Aşka Çağrı

Rabindranath Tagore
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 10 dk.
Sayfa Sayısı:
112
Basım Tarihi:
Ekim 1995
Yayınevi:
Say Yayınları
ISBN:
9789754681093
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·112 syf.··
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 21:38
Yazarla tanışma kitabım oldu ve bugüne kadar hiç bir eserini okumadığım için kendimden utanıyorum. Şiir severim, şiir okumak pek büyük bir maharet değildir bence. Asıl önemli olan o şiiri,şiirdeki duyguyu, coşkuyu anlamak önemli. Bu şiirleri okuyunca çok duygulandım. Yer yer Nazım okuyorum hissine kapıldım. Kitap yazarın hayatı, politik duruşu ve eserleri hakkında bilgiler verdikten sonra şiirleri yer almıyor. Hepsi duygu dolu şiirler. Yazarın bundan sonra bütün eserlerini okumak istiyorum. Şiir seven bütün okurlara öneririm. Çok keyif aldım olurken.
Aşka ÇağrıRabindranath Tagore · Say Yayınları · 1995213 okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2017 68. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2017 04:15
Soğuk bir Pazar günüydü. Tüm köşebaşları tutulmuş, üstelik yağmur da yağabilirdi. (Yağmadı). Yollar kapatılmış halk otobüslerinin güzergahı değiştirilmiş üstelik taksiler de kontakt kapatmıştı. Tüm şartlar yolumu uzatmıştı ama bir bekleyenimin olduğunu bilmek dünyayı küçültür iç cebime sıkıştırırdı. Tam olarak öyle oldu. Yürüdüm de yürüdüm. Değdi mi? Buraya bir virgül koyarak ve cevabı da sona bırakarak kitaptan bahsedeyim. Daha önce Bülent Ecevit çevirisiyle birkaç şiirini okuduğum Tagore'un ilk defa bir kitabını aldım elime. Daha bir sürü şey için olduğu gibi Tagore için de geç kalmışım. Tagore, bir acayip adam. Bu Hint asilzadesi hukuk okumak üzere İngiltere'ye gitmiş fakat genel dünya düzeniyle hukuk sisteminin çelişkisi okulu yarım bırakmasına neden olmuş. Burdan bütün hukukçulara selamlar :) Tagore şiiri için (bunda çeviri kalitesinin de etkisi büyük) söylenebilecek çok şey var ama ben kısa keseyim. Bu kitap bir davetiye. Elbette ki aşka ve hayata. Şiirler kısa ve açık. Şiirler kalbe umut eken cinsten. Dizeleri birbirinden ayırmak pek mümkün değil, yani şiirler kendi içinde bütünlük arz ediyor ve genel toplamda da kitabı bütünlüyorlar. Yukarıda virgül bıraktığım sorunun yanıtına gelirsek; elbette ki değdi. Yine olsa yine yürürüm, o kadar yolun çok daha fazlasını bile. Yol, güzel insanlara çıkıyorsa mesafelerin canı cehenneme. Yolun sonunda, biri "Aşka Çağrı" olmak üzere elinde üç kitapla beni bekleyen Ferah ablama sonsuz kere teşekkür ederim. Not: Sanıyorum odunluk, biz erkeklerin fıtratında var. Bu mazeret değil tabi ama umarım bu odunluğu telafi edecek fırsatım olur. İyi kitaplar...Keyifli okumalar...
