Herakleitos

Herakleitos

Yazar
8.4/10
215 Kişi
·
728
Okunma
·
213
Beğeni
·
5,2bin
Gösterim
Adı:
Herakleitos
Unvan:
Filozof
Doğum:
Efes, M.Ö. 535
Ölüm:
M.Ö.475
Anadolu Efes'de yaşayan Sokrates öncesi (Pre-Socratic) filozof.Efes'in yerlisi olduğu ve babasının adının Bloson olduğu gibi detaylar dışında hayatı hakkında pek az şey bilinmektedir. Batı felsefe tarihinde dinamik bir felsefî sistem ortaya koyan ilk kişidir.Herakleitos'un hayatı hakkında hemen hemen kesin olan hiçbir şey bilinmemektedir. Yaşamına ilişkin pek çok bilgiyi Diogenes Laertios'tan öğreniyoruz. İyonya'nın sonuncu ve en büyük filozofu olan Herakleitos'un Bloson'un oğlu olduğu ve İ.Ö. 540 civarında Efes'te doğmuş olduğu söylenmektedir. Apollodoros'a göre 69.Olimpiyatta sivrilmiştir. (İ.Ö. 504-501) Efes'te kral-rahipler veren bir aileden geldiği anlaşılmaktadır. Antisthenes bu görevi kullanma sırası Herakleitos'a geldiğinde, bu hakkını kardeşine bıraktığını söyler.

Kendisinin çağdaşları ile karşıtlık içinde bulunduğunu görmüş ve topluluk içinde yaşamaktan uzaklaşmıştır. Bu büyük filozofun söylediklerinden döneminin siyasal durumundan hoşlanmadığı ve sert bir dille bu durumu eleştirdiği anlaşılıyor. Yalnızca siyasal durumu değil, kendi yurttaşlarını da eleştiriyor. Arkadaşı Hermodoros'u sürgüne yolladıkları için Ephesos'lulara şöyle diyor:

" Bütün yetişkin Ephesoslular kendilerini asıp kenti çocuklara bıraksalar iyi olur; çünkü onlar 'hiç kimse bizden çok değerli olmamalı; böyle biri varsa, gitsin, başka yerde başkalarının arasında yaşasın!' diyerek, aralarındaki en değerli adamı , Hermodoros'u sürgüne yolladılar."

Yurttaşları ondan kanunlar yapmasını isteyince, kent artık kötü yönetim biçiminin hakimiyetinde olduğundan bu isteği geri çevirmiştir. Herakleitos'un zenginleşmiş yeni sınıfa karşı duyduğu nefreti şu fragment'ten anlıyoruz:

"Hiç eksik olmasın zenginliğiniz Ephesos'lular. Olmasın ki alçaklığınız belli olsun"

Bir hikâyeye göre Herakleitos Artemis Tapınağına çekilerek aşık oynuyormuş. Ephesoslular çevresinde toplandıklarında şöyle demiş: "Ne şaşıyorsunuz reziller? Yoksa böyle yapmak sizinle birlikte devlet yönetmekten daha iyi değil mi?"

Halka "yığın, anlayışsızlar" gözüyle bakıyor, bu küçümseme onların geleneksel inançlarını da içine alır. Herakleitos'un Ksenophanes'in yerleşik din anlayışına eleştirici tutumunu devam ettirdiğini görüyoruz:

"Gece dolaşanlar, Magos'lar, Bakkhos rahipleri, Dionysos'un rahipleri, gizemlere erenler. Ölümden sonra ceza çekmekle tehdit ediyorlar ve ateşte yanacaklarını kehanet ediyorlar; halkın arasında kabul gören bu gizli ayinler böyle kutsal olmayan tarzda cereyan eder."



"Kana bulanarak arındırmaya çalışıyorlar kendilerini,çamura batmış birinin kendini çamurlu suyla yıkaması gibi.Çamurla temizlenen birine herkes deli der. Karşılarındaki tanrı heykellerine yakarıyorlar, konuşur gibi duvarlarıyla evlerin. Ne tanrılar ne de kahramanlar hakkında bir şey bildikleri var"

"İnsanlar bu töreni Dionysos'a saygıda bulunmak için düzenlemeyip, sadece Phallus'a övgüler düzseydiler, o zaman bu gerçekten utanmazca bir iş olurdu. Oysa kendilerinden geçerek saygıda bulundukları Dionysos ile Hades tek ve aynı şeydir."

