Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Gora
Puan vermedi·495 syf.··
2024 12. kitabı
Ana karakterimiz olan Binoy tek başına yaşar. Yaşadığı yer Kalküta’dır. Bir işte çalışmıyordur. Oturduğu evin 1. Katında yaşıyordur. Birgin Binoy evinin camından dışarıyı izler. O sırada bir atlı ve
1000k
GoraRabindranath Tagore · Oda Yayınları · 2013854 okunma
Anandamoyi
Puan vermedi·495 syf.··
2023 152. kitabı
Tüm roman boyunca sınıfsal ve dinsel farklılıkları adeta fethedilemez bir kale gibi gözümüze gözümüze sokan yazar, romanın sonunda adeta bizi ihya ediyor ve zihnimizde oluşan bu kale ansızın temelinden yıkılıverdi. Yazarın da özellikle istediği şey, Hindistan'daki Hindu, Brahmo, Müslüman, Hristiyan vs. arasındaki duvarları yıkmak. Ayrıca, bence bu romanın adı "Gora" değil de "Anandamoyi" olmalıydı. Çünkü öz çocuğu olmayıp da manevi olarak bu kadar kişiye son derece içten bir annelik yapmıştır. Romanın tamamına onun analık şefkatinin sindiğini görüyoruz. Anandamoyi, Hindistan'daki tüm sınıfların üstünde bir insandır, herkesi bir görmektedir, kastın dışında bir insandır adeta.
GoraRabindranath Tagore · Oda Yayınları · 2013854 okunma
10/10
·495 syf.··
Beğendi
·
2017 98. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2017 17:15
1913 yılı Nobel Edebiyat ödülünü Rabindranath Tagore'ye kazandıran kitap. Öncelikle şunu söylemeliyim. Kitap, sadece bir roman olarak algılanmamalı, aynı zamanda Hindistan'daki tüm olumsuzluklara karşı bir başkaldırı kitabı olarak ta değerlendirilmelidir. Kitapta,gelenekçi ve çok katı kurallara sahip bir din olan Hinduizm ile daha ılımlı ve daha farklı bir yapıya sahip Brahmoizm'in birbiriyle olan, acımasız çatışması içerisinde yaşanan insan ilişkileri anlatılıyor.Tabiiki İngiliz yönetimi altında olmanın getirdiği olumsuzluklar da zaman zaman gündeme geliyor.Bütün bunlara bir de toplumun tümüyle karşı çıkacağı bir aşk hikayesini ekleyin.İşte size Gora. Kitap, genelde akıcı bir dille yazılmış olmasına rağmen, özellikle Gora'nın tartışmaları ve konuşmaları sırasında uzun, dini ve toplumsal düşüncelerden oluşan felsefi cümlelerden dolayı zaman zaman sıkıcı bir şekle bürünebiliyor. Ama bu bölümlerin, kitabın temelini oluşturduğunu da unutmamak gerekiyor. Uzun ve kapsamlı bir kitap olmasına rağmen,insanı öyle bir içine alıyorki, okumaya ne zaman başladığınızı ne zaman bitirdiğinizi farkedemiyorsunuz. Hint kültürü ve yaşam tarzıyla ilgili neredeyse tek başına bir kültür hazinesi niteliği de taşıyan bu muhteşem kitabın, mutlaka okunması gereken kitaplardan biri olduğu düşüncesindeyim ve okunmasını tavsiye ediyorum.
GoraRabindranath Tagore · Oda Yayınları · 2013854 okunma
8/10
·495 syf.··
Beğendi
·
2014 79. kitabı
çok severek okuduğum kitaplardan biri,bize çok yabancı olan Hint kültürü hakkında da biraz bilgi sahibi olma imkanı buldum,günlük yaşantıları,ibadetleri,inanç şekilleri kitabın sonuna kadar ilgiyle okumamı sağladı,
GoraRabindranath Tagore · Oda Yayınları · 2013854 okunma
Puan vermedi·495 syf.··
2017 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2017 00:00
Hindistan'da yaşayan toplumların dini inançları her ne kadar bizlere çok uzak ve yabancı gelsede insanlığın özünde birbirimize çok da uzak olmadığımızı aynı hamurdan yaratıldığımızı ve daima insan doğasının gereklililiği olan doğallığın peşinden koştuğumuz gerçeğini yadsıyamayız bu kitapta insanların kendilerine dayanak olarak belirlediği inançları ve bunun sonucunda insan doğasından uzaklaşıp yapay bir hayatın içinde kastlar oluşturularak hiyerarşik yaşamın getirdiği kurallara sorgusuzca boyun eğişin doğruya ulaştırmadığını aksine insanı hakikatten uzaklaştırdığını çok açık bir şekilde görebileceksiniz. insan ancak sevgiye tutunabilir diğer tum dayanaklar bir gün yıkılmaya mahkumdur .