Aşka ÇağrıRabindranath Tagore · Say Yayınları · 1995213 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2014 37. kitabı
"Aç kapını aç - sabahın eri girsin Bu ıtır kokusunu kaldır yüreğimi dağlıyor Aç kapını aç - bırak yakamı gideyim Yeter bunca öptüğün Bunca sarıldığın yeter Bir öpüyorsun ağzın şaraplaşıyor Eriyip kendimi yitiriyorum "
Aşka ÇağrıRabindranath Tagore · Say Yayınları · 1995213 okunma
Aşka Çağrı / Rabindranath Tagore
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
Bengal dilinde soylu kişi anlamına gelen Tagore Hindistan'da doğmuş daha sonra eğitim görmek üzere İngiltere'ye gitmiştir. Hukuk okumak üzereyken hukuk sisteminin dünya siyasetine adalet değil, güçlünün gücüne güç kattığını görünce edebiyata yönelmiş, özellikle İngiltere'de kaldığı yıllarda İngiliz edebiyatından oldukça etkilenmiştir. O yıllarda Hindistan'ın İngiltere sömürgesi olmasına rağmen Tagore, İngilizlere pek karşı tavır sergilememiş hatta yakınlık dahi duymuştur. Ta ki İngilizlerin Jallianwallabagh şehrinde korumasız sivil Hintlileri vahşice öldürmeleri üzere. Bu olay Tagore'nin hayatında dönüm noktası olmuştur. Aynı dönemlerde Gandhi'nin kendini göstermesi, Tagore'de ulusal bilincin gelişmesine sebeb olmuş birkaç fiili siyasatte bulunmuş ve Japonya' da savaşı ve faşizmi eleştiren söylevi önemli etki yaratmış olsada siyasal bağnazlıktan dolayı siyasetten çekilmiştir. Hindistan'da Gandhi'den sonra kurtuluş ve özgürlüğün en önemli temsilcisi olan Tagore, siyasal anlamda Gandhi ne ise manevi alanda Tagore oydu. Onbir kez dünya seyahatine çıkmış olan Tagore, eserlerinde barış, huzur, umut, aşk önemli işlediği temalar olmuştur. Tagore eserlerinden bu temaları işlerken aynı zamanda da Hindistan'ı da ele almıştır. Tagore'nin Aşka Dair isimli şiir kitabı bana göre "Nefretin hüküm sürdüğü çağda, savaşın kol gezdiği çoğrafyada sevmek başlı başına bir devrimdir" sözünün ete kemiğe bürünmüş şeklidir. Herkesi sevgi ve aşka çağırdığı kitaptır. Sözlerimi Tagore'nin sözleriyle sonlandırıyorum. İyilikse muradın Kapıya vur. Aşksa Zaten açık. Aşka Çağrı Rabindranath Tagore
1000k
Aşka ÇağrıRabindranath Tagore · Say Yayınları · 1995213 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2021 3. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2021 20:44
Rabındrahath Tagore, 1861 yılında doğmuş hukuk eğitimi görmek için ingiltereye gitmiş Ama edebiyata yakın ilgi duyduğu için yarıda bırakmış. Edebiyatın her alanında eser vermiş birisi. Hayatini anlatan bir bölümünde 'ingilizlere pek karşı değildi, üstelik onlara garip bir yakınlık da duyuyordu.' İfadesi ilgimi çekti. Dedesinin 'soylu prens' unvanın olması ve Babasının bir dinin önderi olduğunu söylüyor. Gandi ile beraber ingilizlerden kurtulmak için çaba harcamış. Şiirlerden çok Sarvepalli Radhakrishnan yazmış olduğu ön sözü okuduğum için mutlu oldum. Teknolji çağında, sanal çagda parçalara ayrılmış hayatımız/ruhumuz için doğru testipler yer alıyor. Bu kitabı bana hediye eden Kitap Şuuru ekibine teşekkür ediyorum.
Aşka ÇağrıRabindranath Tagore · Say Yayınları · 1995213 okunma
Aşka Çağrı
Puan vermedi·112 syf.··
2019 1. kitabı
Şiirlerin hepsi birer bütünlük içerisinde, duygusal yönden derin, bir o kadar içli, sevgiliye armağan edilesi bir kitap. Herkesi çağırıyor aşka, sevgiye... Çeviri oldukça iyi, Rabindranath Tagore okumaya ve onun dünyasında gezinmeye devam etmek lazım.
Edebiyat
Aşka ÇağrıRabindranath Tagore · Say Yayınları · 1995213 okunma

Yazar Hakkında

Rabindranath TagoreYazar · 32 kitap