Bu büyük filozof, daha önceki büyük Yunan bilginlerini, filozoflarını ve şairlerini de küçümsüyor:

"Homeros'u yarışmalardan kovmalı ve sopalamalı, aynı şekilde Arkhilokhos'u da."

"Çok bilgi insanı akıllı yapmaz; öyle olsa Hesiodos'u, Pythagoras'ı, Ksenophanes'i ve Hekataios'u akıllı yapardı."

Herakleitos fragmanlarından anlaşıldığı gibi Yunan dünyasında kabul görmüş bu isimleri eleştiriyor. Platon da Herakleitos gibi Yunan dünyasında çok önemli olan Homeros ve Hesiodos'u insanları yanlış şekillendirdikleri konusunda eleştirmiştir. Platon'un beğenmediği o mitoslardaki evren tasarımıdır.

Diogenes'e göre Herakleitos çocukluğundan beri olağanüstü bir insandı; gençliğinde hiçbir şey bilmediğini ileri sürerdi ve kendini incelediğini söyler: "Kendimi keşfettim" "Ruhun ucu bucağı yok"

Herhangi bir filozofun öğrencisi olmamasına rağmen Ksenophanes'in derslerini dinlediğini söyleyenler vardır. Herakleitos Milet'li filozoflardan da etkilenmiştir. Zıtlıkların çatışması ve birliği ana öğretisinde Anaksimandros ve Pythagoras'dan etkilendiği görülmektedir. Ruh öğretisinde de Anaksimenes'ten etkilenmiştir.

İlk olarak Herakleitos eserinden elimizde en fazla sayıda fragmentin bulunduğu filozoftur. (Diels 126 fragment)Eserinin adı "Doğa üzerine". Diogenes'den öğrendiğimize göre eseri üç bölümdür; Birinci evren üzerine, ötekiler politika ve tanrı bilim üzerine. Bu eser atasözlerini andırır ifadelerden oluşan şiirsel bir düz yazıdır. Yığına karşı gösterdiği küçümseme üslubunda da kendini gösterir. Geniş halk yığınları tarafından anlaşılmayı isteyen bir insanın diliyle konuşmaz. Bilmeceyi andıran sözleri ancak kendisini anlayabilecek niteliğe sahip olan seçkinlere hitap etme arzusunun ifadesidir. Dilinin bu özelliklerinden dolayı kendisine "karanlık" denmiştir.

Herakleitos'un sözlerini anlamak için çaba harcamak gerekir. Bilmeceyi çözmek gerekir. Çünkü ona göre hakikat gizlenmeyi sever:

"Delphoi'daki tanrının kehaneti ne açıklıyor ne de gizliyor, yalnızca işaret ediyor."

Kitabını adak olarak Artemis tapınağına koydu. Diogenes'ten öğrendiğimize göre eseri o kadar ünlü oldu ki Herakleitosçular denen ardılları ondan kaynaklandı.
Kendinizi başkasına anlatmayın. Sizi sevenin buna ihtiyacı yoktur. Sevmeyen de inanmayacaktır zaten. Onun hayatında bir seçeneksen, onun senin bir önceliğin olmasına müsaade etme. Unutma, ilişkiler en iyi dengeli olduğunda yürür.
Mutluluk bedensel hazlardan kaynaklanmış olsaydı, öküzler yemek için burçak bulduklarında, onlara mutlu varlıklar derdik.
136 syf.
·1 günde·Puan vermedi
İlk Yunan filozoflarından diğerleri kozmosun fiziksel yapısı üzerine bilimsel açıklamalar arayadursunlar Heraklit onun ilahi bir logos tarafından yönetildiğihe inanır. Bazen "mantık" veya "argüman" olarak da yorumlanan logos Heraklit'e göre, evrımsir kozmik yasadır; varolan her şey ona göre meydana gelmiştir ve evrenin maddi elementleri onun sayesinde dengede durmaktadır. Heraklit evrenin bütünlüğünün gece ve gündüz, sıcak ve soğuk gibi zıtların dengesinden oluştuğuna ya da her şeyin tek bir temel süreç veya maddenin parçası olduğuna inanır, bu monizmin de ilkesidir. Ancak aynı zamanda bu zıt çiftler arasında sürekli gerilim oluştuğunu da ileri süreı ve bu yüzden de her şeyin daimi bir değişim halinde olması gerektiği sonucuna varır. Örneğin gündüz geceye ve yeniden gündüze dönüşür.


