Bir sabah var biliyorum,
Henüz doğmamış,
Henüz el değmemiş güneşin altında,
Bir sabah var, uykusuz gecelerin ödülü gibi,
Beni bekleyen, sessizce çağıran.
Ey yarınlar,
Ey dilimde yarım kalan hayaller,
Siz ki bir sevda gibi içimde saklısınız,
Ben size yürürken, her adımımda biraz daha kırık,
Her adımımda biraz daha dirençli.
Dizlerim çökmüş olsa da,
Yüreğim bir "çınar" gibi ayakta durur,
Köklerim toprakta derin, dallarım göklerde,
Ve başım dimdik, yıldızlara değer.
Ey göğü delen, karanlığı yaran umut,
Yüzyıllardır bizimle yürüyen hayal,
Sen ki bir “varoluş” sancısı kadar eski,
Bir masal gibi dilden dile,
Ama her defasında yeniden, ilk defa gibi.
Geceleri bakarken göğe,
Bir yıldız çakar, sanki bana göz kırpar,
Der ki;
"Yolun uzun, ama yolda olmak da bir varıştır."
Ve ben yürürüm, inadına, usulca,
Sana doğru, ey gelecek!