İbrahim

İbrahim
@ibrahim94
🐔 Bir kartal hikayesi 🦅 Bir rivayete göre; dört tavuk, bir kartal yuvasına gidip bir yumurta çaldılar. Yumurtayı kümese getirdiklerinde, kümeste bulunan diğer tavuklar gördükleri bu yumurtanın çok büyük bir tavuğa ait olduğunu düşündüler. Zaman geçti, yumurtayı getirenler de unuttu, onlar da bu yumurtanın büyük bir tavuğa ait olduğuna inandılar. ...Bir anne bulundu yetim yumurtaya, kuluçka başladı. Kısa bir zaman sonra yumurta kırıldı. İçinden simsiyah kanatlı, ilginç gagalı tuhaf bir tavuk çıktı...Herkes çok mutluydu, böylesini ilk defa görmüşlerdi. Anne tavuk, dersler vermeye başladı yavrusuna: "Bak yavrum, yerden bulduğun böceği şöyle ye! Arpayı, buğdayı böyle ye". Anne tavuk her gün yeni şeyler öğretiyordu yavrusuna. Büyük tavuk annesinin her söylediğini yapıyordu. Tehlikelere karşı nasıl davranacağını öğretti annesi: "Bak yavrum, eğer kedi buradan gelirse aksi istikamete doğru kaç, şuradan gelirse buraya kaç..." Büyük tavuk büyüdükçe güzelleşiyordu. Oldukça uzun kanatları vardı. Ara sıra diğerleri onun kanatlarına bakmak için geliyorlardı... Bir gün anne tavuk yavrusuna havadan gelen tehlikelere karşı kendisini nasıl savunacağını anlatırken büyük tavuğun gözü, gökyüzünden süzülerek korkunç bir ihtişamla geçiş yapan bir başka canlıya ilişti. Anne bu ne? dedi büyük tavuk. Ha o mu? O kartal yavrum, kuşların padişahı... - Ne de güzel uçuyor! - Evet yavrum! Ama sen sakın ona özenme. Asla onun gibi olamazsın! Sen bir tavuksun. Senden önce baban, deden, amcan, hepsi ona özendi; ama hiçbiri onun gibi uçamadı... Sen bir tavuksun ve bir tavuk gibi yaşamalısın. O günden sonra büyük tavuk, ömrü boyuncia arka bahçede kartalın ihtişamlı geçişini izleyip iç çekti... Ve her seferinde "Keşke ben de bir kartal olup uçabilseydim!" dedi. Yine bir gün siyah kanatlı büyük tavuk
Eğitim
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
♦️ Ölen Adına Oruç♦️ 💭 İbni Abbas (r.a.) anlatıyor: 📝 Bir kadın Resulullah’a (a.s.m.) gelerek: “Annem oruç tutmayı adamıştı. Tutamadan öldü. Ben onun yerine oruç tutabilir miyim?” dedi. ♥️ Resulullah (a.s.m.): 🔸“Eğer annenin borcu olsaydı, sen onu ödeseydin, borç ödenmiş olur muydu?” dedi. Kadın: 🔹“Evet” deyince: 🔸“O halde annenin yerine oruç tut” buyurdu. 📚 (Buhari, Savm 42; Müslim, Savm 156) 🛑 Âlimler, bu hadisten ilham alarak, ölenin yerine oruç tutulabilir, fakat bu bir vecibe değil, menduptur, demişlerdir.
