Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2020 67. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2020 23:23
Gora Hint'li bir yazarın kaleme aldığı,Hindistan'ın katı kast sistemini ve dinin insanlar üzerindeki baskısını anlatan ,dili akıcı bir roman.Olaylar Gora ve Goran'nın gölgesinde kalmış arkadaşı Binoy arasında yoğunlaşıyor.Bir tarafta yeniliğe açık modern bir aile ,diğer tarafta Hindu geleneklerine sıkı sıkıya bağlı Gora.Zengin felsefesiyle,bir türlü amlam veremediği kendini arayışıyla cesaretin,aşkın ,çatışmaların yaşandığı dolu bir eser.Özellikle Paresh Babu ve anne Anandamoyi karakterleri müthiş..Benim gibi Hindistan'a meraklıysanız okumanızda yarar var derim.
GoraRabindranath Tagore · Bilge Kültür Sanat · 2012854 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2019 43. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2019 16:51
Sömürge dönemi Hindistan’ını anlatan eserde Tagore yaşadığı dönemin geleneklerine, kast sistemine başkaldırıyor.Siyasi ve kültürel bir değişimin gerekliliğini anlatmaya çalışıyor.Hint toplumunda çok arka planda olan kadını öne çıkartmaya çalışıyor. Dinsel ayrılıkların Hint toplumu üzerindeki etkisini gür bir sesle ifade eden yazar İngiliz sömürüsünün ülkesine verdiği zararı anlatırken Hint toplumunu refaha ulaştıracak çıkış yolları da arıyor.Şartlar ne olursa olsun ülkesine karşı olan bağlılığını,inancını dile getiriyor. Eser kahramanı Gora kendini bulma, dinini sorgulama adına çıktığı yolculukta polisin köylülere yaptığı zulmü, adaletsizlikleri kabullenemiyor.Gelenek, bağnazlık, sömürü,adaletsizlik...Hint toplumunu aşağı doğru çeken birçok faktör var ama Tagore bizim Aytmatov’umuz gibi inancını hiç kaybetmiyor.Sevginin toparlayıcı gücüne, sihrine inanıyor. “Her toplumun hatalı yanları ve zayıflıkları vardır ama insanlar sevgiyle birbirine bağlanıp bir oldukça toplumdaki bütün zehri dışarı atabilirler.”
GoraRabindranath Tagore · Bilge Kültür Sanat · 2012854 okunma
HİNDİSTAN'I SEVEMEDİM GİTTİ.
7/10
·560 syf.·
2022 23. kitabı
İnanç yönünden bölünmüş bir toplum yarattığınızda ekstra bir düşmana gerek kalmıyor. Hindistan'daki Kast sistemi, türlü türlü mezhepler (Ama kitaptaki Barhmo veya Brahmonlarla, Hindular arasındaki çatlak kaleme alınmış) ikili ilişkilerden başlayıp koskoca bir toplumu nasıl parçaladığını gösteriyor. Edebi olarak kitap alabildiğine durağan, çatışma (inanç çatışması) hep var ve hep düşük bir tonda yedirilmiş. Bir yerde yoğunluk var ve orası da tam kitaptan kopabileceğiniz nokta. Güzel bir köprü olmuş. Eğer bir Sosyolog olsaydım ve bu kitabı okumasaydım kendi adıma kayıp sayardım. Aynı zamanda Hindistan ile ilgili de ilginç bilgiler var. Her ne kadar hikayemiz Kalküta'da geçse de, aşağı yukarı koca Hindistan'ı resmediyor diyebiliriz. İyi ki okumuşum tadında değildi...fakat ne gerek vardı şimdi kadar kötü de değildi. Bir de böyle okumalara biraz zaman vermek gerekiyor. Bir daha okumak üzere ayıracağımı zannetmiyorum ancak, Hindistan, toplum psikolojisi, inançlar, mezhepçiliğin sonuçları gibi konular ilgi alanınızdaysa, evet o zaman tavsiye ediyorum.
GoraRabindranath Tagore · Bilge Kültür Sanat · 2012854 okunma
RABİNDRANATH TAGORE GORA
Puan vermedi·560 syf.·
2020 3. kitabı
Nasıl ki dumanın ateşi gizlemesi gibi acıma duygusu da gerçeği gizler... Acımak insanı mahveder... Birlikteliğin sonsuzlaştığı bu kitapta sınıf ayrımının katlanılmaz bir sonuca yürüdüğünü göreceksiniz...
