, Medyum'u, Hayvan Mezarlığı'nı, O'yu, Falcı'yı, Kuşku Mevsimi'ni, Sadist'i yazmış olan Stephen King'den söz ediyoruz...sadece Mahşer ve O'yu yazmış olması bile yeterli..bu yüzden bir müddet sonra bir diğer kitabıyla devam edeceğim King'in.
463 syf.
·13 günde·2/10
İlk defa bir Stephen kıng kitabını bitirmekte çok zorlandım. Ve inanılmaz sıkıldım. Konusu bakımından harika olmasına rağmen anlatımı ve durağanlığı beni hayal kırıklığına uğrattı. Bütün bir kitabı “şimdi bir şey olacak , şimdi bir şey olmalı “ diye bitirdim . Ve sadece bitti..
Eğer Stephen kıng kitabı okumaya yeni başlayacaksanız listenizin en sonuna yazmanız gereken bir roman.
463 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Dikkat spoiler içerir.
Curtis adında bir polis memuru Brandon adlı bir sarhoşun yaptığı kazada ölür. Oğlu Ned Pennsylvania polis merkezine gelip gitmeye başlar. Oradaki bütün polisler çocuğa yakınlık gösterir. Üniversiteyi kazandığı gün ona hayatının hikayesini anlatırlar. Zamanında Brandon'un çalıştığı benzinliğe bir adam bir Buick 8 getirir ve ortadan kaybolur. Arabaya el koyan polis teşkilatı ortada garip şeyler olduğunu fark eder. Buick bir kulübeye konur ve takip edilmeye başlanır. Kulübenin ısısı düştüğünde bagajdan garip yaratıklar çıkar veya kulübeye konan canlılar kaybolur. Şimdi çavuş olan Sandy, eski çavuş Tony, Shirley, Huddle, Eddie, Arky ve o zaman çömez olmasına rağmen Buick konusunda yetkili olan Curtis arabayı zaptetmeye çalışır. Ned bu hikayeyi dinler ve eve doğru yola çıkar. Sandy de merkezden ayrılır. Acaba Ned gerçekten eve mi gitmiştir? Kimler tehlikededir? Sandy ne yapacaktır? Brian Lappy, polis köpeği D ve daha pek çok kişinin katili olan Buick ölümsüz müdür? Keyifle soluksuz okunan bir roman. 
463 syf.
·10/10
Oldukça fantastik bir roman. Sonunda ne olacak, o bagajın hikmeti ne sorularına cevap arayıp duruyorsunuz. Ancak belki yazarın kendine yeterli bir cevabı olmadığından veyahut gizemi koruma isteğinden ötürü cevap alamıyorsunuz. Belki de gizemi, somut hayatla birleştirmeliyiz, bilinmeyen her şey çürümeye ve dolayısıyla unutulmaya mahkumdur. :)
463 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Buick 8'in bir arabadan fazlası olduğunu anlamak için kitabı okumaya elbette gerek yok. Stephen King için her şey mümkündür. Fakat bu arabayla ilgili bir tahminde bulunmanız neredeyse imkansız.
463 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Nasıl anlatmalı ki ?

İşte şimdi hikaye hızlanacak derken hüsranla kaldım öylece. Orta ayar bir gerilim kıvamında sürdü gitti.