Logos
136 syf.
·2 günde
Herakleitos sadece Antik Yunan'da değil tüm felsefe tarihinde etkisi en fazla olan filozoftur. Aristoteles onu arkheyi bir ya da birden çok temel elemente dayandırdığını felsefe kurucusu olarak görür. Onu doğadaki süreçleri anlatmaya davet ediyor. Kısa ve derin anlamlı üslubu var. Çoğu yazar anlaşılmaz cümleler kurduğu için karanlık bir filozof olduğunu düşünüyor. Fragmanlar'dan anladigim göre Herakleitos karşıtların birlikteliğini ve uyumunu savunuyor . En etkilendiğim cümle ise insanın karakterinin onun kaderi olduğunu söylüyor .Herakleitos'un fragmanlarında karşımıza çıkan sözcükler logos ve kosmos kavramlarıdır. Logosu türkçeye çevrildiğimizde birçok anlama gelmektedir. Yorumlanırken de birçok anlam ortaya çıkıyor. Kosmosun da birçok anlamı vardır. Evren veya evrenin düzeni olarak anlaşılıyor. Genel olarak Herakleitos'un felsefesinden ve onun felsefesinden etkilenen düşünürlerin alıntıları karşımıza çıkıyor. Kitabı çok beğendim bazı cümleleri şaşırarak okudum daha önce düşünmediğim düşüncelere sevk etti.
332 syf.
·9/10 puan
Kitabı okumadan önce küçük çaplı bir araştırma yaptım hem kitap hem de Herakleitos hakkında. Araştırmam sonucunda öğrendim ki Herakleitos "Doğa Üstüne" (Peri Physeos) isimli bir kitap yazmış. Fakat bu kitap bir bütün olarak değilde parçalar halinde günümüze ulaşmış. Bu parçalara Batı dillerinde parça anlamına gelen " fragmanlar " deniliyormuş.
Fragmanlar Herakleitos'un felsefi görüşleri hakkında kesin olmasa da birçok bilgi veriyor. Fragmanları kafa karıştırıcı ve karmaşık bulabilirsiniz. Herakleitos söylemek istediğini direk önümüze sunmuyor. Sözcüklerle oynayarak, biraz düşünmemizi sağlıyor. Yayınevi ise oldukça iyi ve titiz bir çalışma sergilemiş, bunu okuduğunuz her fragmanda açıklama yapmalarından anlayabilirsiniz.
Benim gibi felsefeye merak salmış ve felsefeye yeni başlayanların Herakleitos'u tanımaları açısından oldukça yararlı bir kitap.
332 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10 puan
Eski Yunanlı filozofun ateşe, suya, toprağa, güneşe çıplak akılla bakarak evrensel yasaları çözmeye çalışması, diyalektik düşünceyi gözlem yoluyla keşfetmesi, her şeyin sürekli bir akış halinde olduğunu sistemli bir biçimde açıklaması ve tüm bunları açıklarken birkaç sözcükte indiği o büyük derinlik kitabı tanımlamaktadır. Her satırı alıntı olabilecek, kısa gibi görünen şiir tarzında çevirilerin her biri üzerine oturup sabaha kadar kafa yorsan yeridir. M.Ö. 500’lü yıllarda yazıldığı düşünüldüğünde, o zamanın şartlarında akıl yoluyla yapılan çıkarımların oldukça etkileyici olduğunu düşünüyorum. Kendisine “karanlık” denilen bu adamdan, değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu öğreniyoruz.
136 syf.
·Beğendi·9/10 puan
M.ö 6. ve 5. yüzyıllarda yaşayan Herakleitos, doğa filozofları arasında yer alır. Peki nedir bu doğa filozofları? Açıklanamayan, merak edilen her şey için doğaya başvurmadır. Çünkü ilk filozoflardan kabul edilen Miletoslu Thales'ten önce de elbette düşünen ve merak eden insanlar vardı ama olayları genelde mitlerle ve doğa üstü olaylarla açıklama gayretindeydiler. İşte bu durumu doğa üstünden alıp doğaya, daha ayakları yere basan temellere indirenler doğa filozoflarıdır.