GoraRabindranath Tagore · Oda Yayınları · 2013854 okunma
suphistike
10/10
·495 syf.··
Beğendi
·
2020 173. kitabı
Hindistan'daki kast sistemi, dinsel tutuculuk, dinsel yaşamın ve kuralların bir Hintli için biricik ölçüt olması vesaire gibi konuların muhteşem bir kurguyla anlatıldığı muazzam kitap. Kitabı okurken kendi toplumunuzda da benzer koşullara ve olaylara sık sık rastladığınızı rahatlıkla hissedeceksiniz.
Edebiyat
GoraRabindranath Tagore · Oda Yayınları · 2013854 okunma
8/10
·495 syf.··
Beğendi
·
2018 6. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2018 21:09
Gora, Hint kast sistemindeki katı uygulamaları konu edinen, başarılı bir şekilde kurgulanıp kaleme alınmış bir eser. Ana Karakterler; Binoy, Lolita, Gora, Paresh Babu ve Sucharita. Bunlar arasında; Paresh Babu, "guru" kimliğiyle açık ara öne çıkıyor. Kitabı okurken, kast sistemin aslında tüm toplumlarda var olduğunu düşündüm durdum. Bizim toplumumuzda da var mıdır? ne dersiniz? Kitap, akıcı ve anlaşılır bir dille kaleme alınmış. Güçlü mesajlar içeriyor. Bu nedenle; özellikle Hint toplumunu ilginç bulanlara okumalarını öneririm.
GoraRabindranath Tagore · Oda Yayınları · 2013854 okunma
Puan vermedi·495 syf.··
2023 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2023 00:00
Bakalım yaşıma kaç kitap sığdırmışım ?? Çoğu kütüphanemde olan kitaplardır. 500'e yakın kitabım vardı. Bir kısmını deprem bölgelerine ve köy okullarına gönderdim. Bir kısmını öğrencilerime hediye ettim. Ödünç alıp okuduklarım da var tabi ki. Kesinlikle okunmalı.
1000Kitap
GoraRabindranath Tagore · Oda Yayınları · 2013854 okunma
Puan vermedi·495 syf.··
2017 21. kitabı
Kitabın baş karakteri olan Gora'nın savunduğu düşünceleri ve kafasındaki soru işaretlerini akıcı bir dille anlatan bir kitap. Ayrıca hint kültürü haķkında bir fikrinizin olmasını sağlayan bu kitap 100 temel eserde de yer almakta.Hint toplumundaki seviye sınıflamasını eleştiren bunu da aşk ekseninde anlatan bu güzel kitabı sıkılmadan okuyacağınıza inanıyorum.
GoraRabindranath Tagore · Oda Yayınları · 2013854 okunma
Puan vermedi·495 syf.··
2022 224. kitabı
Rabindranath TAGORE, geleneksel Hint şiirinin son temsilcilerinden biridir. Hint ve Batı kültürünü kaynaştırmak için yaptığı çalışmalar ve seyahatlerle biliniyor. Rabindrasangit olarak bilinen Hint müziği kalıplarında bir vokal müzik üslubu geliştirmiş ve Hindistan milli marşının sözlerini yazmıştır. 1913’te Gora adlı romanı ile Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan, ana dili Bengalce olan ancak eserlerinin çoğunu İngilizce yazan şair -yazar- ressamdır. 1915’te, Rabindranath TAGORE’a, İngiltere tarafından “Sir” unvanı verildi. Ancak 1919’da, Pencap’ta çıkan olaylarda İngilizlerin kullandığı kanlı yöntemler üzerine bu unvanı iade etti. Eser aldığı ödülü hak eden bir eser… Hakkında fazla bir şey söyleyemeyeceğim. Herkese şiddetle tavsiye ederim.
Gora
GoraRabindranath Tagore · Oda Yayınları · 2013854 okunma

Yazar Hakkında

Rabindranath TagoreYazar · 32 kitap
Hayatta kalan 13 çocuğun en küçüğü olan Tagore ("Rabi" lakaplı) 7 Mayıs 1861'de Kalküta'daki Jorasanko malikanesinde, Debendranath Tagore (1817–1905) ve Sarada Devi'nin (1830–1875) oğlu olarak dünyaya geldi. Tagore çoğunlukla hizmetkarlar tarafından büyütüldü; annesi erken çocukluk döneminde ölmüştü ve babası çok seyahat ederdi. Atalarının kökü 11. yüzyıla dayanır. Bu soyun kurucusu Kanaj'lı bir Brahman'dı. Babası Maharshi Devendranath Tagore, varlıklı bir din adamıydı. Rabindranath, özel öğretmenlerden ders alarak orta öğrenimini yaptıktan sonra 17 yaşında Londra'ya gönderildi. Londra'da hukuk okudu. Burada edebiyat kültürünü geliştirdi. En çok etkisinde kaldığı edebiyatçı, doğaya yapıtlarında geniş yer veren İngiliz şair William Wordsworth'tür. Rabindranath Tagore'un yaşam ve sanat görüşlerinin gelişmesinde en büyük rolü, 19. yüzyılın başlarında Bengalli Raca Rammahun Roy oynamıştır. Onun ve babasının etkileri altında şairin dünya görüşü Hindin geleneksel kast sınırlarını aşarak, panteist bir dünya inanışının yanı sıra, Hindu dininin tekelci ve çok gelenekçi çemberini kıran bir olgunluğa kavuşmuştur. Öğretmeni Roy; Hindistan'da dinin oynadığı büyük rolü bildiği için, her şeyden önce bu alanda reform yapmak zorunluluğu duymuştu. Kendisi Hindu olduğu için Hind dininin bozulmasına üzülüyordu, fakat sosyal gerçekleri görecek kadar ileri görüşlü bir insan olduğundan reform yoluna gitmedi. 