İbrahim

İbrahim
@ibrahim94
Tüm mucitler önce aynı şeyi keşfettiler: "Kendilerini..."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Okumuş olduğum ve kitaptan bazı yerlerini not aldığım kısımları sizinle paylaşacağım. :) umarım beğenirsiniz. Ben yazarın anlatım tarzını çok beğendim. :)
Bir aslan miyav dedi!
Geçenlerde bir çok televizyon kanalında ormanlar kralı aslanın, bir ceylan yavrusunu evlat edindiği ve onu tüm tehlikelere karşı koruduğu büyük bir ibret ve hayret vesikasıymış gibi sunuldu. Herkes-şaşkınlıkla izledi bu olayı. Hatta bir arkadaşım o kadar çok etkilenmişti ki, ertesi gün kalabalık bir ortamda, "Bir aslan kadar olamadık, birbirimizi yiyoruz!" dedi. Ben de; "Birbirimizi yediğimiz doğru da "Bir aslan kadar olamadık" da ne demek? İnsan olmayı denesene! Ayrıca bize kahraman gibi sunulan o aslan kesinlikle özürlü bir yaratık. Aslan, aslan gibi davranmalı. Ceylan yavrusunu yemeyen bir aslan kesinlikle özürlüdür." dedim. Hepsi beni ruhsuzlukla itham etti. Buna benzer haberler zaman zaman çıkar ve ben her seferinde gülerek izler geçerim. Bir aslan miyav diyorsa onun tedaviye ihtiyacı vardır, ne güzel taklit yaptı diyemezsin.
Bil Kendini!
İnsan insandır, hayvan da hayvan. Birisi bana Mehmet'ten bahsederken, benim aklıma hiçbir zaman bir böceğin düşünen versiyonu gelmiyor... Bir gün bir kedi görmüş Aristo. Düşünmüş ve "Allah Allah! Kediye bak, o da tıpkı benim gibi yiyor, içiyor, çoğalıyor, yaşlanıyor, ölüyor... Tek farkımız, ben dü-şünebiliyorum. O halde İnsan düşünen bir hayvandır." demiş. Sen de yüzyıllarca alkışlamışsın. Hepsi bu ha! Yahu çıldıracağım, ne var bunda? Şimdi, ben de geçen gün evde çiçeğimi sularken fark ettim. Çiçek de tıpkı bir hayvan gibi nefes alıyor, besleniyor, büyüyor, çoğalıyor, yaşlanıyor, ölüyor... Tek fark var, hayvan gibi yer değiştiremiyor. O halde: "Hayvan hareket edebilen bir bitkidir." dersem ben de tarihe geçer miyim acaba? Kendine haksızlık etme. Sen bir insansın. Başka söze gerek yok. Bu arada hemen belirteyim. Aristo'yu yermek için anlatmadım bunu. Büyük bir düşünür olduğu su götürmez bir gerçektir. Ama büyük bir düşünür olması gaf yapmayacağı anlamına gelmez. Ben Aristo'ya tavır almıyorum. Bu sözüne tavır alıyorum. Yanlışı alkışlayamam. Değil Aristo, babam bile olsa... İnanmadığını alkışlamayacaksın. İnandığını da avuçların patlayıncaya kadar alkışlayacaksın...
Kendine yapacağın en büyük haksızlık!
Bazı abiler şöyle bir laf ettiler: "İnsan, beyninin en fazla yüzde üçünü kullanabilir. Einstein bile beyninin yüzde beşini kullanabilmiştir." Niye yahu, niye? Elimin, ciğerimin, gözümün, kulağımın yüzde yüzünü kullanabiliyorum da, yine bir organım olan beynimin sadece yüzde üçünü kullanabiliyorum? Ayrıca kâinatta fazla veya eksik olan herhangi bir şey var mı? Elbette ki yok! Olamaz da. Eğer evrime inanıyorsan, doğa fazla olan şeyleri zamanla yok eder veya yerine yenilerini koyar. Allah'a inanıyorsan sonuç yine değişmez ve sen bilirsin ki Allah'ın yarattığı hiçbir şey fazla ya da eksik olamaz. Çünkü O kusursuz yaratır... Madem kainattaki her şey tam kıvamında ve kararındadır; o halde neden beyin gibi bir organ, hem de yüzde doksan yedi nispetinde fazladan yaratılmış olsun ki? Einstein beyninin yüzde beşini kullanıyorsa bu onun sorunudur. Ben yüzde yüzünü kullandığımdan en az kendim kadar eminim.