Dönemin en faydalı bilginlerinden olan Hermodoros'un sürülmesiyle artık topluma yabancılaşan, toplumu davranışları nedeniyle yozlaşmış bulan, insanların sorgulamamasından tükenen Herakleitos, kendini dağlara vurur. Hatta topluma kızdığı için toplumun her üyesinin değil zekilerin anlaması için yazılarını kopuk ve anlaşılamaz tarzda yazar. Nitekim bunlara rağmen toplumun haline duyarsız kalamaz ve onlara ağlar. Kitapta geçen bilgiye göre Pythagoras toplumun durumu karşısında susmuş, Demokritos gülmüştür, Herakleitos ise ağlamıştır.

Liseden hatırlayacağımız ''Aynı nehirde iki kere yıkanılmaz, ya sen değişirsin ya da nehir,'' diyen adam aha bu işte. Her şey akış ve devinim halindedir o nedenle gözlemek zordur, karşıtlar birbiriyle uyum içindedir gibi düşünceleriyle 19. yy Avrupası'nda dahi çokça atıf yapılan bir filozoftur. Her şey karşıtıyla birdir bu nedenle hastalık olmadan sağlık, açlık olmadan tokluk, haksızlık olmadan adalet bilinemez. Yıllar sonra Marx sömürünün en çok olduğu yerde çelişkilerin artıp bir isyana dönüşeceğini söylerken Herakleitos'tan izler taşıyordu. Çünkü burjuvanın olmadığı yerde proletarya da olamazdı.

Filozof, ''Logos'' kavramını kullanmıştır ancak bu kelime akıl, düzen,ölçü gibi onlarca anlama geldiği için çoğunlukla ne manada kullandığı bilinememiştir. Sadece doğaya değil pek çok olaya ilgilidir. ''İnsanlar kentin surları için olduğu kadar yasalar için de savaşmalıdır'', ''Kibri yangından daha hızlı söndürün'' vs. diyerek etik le ilgili de önemli şeyler söylemiştir.