Hayatta kalan 13 çocuğun en küçüğü olan Tagore ("Rabi" lakaplı) 7 Mayıs 1861'de Kalküta'daki Jorasanko malikanesinde, Debendranath Tagore (1817–1905) ve Sarada Devi'nin (1830–1875) oğlu olarak dünyaya geldi. Tagore çoğunlukla hizmetkarlar tarafından büyütüldü; annesi erken çocukluk döneminde ölmüştü ve babası çok seyahat ederdi. Atalarının kökü 11. yüzyıla dayanır. Bu soyun kurucusu Kanaj'lı bir Brahman'dı. Babası Maharshi Devendranath Tagore, varlıklı bir din adamıydı. Rabindranath, özel öğretmenlerden ders alarak orta öğrenimini yaptıktan sonra 17 yaşında Londra'ya gönderildi. Londra'da hukuk okudu. Burada edebiyat kültürünü geliştirdi. En çok etkisinde kaldığı edebiyatçı, doğaya yapıtlarında geniş yer veren İngiliz şair William Wordsworth'tür. Rabindranath Tagore'un yaşam ve sanat görüşlerinin gelişmesinde en büyük rolü, 19. yüzyılın başlarında Bengalli Raca Rammahun Roy oynamıştır. Onun ve babasının etkileri altında şairin dünya görüşü Hindin geleneksel kast sınırlarını aşarak, panteist bir dünya inanışının yanı sıra, Hindu dininin tekelci ve çok gelenekçi çemberini kıran bir olgunluğa kavuşmuştur. Öğretmeni Roy; Hindistan'da dinin oynadığı büyük rolü bildiği için, her şeyden önce bu alanda reform yapmak zorunluluğu duymuştu. Kendisi Hindu olduğu için Hind dininin bozulmasına üzülüyordu, fakat sosyal gerçekleri görecek kadar ileri görüşlü bir insan olduğundan reform yoluna gitmedi. 1930'da Hindistan'da yeni bir mezhep olan Brahmoizmin temelini attı. Brahmo Samaj adı altında tanınan bu hareket Hinduluk, Müslümanlık ve Hristiyanlığın ortaklaşa değerlerini bir çatı altında toplamaktaydı. Bu yeni din, mucize ve kerameti bir yana iter, her şeye egemen mutlak ve yanılmaz bir kuvvet yerine, bilgelik ve aşkın esin kaynağı olan insan ve dünyayı kavrayan, yücelten bir varlığa inanır. Bu Tanrı Upanishad'lardan alınan bir cümleyle tamamlanır: "Tektir ve biçimi yoktur, ama binbir amaçla, binbir şekle girer.." Brahmo Samaj'ın belli başlı sosyal ülküleri kardeşlik, ahlaklılık, insanseverlik, kadınlığın yükseltilmesi, kastların kaldırılmasıdır. Bu noktalarda klasik Hinduizmin karşısındadır. Rammahun Roy tarafından kurulan Brahmo Samaj; Rabindranath Tagore'un babası ile Keshup Shandrasen tarafından geliştirildi. Tagore'un bu yeni oluşturulan mezhepten etkilenmesi; 22 yaşında yazmaya başladığı yıllara denk gelir. Bu yıllarda daha sonradan ilinti kuracağı Avrupa kültürüne pek rastlanmaz. O yıllarda Bengal Hindistan'ın her bakımdan canlı ve ileri bölgesiydi. Din, edebiyat, politika alanlarında yeni görüşler beliriyordu. Kendisinden önce edebiyatta yenilik yapmış olanlar olmasına rağmen, kendisini tutuculuktan kurtaran ilk şair ve yazar olarak bilinir. İlk yazdığı "Sabah Şarkısı" adlı şiiri yüzünden şiddetli eleştirilere maruz kalmıştır. Doğa ve insan sevgisinin yoğun olduğu Kitan Jali'nin ünü dünyaya yayılmıştır. Eserlerinde ince bir lirizmle, mistisizm harmanlanır. Hindistan'ın İngiliz Emperyalizminin boyunduruğundan kurtulması için büyük çabalar sarfetmiş ve bunu ılımlı bir üslupla yapmıştır. Edebiyat alanında ki başkaldırısını yeterli bulmayıp gençliğin milliyetçi bir eğitimle yetiştirilmesi amacıyla 1901'de Kalküta yakınlarında ki Balpur'da Sükun Barınağı anlamına gelen Santiniketan adını verdiği bir okul kurdu. Bundan başka Bangadorshan adıyla edebiyat dergisinin başyazarı oldu. 1924'de Batı ve Hint geleneklerini kaynaştıran Vishna-Bharati Üniversitesi'nin oluşumuna yol açtı. Bengali dilinde yazdığı yapıtlarınının, hemen hemen hepsini kendisi ingilizceye çevirdiği için, dünyanın onu hızlı tanıması kaçınılmaz oldu. 1913'te Romain Rolland'ın çok övdüğü Gora adlı romanıyla Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı. Kitapta Gora adlı bir gencin hayatından kesit sunulur. 1915 yılında İngiltere "Sir" unvanını verdi. 1919, Hindistan tarihinde bir dönüm noktasıdır. Amritsar Kıyımı, Gandi'nin ulusal önder olarak belirmesi bu yıl içinde olmuştur. Gandi ve Tagore iki yakın dosttur. 21 Mart 1919'da çıkarılan bir yasayla, yönetimin savaş döneminde kullanabildiği özel yetkileri barış döneminde de elinde tutması sağlanıyordu. Irkçılık temellerine dayanılarak çıkarılmış bir yasaydı. Gandi pasif direnişi gündeme getirdi. Kısa süre sonra, 13 Nisan'da Amritsar'da halktan 400 kişi öldürüldü, 2 bin kişi de yaralandı. Altın Tapınak'a girilip Sihler'in üzerine ateş açıldı. Pencap'ta sıkıyönetim ilan edildi. Tagore bir şeyler yapmak gerektiğine inanıyordu. Genel Vali Lord Chelmsford'a bir mektup yazarak Sir unvanını geri verip, Gandi'ye destek oldu. 67 yaşında resim yapmaya başlamasıyla, kast ve emperyalist sistemlere karşıtlığı ve üstün yeteneğiyle dünyanın sayılı şairleri arasına girmiştir. 7 Ağustos 1941'de doğduğu şehir Kalküta'da ölür.