1930'da Hindistan'da yeni bir mezhep olan Brahmoizmin temelini attı. Brahmo Samaj adı altında tanınan bu hareket Hinduluk, Müslümanlık ve Hristiyanlığın ortaklaşa değerlerini bir çatı altında toplamaktaydı. Bu yeni din, mucize ve kerameti bir yana iter, her şeye egemen mutlak ve yanılmaz bir kuvvet yerine, bilgelik ve aşkın esin kaynağı olan insan ve dünyayı kavrayan, yücelten bir varlığa inanır. Bu Tanrı Upanishad'lardan alınan bir cümleyle tamamlanır: "Tektir ve biçimi yoktur, ama binbir amaçla, binbir şekle girer.." Brahmo Samaj'ın belli başlı sosyal ülküleri kardeşlik, ahlaklılık, insanseverlik, kadınlığın yükseltilmesi, kastların kaldırılmasıdır. Bu noktalarda klasik Hinduizmin karşısındadır. Rammahun Roy tarafından kurulan Brahmo Samaj; Rabindranath Tagore'un babası ile Keshup Shandrasen tarafından geliştirildi. Tagore'un bu yeni oluşturulan mezhepten etkilenmesi; 22 yaşında yazmaya başladığı yıllara denk gelir. Bu yıllarda daha sonradan ilinti kuracağı Avrupa kültürüne pek rastlanmaz. O yıllarda Bengal Hindistan'ın her bakımdan canlı ve ileri bölgesiydi. Din, edebiyat, politika alanlarında yeni görüşler beliriyordu. Kendisinden önce edebiyatta yenilik yapmış olanlar olmasına rağmen, kendisini tutuculuktan kurtaran ilk şair ve yazar olarak bilinir. İlk yazdığı "Sabah Şarkısı" adlı şiiri yüzünden şiddetli eleştirilere maruz kalmıştır. Doğa ve insan sevgisinin yoğun olduğu Kitan Jali'nin ünü dünyaya yayılmıştır. Eserlerinde ince bir lirizmle, mistisizm harmanlanır. Hindistan'ın İngiliz Emperyalizminin boyunduruğundan kurtulması için büyük çabalar sarfetmiş ve bunu ılımlı bir üslupla yapmıştır. Edebiyat alanında ki başkaldırısını yeterli bulmayıp gençliğin milliyetçi bir eğitimle yetiştirilmesi amacıyla 1901'de Kalküta yakınlarında ki Balpur'da Sükun Barınağı anlamına gelen Santiniketan adını verdiği bir okul kurdu. Bundan başka Bangadorshan adıyla edebiyat dergisinin başyazarı oldu. 1924'de Batı ve Hint geleneklerini kaynaştıran Vishna-Bharati Üniversitesi'nin oluşumuna yol açtı. Bengali dilinde yazdığı yapıtlarınının, hemen hemen hepsini kendisi ingilizceye çevirdiği için, dünyanın onu hızlı tanıması kaçınılmaz oldu. 1913'te Romain Rolland'ın çok övdüğü Gora adlı romanıyla Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı. Kitapta Gora adlı bir gencin hayatından kesit sunulur. 1915 yılında İngiltere "Sir" unvanını verdi. 1919, Hindistan tarihinde bir dönüm noktasıdır. Amritsar Kıyımı, Gandi'nin ulusal önder olarak belirmesi bu yıl içinde olmuştur. Gandi ve Tagore iki yakın dosttur. 21 Mart 1919'da çıkarılan bir yasayla, yönetimin savaş döneminde kullanabildiği özel yetkileri barış döneminde de elinde tutması sağlanıyordu. Irkçılık temellerine dayanılarak çıkarılmış bir yasaydı. Gandi pasif direnişi gündeme getirdi. Kısa süre sonra, 13 Nisan'da Amritsar'da halktan 400 kişi öldürüldü, 2 bin kişi de yaralandı. Altın Tapınak'a girilip Sihler'in üzerine ateş açıldı. Pencap'ta sıkıyönetim ilan edildi. Tagore bir şeyler yapmak gerektiğine inanıyordu. Genel Vali Lord Chelmsford'a bir mektup yazarak Sir unvanını geri verip, Gandi'ye destek oldu. 67 yaşında resim yapmaya başlamasıyla, kast ve emperyalist sistemlere karşıtlığı ve üstün yeteneğiyle dünyanın sayılı şairleri arasına girmiştir. 7 Ağustos 1941'de doğduğu şehir Kalküta'da ölür.