Okuma Oranımız %98
Amel etme Oranımız %2
Kitaplar ve Rasûller göndererek bizleri karanlıklardan kurtarıp, hidayetle tanıştıran Allah’a sonsuz hamd olsun. Salat ve selam Allah’tan aldığı vahyi, amele döküp, bize bu şekilde ilmin amele dökülmesi gerektiğini gösteren Rasûlullah’a sallallahu aleyhi ve sellem ailesine, ashabına ve amel etmek için öğrenen tüm Müslümanların üzerine olsun.
İslam’da ilim, Allah’ın rızasını kazanmak ve amel etmek için öğrenilir. Kişinin, ilim öğrenirken ki gayesi kesinlikle öğrenip, bilgi kalabalığı yapmak veya öğrenip, bununla başkalarına büyüklük taslamak olmamalıdır. Bilakis öğrendiklerine göre yaşantısını değiştirip, okuduğu ilmin, kendisinden istediklerini hakkıyla yerine getirmesi gerekir.
Kur’an-ı Kerim’de ”İman edenler ve salih amel işleyenler” ayeti defalarca tekrar edilmiştir. İmandan sonra Allah subhanehu ve teâlâ özellikle amel etmeye dikkat çekip, açık bir şekilde imandan sonra amel etmemiz gerektiğini bizden istemiştir. Salih bir amel, ancak salih bir bilgi aracılığıyla olur. İlim, insanı salih amele götüren bir araçtır. Hangi meselede olursa olsun kişinin aracı amaç haline getirmemesi gerekir. Aksi takdirde asıl amacına ulaşması mümkün değildir.
Eğer ilim, salih amelin aracı ise, o zaman onu da amaç haline getirmememiz gerekir. İlmi amaç haline getirmek demek, kişinin amel etmek için değil de bilgi sahibi olmak için okumasıdır. Şunu hemen belirtmek gerekir ki; hiç kimse bilgili olmak için okuduğunu söylemez. Herkes amel etmek için okuduğunu, olması gerekenin de bu olduğunu söyler. Burada bizi ilgilendiren pratiktir. Kimin doğru söylediği, kimin yalan söylediği, kişinin ilim öğrendikten sonra amellerinde olan değişikliklere bağlıdır. Kişi ilmiyle amel etmeyince, öğrendiklerini pratiğe geçirmeyince, öğrendiği ilmi kendisine