Edebiyat
GoraRabindranath Tagore · Bilge Kültür Sanat · 2012854 okunma
7/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2020 21:16
Daha kitabı bitirmememe rağmen Gora ile Binoy dostluğunu sevdim. İlk başlarda kitabın ideolojik yanlı olduğunu bu yüzden nobel ödülü aldığını düşünsem de edebi açıdan kaliteli. En sevdiğim karakter Gora ve Paresh Babu. Toplumsal yapısı toplumumuza çok benziyor. Tavsiye ederim. GoraGora
GoraRabindranath Tagore · Bilge Kültür Sanat · 2012854 okunma
Puan vermedi·560 syf.·
2021 10. kitabı
Herkesin okuması ve notlar çıkarması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kastın, insanların din adına koyduğu sınırların ve grupların kendi içlerinde dahi koyduğu sınırların toplumu ne kadar yaraladığını okurken anlıyorsunuz. Hindistan dışında görebildiğimiz olaylar-bu kadar katı olmasa da- karşısına çıkıyor. (Bunu mezhepçilik açısından da toplumumuzun gizli olarak koyduğu sınırlara da bakarak fark edebilirsiniz diye düşünüyorum.) Hindistan’ın bu gibi nedenlerle ayaklanamadığının farkında olan Gora, bunu çözmek için çabalıyor. Gora ve Binoy’ un bu normları ortaya çıkışının ve nedenlerini açıklamasını, yer yer sorgulamalarını okuyacaksınız. Ve olaylar sizi o kadar içinize çekicek ki o kadar derin tartışmalara rağmen kitabı bırakamayacaksınız. Hindistanı ve o dönemdeki olayları, insanları anlamak için okumalısınız. Hatta, bu kitap sizi Hindistan hakkında biraz araştırma yapmaya itebilir. Not: Haran ve Harimohini gibi karakterler... Günlük yaşam zaten yeterince insanı yoruluyor biraz insanları rahat bırakın.
İnsan ve Toplum
GoraRabindranath Tagore · Bilge Kültür Sanat · 2012854 okunma
10/10
·560 syf.··
2019 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2019 09:59
Uzun süredir okumak istediğim bir kitaptı ilk kez adını MEB 100 temel eser listesine girince duymuş ve merak etmiştim ve şimdi okuduktan sonra diyorum ki iyi ki okumuşum çünkü gerçek bir klasik, bir
GoraRabindranath Tagore · Bilge Kültür Sanat · 2012854 okunma
8/10
·512 syf.··
2023 39. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2023 21:25
Kitapta vurgu, Hindistan'ın yönetim, din, fikir yapısına eleştiri olarak yapılsa da bana göre tüm ülkelerin kendini eleştirebileceği genel görüşleri mevcut, ayrıca aşk var ve duygular işin içine girince nelerin değiştiğini, nelerin kabul görebildiğini gördüğümüz bir eser, bunların yanı sıra düşüncelerde arayışların, karşıtlıkların, ön yargıların hikâyesi olarak karşımıza çıkan bu kitapta, eleştirebileceğim nokta; kitap fazla gereksiz ayrıntılar içeriyor bu da insanı bazen boğuyor, ancak felsefik cümleleriyle ve genel hatlarıyla düşünülmesi gereken görüşler barındırdığını düşünüyorum.
GoraRabindranath Tagore · Elips Kitap · 2007854 okunma
8/10
·520 syf.··
2023 11. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2023 22:14
Merhaba arkadaşlar Bu aralar Rabindranath TagoreRabindranath Tagore ile beraber Hindistan'da, "Aynı derede iki defa yıkanılmaz" diyen HerakleitosHerakleitos 'a inat kutsal nehirfe (Ganj'da) 50 defa günahlarımdan
GoraRabindranath Tagore · Kapı Yayınları · 2013854 okunma
7/10
·512 syf.·
2025 22. kitabı
Yıllar önce sahafdan almış olduğum nobel ödüllü yazar Rabindranath TagoreRabindranath Tagore nin GoraGora kitabı, uzun zamandır kitaplık rafımda okunmayı bekliyordu.Hem MEB'İn orta öğretim 100 temel eserleri arasında olması
GoraRabindranath Tagore · Elips Kitapları · 2012854 okunma

Yazar Hakkında

Rabindranath TagoreYazar · 32 kitap
Hayatta kalan 13 çocuğun en küçüğü olan Tagore ("Rabi" lakaplı) 7 Mayıs 1861'de Kalküta'daki Jorasanko malikanesinde, Debendranath Tagore (1817–1905) ve Sarada Devi'nin (1830–1875) oğlu olarak dünyaya geldi. Tagore çoğunlukla hizmetkarlar tarafından büyütüldü; annesi erken çocukluk döneminde ölmüştü ve babası çok seyahat ederdi. Atalarının kökü 11. yüzyıla dayanır. Bu soyun kurucusu Kanaj'lı bir Brahman'dı. Babası Maharshi Devendranath Tagore, varlıklı bir din adamıydı. Rabindranath, özel öğretmenlerden ders alarak orta öğrenimini yaptıktan sonra 17 yaşında Londra'ya gönderildi. Londra'da hukuk okudu. Burada edebiyat