İmam Nesai

İmam Nesai

Yazar
9.1/10
17 Kişi
·
20
Okunma
·
4
Beğeni
·
391
Gösterim
Adı:
İmam Nesai
Tam adı:
Ahmed ibnu Şuayb
Unvan:
Büyük Hadis ve Fıkıh Alimi, Yazar
Doğum:
Nisa, Türkmenistan, 829
Ölüm:
Mekke, 915
Büyük hadis ve fıkıh âlimi. Künyesi Ebu Abdurrahman; ismi, Ahmed bin Şuayb bin Ali bin Sinân bin Bahr bin Dinar’dır. İmam-ı Nesai diye meşhurdur. Aslen Horasan’ın Nesa şehrindendir. 830 (H. 214) yılında orada doğdu. 915 (H.303)te Filistin’in Remle şehrinde vefat etti. Mekke’de vefat ettiği veya Hariciler tarafından şehit edildiği de bildirilmektedir. Hadis ilminde imamdı, yani üç yüz binden fazla hadis-i şerifi ravileriyle birlikte ezbere bilirdi. Yazdığı Süneni Sagir’i, Kütüb-i Sitte adı verilen altı büyük hadis kitabından biridir. Hadis ilminde rumuzu sin (S)’dir.

İlim tahsiline Horasan’da başlayan İmam-ı Nesai; Irak, Şam, Mısır, Hicaz (Mekke ve Medine) ve Cezire (bugünkü Cizre civarı) âlimlerinden ders aldı. Mısır’da yerleşti. On beş yaşında Kuteybe bin Said’e talebe olup, bir sene iki ay yanında kaldı. İshâk bin Râhaveyh, Hişâm bin Ammâr, İsâ bin Hammâd, Hüseyin bin Mansur Sülemi, Amr bin Zürâre, Muhammed bin Nasr-i Mervezi, Süveyd bin Nasr, Ebu Kureyb, Muhammed bin Rafii, Ali bin Hucr, Ebu Yezid Cermi, Ebu Dâvud Süleymân Eş’as, Yunus bin Abdila’lâ, Muhammed bin Geylân ve daha birçok âlimden ders aldı. Onların bir çoğundan hadis-i şerif dinledi ve rivayet etti.

Hadis ilminde zamanının bir tanesi olan imam-ı Nesai, Mısır âlimlerinin en fakihiydi. Haramlardan sakınmakta ve ibadetlere düşkünlükte eşi yoktu. Her yaptığı iş, her söylediği söz, Allahü teâlânın rızası içindi. İmam-ı Nesai’nin hadis-i şerif rivayetinde ravilere koyduğu şartlar, Buhari ve Müslim’den daha sıkıydı. Hadis ravilerinin güvenilir olup olmamasındaki tespitlerine bütün âlimler itibar ederlerdi.

İmam-ı Nesai hazretlerinden; Ebu Bişr Devlâbi, Ebu Ali Nişâburi, Hamza bin Muhammed Kesâsi, Ebu Bekr Ahmed bin İshâk, Muhammed bin Abdullah bin Hayyuye, Ebul-Kâsım Taberani, Fakih Ebu Cafer Tahavi ve daha birçok âlim ilim tahsil edip, hadis-i şerif rivayet etti.

İmam-ı Nesai hazretleri, ilk önce yazdığı Sünen-i Kebir’inde, hadis-i şeriflerin kaynakları ve toplanması hakkında bilgiler verip, şartlarına uyan hadis-i şerifleri yazdı. Bu eserine, kendisi Müctenâ adını vermesine rağmen Sünen-i Sagir adıyla meşhur oldu. Şimdi, daha çok Sünen-i Nesai adıyla bilinmektedir. Bu kıymetli eser, altı meşhur hadis kitabından biri olarak Müslümanların baş tacı oldu.

