Her hazanda birbiri üzerine dökülen ağaç yaprakları gibi insanlar da birbiri ardına toprağa yatarak yok oluyor. Bu değişmez, umumi bir kanun… Niçin endişe etmeli? Şu dünyada erilen başka ne var? Hayat yalan… Ölüm hakikat…
Her hayalin bu derece kolaylıkla hakikate dönüşmesine imkan olaydı dünyada hiç mutsuz kalmazdı. Yahut o zaman herkes mutsuz olurdu. Çünkü insanlara hakikat kadar da hayalin lazım olduğunu hayatımın henüz yirmiyi bulmayan yılları içinde tecrübe ettim. Hayalin lezzeti hakikate dönüşmesinden değil, o ilk şeklini daima korumasındanmış.