İdare eder bir sonla da bitirdi. Olmadı malesef.
463 syf.
·9 günde·7/10
Bir otomobil ne kadar canlı ve ne derece ürkütücü olabilir? Buick 8, Stephen King'in ölümden döndüğü trafik kazasının öncesinde başladığı ve ertesinde şekillendirdiği, yazarın ister istemez "Christine" romanını aklınıza getiren fakat onun kadar iyi olamasa da tamamen farklı, merak, korku ve cesaretin harmanlandığı sürükleyici bir bilim-kurgu romanı.
Bir polis karakoluna esrarengiz bir şekilde getirilen ve gelir gelmez sır perdesini üzerine bir branda gibi seren 1954 model Buick Roadmaster'ın hikâyesi belki ilginizi çekmeyebilir. Ama anlatılanın sadece bir otomobil olmadığının farkına vardığınızda çoktan kitabın sayfaları arasında gezinmeye başlamışsınızdır zaten. Yazarımız, her polisin bakışıyla ayrı ayrı anlatarak olaylara her açıdan bakmamızı sağlıyor. Karakolun köpeği Mr. Dillon ile Yeşil Yol'daki Mr. Jingles arasında duygusal bir benzerlik bağı kurabilirsiniz. Ben kurdum.
Bir otomobilin bagajından fırlayan devasa balıklar, yarasalar, dört kanatlı kuşlar, kertenkeleler ve havayla temas eder etmez ilginç ve iğrenç bir şekilde eriyerek ölmeleri; bagajın aslında bagaj değil de farklı bir boyuta açılan kapı olduğu izlenimini veriyor. Son olarak kitapta bahsi geçen "unutulmuş" şarkıları mutlaka dinlemelisiniz.
463 syf.
·11 günde·3/10
Tam bir hayal kırıklığı olmuştu benim için. Ha bişeyler oldu ha bişeyler olacak. Normalde 460 sayfayı iki günde bitiririm. Fakat bu kitabı bi beklenti uğruna bir hafta 10 gün gibi bir sürede bitirmiştim.
463 syf.
·Beğendi·9/10
Anlatım tarzı akıcı, gerilim dozu yüksek surukleyici bir kitap.Kitabí, hep bir sonraki sayfayi merak ederek okudum.Aradiginiz fantastik bir gizemse,bu kitap tam size göre
463 syf.
·19 günde·Beğendi·10/10
İnsanı okumayı sevdirecek bir kitap.Sürükleyici anlaşılır ve heyecanla okunacak bir yapısı var.Bu yazar bu işi biliyor.okurken o arabanın içinde ki diğer dünyayı merak etmiyor değil insan.orda olsam kesin o dünyayı görmek için o arabaya yaklaşırdım :) fakat sonu ne olurdu bilemiyorum ;)
İnsanlar hemen hemen her şeye alışabilir. Sanırım hayatlarımızın en iyi yönü bu. Elbette aynı zamanda da en korkunç tarafı.
Arkama yaslandım ve gözlerimi aya çevirdim. Ona hayatını geri verebilmeyi diledim. Ya da kağıt bir bardakta yıldızlar. Bir sürü şairane istek. Ama onun tek istediği kahrolası balığın hikayesini dinlemekti.
"İnsanlar hemen hemen her şeye alışabilir.Sanırım hayatlarımızın en iyi yönü bu.Elbette aynı zamanda en korkunç tarafı da."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Buick 8
Baskı tarihi:
Haziran 2003
Sayfa sayısı:
463
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752103696
Kitabın türü:
Orijinal adı:
From a Buick
Çeviri:
Canan Kim
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Curt Wilcox'un oğlu, babasının ölümünün ardından merkezde çok, gerçekten çok vakit geçirmeye başladı ama kimse ona orada ne işi olduğunu sormadı veya ayak altından çekilmesini söylemedi. Ne yaptığını anlıyorduk: babasının anısına tutunmaya çalışıyordu. Polisler, yas tutanın psikolojisinden iyi anlar; çoğumuz bu konuda dilediğimizden fazla bilgiye sahibizdir.

O yıl, Ned Wilcox, Statler Lisesi'nde son sınıf öğrencisiydi. Futbol takımını bırakmış, seçim zamanı geldiğinde Ekip D'yi seçmiş olmalıydı. O yaşta bir gencin cuma akşamları maçlara çıkıp cumartesi geceleri partilere gitme seçeneğini bir kenara bırakıp ücret almadan ayak işleri yapmayı yeğlemesi biraz tuhaftı, ama yaptığı tam olarak buydu...
(Kitabın İçinden)

Kitabı okuyanlar 210 okur

  • Meraleker
  • Pervin Donduran
  • Uğur Kalyoncu
  • folium
  • Doğuş Altan
  • Vahit Can Keskin
  • Efe Ege Özdere
  • sude
  • Emel Gökalp
  • Hacer Öcal

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.7
14-17 Yaş
%5.2
18-24 Yaş
%12.1
25-34 Yaş
%39.7
35-44 Yaş
%31
45-54 Yaş
%8.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%42.9
Erkek
%57.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20.3 (15)
9
%18.9 (14)
8
%21.6 (16)
7
%16.2 (12)
6
%10.8 (8)
5
%4.1 (3)
4
%0
3
%4.1 (3)
2
%4.1 (3)
1
%0