İmam-ı Nesai hazretleri, ömrünün sonuna doğru Şam’a gitti. Orada Hazret-i Ali’yi kötüleyen haricilerden bazı kimseler gördü. Bunun üzerine Hazret-i Ali ve Ehli Beyt-i Nebevi’yi öven Kitab-ül-Hasâis fi Fadli Ali bin Ebi Tâlib ve Ehli Beyt adlı eserini yazdı. Bu eserindeki hadis-i şeriflerin çoğunu Ahmed bin Hanbel hazretlerinin rivayetlerinden aldı. Bu kitabını niçin yazdığını bilmeyen bazı kimseler; “Şeyhayn’ın yani Ebu Bekir ve Ömer’in üstünlüklerini niçin yazmadın?” dediler. Bunun üzerine; Fedâil-üs-Sahabe adlı Eshab-ı kiramın üstünlük ve faziletlerini anlatan kitabını yazdı, Müsned-i Ali, Müsned-i Mâlik ve Duafâ ve’l-Metrukin adlı kitaplar, onun pek kıymetli eserleri arasındadır. Sonuncusu, basılmıştır.
Kadını,erkeğin kalbini onda sükûnet bulduracağı bir sükûn yeri yapmış, aralarında katıksız bir sevgi,merhametle karışık bir muhabbet yaratmıştır.
En güzel aşk ve sevgi,iç güzellikle alakalı olan ve devamlı yaşanandır. Bu da eşlerin birbirlerine dinî ölçüler içerinde yaklaşmalarına bağlıdır. Zira devamlılık ve ebedilik, ancak dine inanma ve onu yaşamayla elde edilebilir.
Kadınlar da erkekler de Allah'ın kuludur.
Erkek de kadın da cennete ve cehenneme gideceği bir yol yürümektedir.
Kadın da erkek de Rabbinin huzuruna hesap vereceği bir hayat yaşamaktadır. Erkeğin kadından hiçbir üstünlüğü yoktur . Kadının da erkekten hiçbir üstünlüğü yoktur.
Üstünlük sadece "takva" dadır. Erkeğin kadından sadece sorumluluk fazlalığı vardır.
İmam Nesai
Sayfa 133 - Tahlil yayınları
Aile fertlerinin birbirlerinin hak ve hukukunun ihlal etmemesi, ailede danışma ve dayanışmanın var olmasına bağlıdır."Kim,ne zaman,neyi,nasıl, ne şekilde,ne ölçüde?"gibi meselelerin netliğe kavuşmaması,haksızlıklara davetiye çıkarır.
Kadınlar için gibi görünse de aslında hem kadın hem erkek için tam bir baş ucu kaynağı kesinlikle. İslâm’da kadın ve erkeğe her sorusuna cevap verecek tamamıyla bilinç ve idrak sahibi kılacak bir eser.
1. Cildini yeni bitirdim elhamdülillah, ikinci cildine şuan okuduklarımı bitirince başlayacağım;
Kitap Hadislerle Kadın adını almış, ama bence her evde anne baba ve o evin çocukları okumalı. Kadın demek aile demek değil miydi zaten. O kadar güzel bilgiler öğrendim ki!
Özellikle kız kardeşlerimin evlilik öncesi okuması gereken kitaplardan...
Kitap, kadının hayatını islamlaştırdığı nispetle güzelleştirdiğinden, ne kadar islam üzere ise o kadar değerli, o kadar korunaklı, o kadar hayatının/mutluluğunun güzelleşeceğinin hadislerle bölüm bölüm yazıya dökülmüş hali...
“Hadislerle Kadın” evliliğin Hikmet ve faydalarından biri olan eşler arasında sevgi, muhabbet ve saygının nasıl olması gerektiği konuları üzerinde durmakta.
Ve, “İnsanı en çok mutlu eden şeylerden biri kalbine denk bir kalbin bulunmasıdır. Gerçek müminler, aşk ve sevgilerini sadece beden ve suret güzelliğine bağlanmazlar. Bundan daha önemli olan iç güzelliğine, ahlakına ve dini yaşamasına bağlarlar. Böylece aşk ve sevgileri daimi olur ve artarak devam eder.”
Cümlelerini bol bol sindirmekte...
Sevme duygusunu eşler arasında olması gereken muhabbeti, saygıyı çok güzel bir şekilde özetleyen bu eseri evli olan ama özellikle evlenecek olan tüm kardeşlerime tavsiye ediyorum. Evliliğe bakış açısını olumlu yönden fazlası ile etkileyecek bir eser.
Her ne kadar ismi Hadislerle Kadın olsa da, kadınlar kadar, aslında ismine aldanmayıp erkeklerin de okuması gereken bir eser. Çünkü bir çok bölümde erkeklerin de eşlerine nasıl davranması gerektiğini, peygamber Aleyhisselam’ın eşlerine karşı gösterdiği muhabbetle anlatılmaktadır. Kitabı çok çok sevdiğimi özellikle belirterek mutlaka okunmasını tavsiye ederim. Rabbim Hadislerle bütünleşmiş bir hayatı olan Kadın tabirine tercüman olmayı nasip etsin.
Toplumun temeli olan aileyle ilgili hadislerin bir araya geldiği, açıklamalarında günümüzün sorunlarına da değinilen, nebevî rehberliğin ışığını evlere taşıyacak bir başucu eseri.
Her kadının bilmesi gereken ve okumadı gereken bir kitap. Sünnete göre kadının hayatı nasıl olması gerektiğini açıklamalarla anlatmış. Dili sade ve akıcıydı.

