Hayatla aramda kalın bir buzlu cam var. Asla hayata nüfuz edemiyorum. Bıktım. Ey şen şakrak Beyoğlu. Şimdi tiksiniyorum,
İzmit' e varmadan özleyeceğimi bildiğim halde.
Çıkarken Süleyman Çobanoğlu'nu gördüm.
Dünya bir yana, Çobanoğlu bir yana. Onu gördüğümde nerede olursam olayım, bir yurt özlemi duyuyorum. Çocukluğumun
Ağustos güneşleri altındaki, harman yerlerinden toprak sıvalı, toprak tabanlı evlerin artık kaybolmuş serinliğine dayanılmaz bir arzu duyuyorum. Çobanoğlu, unutulmuş eski bir rüyayı uyandırıyor içimde.