Din
♦️ İftarda Yapılan Dua ♦️ 💭 Abdullah b. Amr b. As (r.a.) anlatıyor: ♥️ Resulullah (a.s.m.) buyurdular ki: 🔹“Şüphe yok ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen duası vardır.” 🌠 Abdullah b. Amr iftar vakti şöyle dua ederdi: 🔹“Allah’ım! Senden, her şeyi kuşatan rahmetinin hakkı için beni bağışlamanı isterim.” 📚 (Hadis Ansiklopedisi, c. 17, s. 171)
Din
♦️Namazı Uzatmak!♦️ 💭Cabir (r.a.) anlatıyor: 📝Muaz b. Cebel, Resulullah (a.s.m.) ile namaz kılar, sonra gider kavmine imam olup kıldırırdı. Yine bir gece yatsı namazını Peygamber (a.s.m.) ile kılmış, sonra kavmine gidip imam olmuş. Namazda da Bakara Sûresini okumaya başlamış. Bunun üzerine cemaatten biri, sıkılıp selâm vermiş, ayrılıp bir kenarda tek başına kıldıktan sonra çekip gitmişti. Ona: 🔹“Sen nifak mı çıkarıyorsun?” dediler: 🔸“Hayır vallahi, Muaz’ın yaptığını gidip Resulullah’a bildireceğim. Bakalım ne diyecek?” demiş ve gidip anlatmıştı: 🌙 “Ya Resulallah! Biz su develeri olan insanlarız. Gün boyu çalışıp yoruluyoruz. Muaz sizinle yatsı namazını kıldıktan sonra gelip bize imam oldu ve Bakara Sûresiyle namaz kıldırmaya başladı.” ♥️ Bunun üzerine Resulullah (a.s.m.) Muaz’a dönerek: 🔸“Sen Fettan mısın? İnsanları sıkıntıya sokmaktan zevk mi alıyorsun, ey Muaz?” diye sert ikazda bulundu ve: 🔹“Veşşemsi veduhaha’yı oku. Vedduha’yı oku. Velleyli iza yağşa’yı oku. Sebbihisme Rabbike’l-A’la’yı oku!” buyurdu. 📚 (Müslim, Salat, 178, Ebu Davud, Salat, 127) ❤️Resulullah (a.s.m.) buyurdu ki: ♦️“Ben uzun kılmak arzusuyla namaza dururum. Ama o sırada bir çocuk ağlaması işitirim. Hemen namazımı uzatmaktan vazgeçerim. Çünkü çocuğun ağlamasından dolayı annesinde meydana gelecek elemi bilirim.” 📚 (Buhari, Ezan, 65)
Din
♦️ Namazda Konuşmak! ♦️ 💭 Muaviye b. Hakem es-Sülemi (r.a.) anlatıyor. ✨ Kendisi henüz yeni Müslüman olmuştu. 🌠 Bir gün Resulullah’la (a.s.m.) birlikte namaz kılıyordum. Cemaatten biri hapşırdı. 🌙 “Yerhamükallah (Allah sana rahmet etsin)” dedim. Halk bana ters ters baktı. Ben namaz içinde: 📝 “Vay anasını! Niye bana böyle bakıyorsunuz?” dedim. Bu defa ellerini dizlerine vurarak beni susturmak istediler. Olan olmuştu bir kere. Resulullah (a.s.m.) namazı bitirince, bana nasıl davranacağını merak ediyordum. Anam babam ona feda olsun, ne ondan önce, ne de ondan sonra onun gibi güzel öğreten birini görmedim. Vallahi o beni ne azarlardı, ne dövdü, ne de sövdü. Sadece şunu söyledi: 🔹“Namazda iken, beşer kelâmı uygun değildir. Namazın sıhhatine zarar verir. Namaza uygun söz, tesbih (Sübhanallah), tekbir (Allahü ekber) ve Kur’an okumaktır” dedi. Ben: 🔸“Ey Allah’ın Resulü! Ben henüz Cahiliyeden yeni çıkmış biriyim. Allah bize İslâmı lütfetti. Ama bizde hâlâ kahine gidenler var. Ne dersin?” 🔹“Sen gitme” dedi. 🔸“Bizde tatayyur (kuş uçuşundan) uğursuzluk çıkaranlar var” dedim. 🔹“Bu onlardaki kuruntudur. Onları gayelerinden alıkoyabilir” buyurdu. Ben: 🔸“Bizde kuma çizgi çizip fal bakanlar da var” dedim. 🔹“Peygamberlerden biri de kuma çizgi çizerdi. Kimin çizgisi ona uygun düşerse isabet etmiş olurdu” dedi. 🎗️Ben sormaya devam ettim: 💭 “Efendim, benim bir cariyem var. Uhud’un önünde ve Cevaniye taraflarında koyunları güder. Bir gün öğrendim ki, bir kurt sürüden bir koyunu kapıp götürmüş. Ben de bir insanoğluyum. Herkes gibi canım sıkıldı. Bunun üzerine cariyeye okkalı bir tokat attım.” Resulullah (a.s.m.) benim tokadımı fazla buldu. 🔸“Onu azat edeyim mi?” dedim. 🔹“Onu bana getir” dedi. Ben de getirdim. Resulullah (a.s.m.) ona: 🔸“Allah nerede?” diye sordu. 🔹“Gökte” dedi. 🔸“Ben
Din