Yazarın biyografisi

Adı:
İmam Nesai
Tam adı:
Ahmed ibnu Şuayb
Unvan:
Büyük Hadis ve Fıkıh Alimi, Yazar
Doğum:
Nisa, Türkmenistan, 829
Ölüm:
Mekke, 915
Büyük hadis ve fıkıh âlimi. Künyesi Ebu Abdurrahman; ismi, Ahmed bin Şuayb bin Ali bin Sinân bin Bahr bin Dinar’dır. İmam-ı Nesai diye meşhurdur. Aslen Horasan’ın Nesa şehrindendir. 830 (H. 214) yılında orada doğdu. 915 (H.303)te Filistin’in Remle şehrinde vefat etti. Mekke’de vefat ettiği veya Hariciler tarafından şehit edildiği de bildirilmektedir. Hadis ilminde imamdı, yani üç yüz binden fazla hadis-i şerifi ravileriyle birlikte ezbere bilirdi. Yazdığı Süneni Sagir’i, Kütüb-i Sitte adı verilen altı büyük hadis kitabından biridir. Hadis ilminde rumuzu sin (S)’dir.

İlim tahsiline Horasan’da başlayan İmam-ı Nesai; Irak, Şam, Mısır, Hicaz (Mekke ve Medine) ve Cezire (bugünkü Cizre civarı) âlimlerinden ders aldı. Mısır’da yerleşti. On beş yaşında Kuteybe bin Said’e talebe olup, bir sene iki ay yanında kaldı. İshâk bin Râhaveyh, Hişâm bin Ammâr, İsâ bin Hammâd, Hüseyin bin Mansur Sülemi, Amr bin Zürâre, Muhammed bin Nasr-i Mervezi, Süveyd bin Nasr, Ebu Kureyb, Muhammed bin Rafii, Ali bin Hucr, Ebu Yezid Cermi, Ebu Dâvud Süleymân Eş’as, Yunus bin Abdila’lâ, Muhammed bin Geylân ve daha birçok âlimden ders aldı. Onların bir çoğundan hadis-i şerif dinledi ve rivayet etti.

Hadis ilminde zamanının bir tanesi olan imam-ı Nesai, Mısır âlimlerinin en fakihiydi. Haramlardan sakınmakta ve ibadetlere düşkünlükte eşi yoktu. Her yaptığı iş, her söylediği söz, Allahü teâlânın rızası içindi. İmam-ı Nesai’nin hadis-i şerif rivayetinde ravilere koyduğu şartlar, Buhari ve Müslim’den daha sıkıydı. Hadis ravilerinin güvenilir olup olmamasındaki tespitlerine bütün âlimler itibar ederlerdi.

İmam-ı Nesai hazretlerinden; Ebu Bişr Devlâbi, Ebu Ali Nişâburi, Hamza bin Muhammed Kesâsi, Ebu Bekr Ahmed bin İshâk, Muhammed bin Abdullah bin Hayyuye, Ebul-Kâsım Taberani, Fakih Ebu Cafer Tahavi ve daha birçok âlim ilim tahsil edip, hadis-i şerif rivayet etti.

İmam-ı Nesai hazretleri, ilk önce yazdığı Sünen-i Kebir’inde, hadis-i şeriflerin kaynakları ve toplanması hakkında bilgiler verip, şartlarına uyan hadis-i şerifleri yazdı. Bu eserine, kendisi Müctenâ adını vermesine rağmen Sünen-i Sagir adıyla meşhur oldu. Şimdi, daha çok Sünen-i Nesai adıyla bilinmektedir. Bu kıymetli eser, altı meşhur hadis kitabından biri olarak Müslümanların baş tacı oldu.

İmam-ı Nesai hazretleri, ömrünün sonuna doğru Şam’a gitti. Orada Hazret-i Ali’yi kötüleyen haricilerden bazı kimseler gördü. Bunun üzerine Hazret-i Ali ve Ehli Beyt-i Nebevi’yi öven Kitab-ül-Hasâis fi Fadli Ali bin Ebi Tâlib ve Ehli Beyt adlı eserini yazdı. Bu eserindeki hadis-i şeriflerin çoğunu Ahmed bin Hanbel hazretlerinin rivayetlerinden aldı. Bu kitabını niçin yazdığını bilmeyen bazı kimseler; “Şeyhayn’ın yani Ebu Bekir ve Ömer’in üstünlüklerini niçin yazmadın?” dediler. Bunun üzerine; Fedâil-üs-Sahabe adlı Eshab-ı kiramın üstünlük ve faziletlerini anlatan kitabını yazdı, Müsned-i Ali, Müsned-i Mâlik ve Duafâ ve’l-Metrukin adlı kitaplar, onun pek kıymetli eserleri arasındadır. Sonuncusu, basılmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 20 okur okudu.
  • 17 okur okuyor.
  • 43 okur okuyacak.