Edebiyatın krallardan, kralliklardan da uzun ömürlü oluşu, adina yaraşır yüceliklerden biri elbet. Tarih, kralIiklardan, inançlardan daha dayanıklı olduğunu kanıtlayan insan ruhunun gücüne en büyük tanıktır. içinde yaşadiğı
siyasal dünya çoktan göçüp gitti, ama Homeros'un türküleri bugün de çağrılıyor. Roma'nın o dillere destan egemenliği silinip yerinde yeller esse de Vergillius'un şiiri yine dipdiri bugün. Kalidasa'nın düşleri, insan
bağlılıklarını anlatıştaki gözyaşartıcı
duyarlığıyla bizi canlı bir varlığın
haykırışıymışcasına sarıveriyor.
Oysa, Kalidasa'nın bir süreler, uğruna türküler düzdüğü Ujjain kenti şimdi yerle bir.
Anisı yaşıyorsa, Kalidasa'nın yüzü suyu hürmetinedir. Ya o Ortaçağın alımlı, ünlü beyleri; hani nerde şimdi? Hepsi de çoktan unutuldular. Günümüzde, onları ayakta tutan yalnızca Dante'nin söylediği şiirlerdir. Kalan da yalnızca Dante. Ingiliz dili konuşuldukça Elizabeth çağı akıldan çıkmaz diyorsak, bunda Shakespeare'in payını unutmamalı. Bugün başımızda bulunanlar, gün gelip göçüp gidecekler ya, Tagore'un musikisi, şiiri, bizleri büyülemeye yine devam edecek.