Ben bu dünyaya onu daha iyi bir yer yapmak için uğraşmaya değil, iyi ya da kötü, içinde yaşamaya geldim. Bir insan her şeyi yapmakla yükümlü değildir, bir şeyler yapmalıdır yalnızca ve her şeyi yapamayacak olması, bir şeyleri yanlış yapması gerektiği anlamına gelmez.
Eğer adaletsizlik, devlet denen makinenin içindeki zorunlu sürtünmelerden biriyse, bırakın devam etsin; birakın devam etsin belki zamanla bir şeyler düzelir, zaten makine de kesinlikle aşınacaktır.
İnsanlar kitleler halinde Devlet'e böyle hizmet ediyor; insan değil, makine olarak, bedenleriyle. Bu insanlar ordu, milis, gardiyan, polis ya da kanun adamına yardım eden sıradan insanlar oluyorlar. Çoğu durumda ne akıllarını ne de sağduyularını kullanabiliyorlar; kendilerini; tahta, taş, toprak seviyesine indiriyorlar. Belki de pekâlâ aynı amaca hizmet edebilecek olan tahta adamlar üretilebilir. Böyleleri, çöp adamdan ya da bir avuç pislikten daha değerli değildir.