İbo im

İbo im
@ibo_im47
Şizofren Yazar Zamanı bekleyen ütopik bir düşünce karmaşası.
PSİKOLOJİK MAKALE
PSİKOLOJİK MAKALE İnsan neden kendi yaşamında yaşadığı duyguları başkalarına hissettirme ve yaşatma duygusu içindedir ki? Çoğumuz yaşamıştır belli başlı acı dolu anlar. Kimi ailevi, kimi arkadaş çevresinden, kimisi sevdiği insandan gibi vs.. Ama her zaman yaşadıkları acı dolu tecrübeyi önlerindeki hayatlarında doğru kullanabilmek varken hep umutsuz ve korku ile yaklaşırlar. Onlara iyi gelen birine bile başka şekilde davranır ve onu bezdirmenin yollarını arar ve o insanı boğmak ve pes ettirmek için herşeyi yaparlar. Ve çoğu zamanda başarılı olabiliyorlar. A kişisi ile yaşadıkları ilişkide yara aldıklarından dolayı onlara mükemmel bir hayat sunmak için gelen B kişisini bile kabullenmez ve o insana yapılabilecek en kötü muameleyi yaparlar. Ve malesef ki B şahsı onunla hiçbir bağlantısı bile olmayan ondan önceki insanların hatasının bedelini öder ve kemdini sanki bir suçlu ve yahut günahkarmış gibi aklamaya yani temize çıkarma çabası içine girer. Peki bu uğraşa girmesi doğrumudur? Bunu iki başlık altında işleyebiliriz. 1. BELKİDE BUNU YAPMALI Kİ KARŞI TARAF GÜVEN DUYGUSUNU TEKRAR YAŞASIN DİYE.. Yani demek istediğim şu ki: Malesef yaşatılan şeyler doğrultusunda bir insanın hem kalbi hemde güveni kırılmıştır. Ve bu insanı kazanabilmenin yolu, o'nun doğru olarak inandığı duyguları yıkmaktır.. Çünkü o insan hiç bir şekilde kaybedilmemeli çünkü eğer kaybedilirse emin olun ki O'nu kazanabilmek imkansızlaşabilir. İnsan doğası olarak kırılgan bir yapıdayızdır. Ve çok çabuk sinirlenip yok sayabiliriz herşeyi.. Bi anda kestirip atabilirizde. Ama esas mesele şu ki yaşadığımız sorunlardan ve yanlış seçimlerden dolayı mantıklı düşünemeyebiliriz. Ve karşımızdaki insanın ne maksatla geldiğini bile bileöeyebiliriz. Ama ne kadar zor olsada sağduyu ile yaklaşmalıyız. Çünkü at
Felsefe
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
sonbahar
İntihara meyiletmişti  yapraklar. Ve dalga dalga geliyordu kış. Bir yanda Sonbaharın güzelliği diğer yandanda kışın korkutucu soğuğun içinde, yüreğimde bir alev yanıyordu. Ya yakacaktı yada ısıtacaktı bedenimi. Ve ben ise ruhumu yakmasını tercih ettim. Senin sevdanla kalbimi yakmayı göze aldım. Bir sahil kenarındaydık. O gece o sahildeki sarılmalarında aslında beni sevdana mutlu olma duygusu ile alevlendirdi. Ve ben korkularımdan sıyrılıp ellerine bıraktım kalbimi, bedenimi, ruhumu.. Bu aşktı, bu teslimiyetti, bu sevmenin ötesindeydi.. Bu günahı seçmekmiydi. Yoksa günahlardan arınıp ruhani sevdaya ulaşmakmıydı. Bu Zerdüşt misali inzivaya çekilmekmiydi, yoksa İbrahim gibi ateşe atılmakmıydı. Neydi bu kurak Coğrafyamın Taze Gülü... Bu ruhumu kor gibi yakan neydi. Sonbaharın gidişini üzdüren, kışın gelmesine itiraz ettiren neydi. Neydi o gözlerinden ruhuma ışık olan...          ~~iBo imm~~
1000Kitap
Mesele sadece mutluluk değildi. Önemli olan yaşadığını, hayatın bir anlamı, bir değeri olduğunu hissetmekti.
Beni tekrar karnına koysanda koruyamazsın anne..

İbo im

, 1000Kitap'a katıldı.