kültürünü geliştirdi. En çok etkisinde kaldığı edebiyatçı, doğaya yapıtlarında geniş yer veren İngiliz şair William Wordsworth'tür. Rabindranath Tagore'un yaşam ve sanat görüşlerinin gelişmesinde en büyük rolü, 19. yüzyılın başlarında Bengalli Raca Rammahun Roy oynamıştır. Onun ve babasının etkileri altında şairin dünya görüşü Hindin geleneksel kast sınırlarını aşarak, panteist bir dünya inanışının yanı sıra, Hindu dininin tekelci ve çok gelenekçi çemberini kıran bir olgunluğa kavuşmuştur. Öğretmeni Roy; Hindistan'da dinin oynadığı büyük rolü bildiği için, her şeyden önce bu alanda reform yapmak zorunluluğu duymuştu. Kendisi Hindu olduğu için Hind dininin bozulmasına üzülüyordu, fakat sosyal gerçekleri görecek kadar ileri görüşlü bir insan olduğundan reform yoluna gitmedi. 1930'da Hindistan'da yeni bir mezhep olan Brahmoizmin temelini attı. Brahmo Samaj adı altında tanınan bu hareket Hinduluk, Müslümanlık ve Hristiyanlığın ortaklaşa değerlerini bir çatı altında toplamaktaydı. Bu yeni din, mucize ve kerameti bir yana iter, her şeye egemen mutlak ve yanılmaz bir kuvvet yerine, bilgelik ve aşkın esin kaynağı olan insan ve dünyayı kavrayan, yücelten bir varlığa inanır. Bu Tanrı Upanishad'lardan alınan bir cümleyle tamamlanır: "Tektir ve biçimi yoktur, ama binbir amaçla, binbir şekle girer.." Brahmo Samaj'ın belli başlı sosyal ülküleri kardeşlik, ahlaklılık, insanseverlik, kadınlığın yükseltilmesi, kastların kaldırılmasıdır. Bu noktalarda klasik Hinduizmin karşısındadır. Rammahun Roy tarafından kurulan Brahmo Samaj; Rabindranath Tagore'un babası ile Keshup Shandrasen tarafından geliştirildi. Tagore'un bu yeni oluşturulan mezhepten etkilenmesi; 22 yaşında yazmaya başladığı yıllara denk gelir. Bu yıllarda daha sonradan ilinti kuracağı Avrupa kültürüne pek rastlanmaz. O yıllarda Bengal Hindistan'ın her bakımdan canlı ve ileri bölgesiydi. Din, edebiyat, politika alanlarında yeni görüşler beliriyordu. Kendisinden önce edebiyatta yenilik yapmış olanlar olmasına rağmen, kendisini tutuculuktan kurtaran ilk şair ve yazar olarak bilinir. İlk yazdığı "Sabah Şarkısı" adlı şiiri yüzünden şiddetli eleştirilere maruz kalmıştır. Doğa ve insan sevgisinin yoğun olduğu Kitan Jali'nin ünü dünyaya yayılmıştır. Eserlerinde ince bir lirizmle, mistisizm harmanlanır. Hindistan'ın İngiliz Emperyalizminin boyunduruğundan kurtulması için büyük çabalar sarfetmiş ve bunu ılımlı bir üslupla yapmıştır. Edebiyat alanında ki başkaldırısını yeterli bulmayıp gençliğin milliyetçi bir eğitimle yetiştirilmesi amacıyla 1901'de Kalküta yakınlarında ki Balpur'da Sükun Barınağı anlamına gelen Santiniketan adını verdiği bir okul kurdu. Bundan başka Bangadorshan adıyla edebiyat dergisinin başyazarı oldu. 1924'de Batı ve Hint geleneklerini kaynaştıran Vishna-Bharati Üniversitesi'nin oluşumuna yol açtı. Bengali dilinde yazdığı yapıtlarınının, hemen hemen hepsini kendisi ingilizceye çevirdiği için, dünyanın onu hızlı tanıması kaçınılmaz oldu. 1913'te Romain Rolland'ın çok övdüğü Gora adlı romanıyla Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı. Kitapta Gora adlı bir gencin hayatından kesit sunulur. 1915 yılında İngiltere "Sir" unvanını verdi. 1919, Hindistan tarihinde bir dönüm noktasıdır. Amritsar Kıyımı, Gandi'nin ulusal önder olarak belirmesi bu yıl içinde olmuştur. Gandi ve Tagore iki yakın dosttur. 21 Mart 1919'da çıkarılan bir yasayla, yönetimin savaş döneminde kullanabildiği özel yetkileri barış döneminde de elinde tutması sağlanıyordu. Irkçılık temellerine dayanılarak çıkarılmış bir yasaydı. Gandi pasif direnişi gündeme getirdi. Kısa süre sonra, 13 Nisan'da Amritsar'da halktan 400 kişi öldürüldü, 2 bin kişi de yaralandı. Altın Tapınak'a girilip Sihler'in üzerine ateş açıldı. Pencap'ta sıkıyönetim ilan edildi. Tagore bir şeyler yapmak gerektiğine inanıyordu. Genel Vali Lord Chelmsford'a bir mektup yazarak Sir unvanını geri verip, Gandi'ye destek oldu. 67 yaşında resim yapmaya başlamasıyla, kast ve emperyalist sistemlere karşıtlığı ve üstün yeteneğiyle dünyanın sayılı şairleri arasına girmiştir. 7 Ağustos 1941'de doğduğu şehir Kalküta'da ölür.