Herakleitos, Sokrates öncesi filozoflardandır ve onların yazdıklarından geriye pek az şey kaldığı için eserler ''Fragmanlar'' adı altında yayımlanır ve parça manasına gelir. Temel elementi ''ateş'' kabul eden bu adamın hikayesi ve fikirleri bence çok doyurucuydu. Rivayete göre ölümü de görüşleri kadar ilginçtir. Topluma kızıp kendini dağlara vurduğunda vücudu su toplamış, kendisini iyileştirmeye çalışırken vücuduna çamur sürmüş, bun temizleyemeyince tanınmaz hale gelerek köpekler tarafından parçalanmıştır. İyi okumalar.
176 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Eski Yunanlı filozofun ateşe, suya, toprağa, güneşe çıplak akılla bakarak evrensel yasaları çözmeye çalışması, diyalektik düşünceyi gözlem yoluyla keşfetmesi, her şeyin sürekli bir akış halinde olduğunu sistemli bir biçimde açıklaması ve tüm bunları açıklarken birkaç sözcükte indiği o büyük derinlik kitabı tanımlamaktadır. Her satırı alıntı olabilecek, kısa gibi görünen şiir tarzında çevirilerin her biri üzerine oturup sabaha kadar kafa yorsan yeridir. M.Ö. 500’lü yıllarda yazıldığı düşünüldüğünde, o zamanın şartlarında akıl yoluyla yapılan çıkarımların oldukça etkileyici olduğunu düşünüyorum. Kendisine “karanlık” denilen bu adamdan, değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu öğreniyoruz.
332 syf.
·8 günde·Puan vermedi
“Aynı ırmakta iki kez yıkanmaz” sözünü birçoğumuz duymuştur sanırım. Bende ilk duyduğumda alt metnini basitçe izah edebilmiştim kendime. Ancak Herakleitos’ un “Fragmanlar” ını okuduktan sora basite indirgemekle büyük hata ettiğimi fark ettim. Ben kimim ki basite indirgeyebileyim. Ki koca Sokrates bile kendisine Herakleitos’ un yapıtını okuyan Euripides’e şöyle demiş ‘ Anladıklarım çok güzel, öyle sanıyorum ki anlamadıklarım da. Herakleitos’ un derinliğine inebilmek için Deloslu bir dalgıç olmak gerekiyor.’
Kitaba geçmeden –Kim bu Herakleitos – deyip onunla ilgili birkaç husustan bahsetmemek olmaz.-Kim Bu Herakleitos……?
Bu toprakların bağrından kopmuş derler ya, aynen öyle. Efesli Herakleitos deneydışı felsefenin en büyük düşünürü, günümüzün birçok bilimsel gerçeklerini, deneysel bilimden yüzyıllarca önce şaşırtıcı bir sezişle kavramış bir Filozoftur.
Efesin aristokrat bir ailesinden gelen Herakleitos’ un yalnızca soyu değil düşüncesi de aristokrat. Kendisine teslim edilen Kral Rahipliğini kabul etmeyerek ve küçümseyerek kardeşine bırakmış. Yurdunda yaşanan sosyo-politik gelişmeleri beğenmeyip, yalnızlığı yeğleyerek köşeye çekilmiş. Bu yalnızlık içinde varlığın özünü kavramaya çalışan Herakleitos yığını hor görmüştür. Hatta bir gün Artemis tapınağında çocuklarla aşık oynarken, kendisine şaşkınca bakanlara: Ne şaştınız reziller, demiş, sizinle birlikte devleti yönetmek daha mı iyi sanki? Herakleitos doğuştan kazanılan soyluluktan çok bilgelik aracılığıyla elde edilen soyluluğa inanmıştır.
Kalıcı şeyler varmış sanısına kapılmamız, değişmenin kuralsız değil de, belli bir düzene, belli bir ölçü ve yasaya göre olması yüzündendir. Bu ölçüye, bu yasaya Herakleitos “Logos” adını verir. (Logos’un tam anlamı, Yunancadan başka bir dile çevrilemiyor. Söz, anlam, düşünce, akıl anlamlarının tümünü birden kapsayan bir sözcüktür “Logos”) Herakleitos, tanrıca bir evren yasası olan Logos’un bünyesindeki evreni, boyuna akan bir süreç, başı sonu olmayan bir değişme olarak addediyor. Bu devinim esnasında: birbirine karşı olan, birlikte giden, birbirinden ayrılanlardan en güzel uyum (harmonia) ortaya çıkar( Soğuk ısınır, sıcak soğur, yaş kurur ve kuru nemlenir) . Karşıtlar arasındaki savaş olmasaydı, evrendeki nesnelerde olmazdı Herakleitos’ a göre.
“Savaş her şeyin babası ve kralıdır: Kimini tanrı, kimini insan olarak ortaya çıkarır; kimini köle, kimini özgür kılar” der 53. Fragmanında Herakleitos.
Herakleitos’ u bu kısa satırlara sığdırmaya çalışırsak haksızlık etmiş oluruz, o nedenle kitaba dönelim:
Öncelikle Kitabın tanıtımına başlamadan Skythinos’a ait bir manzumeyi buraya bırakayım:
Bu kadar acele etme sakın,
Ephesoslu Herakleitos’ un kitabını bitireceğim diye,
çıkacağın yol öyle dik ki,
kasvetli, zerre ışık yok!
Ama bir eren kılavuz oldu mu sana,
aydınlanır bir anda,
güneş ışığı bile hiç kalır yanında!

Kitabın içeriğinden önce değinmek istediğim kitabın çevirmeni ve editörü. Benim elimdeki kitap ALFA yayınlarından; şu an hâlihazırda KABALCI yayınevinde de birebir aynı baskı mevcut. O nedenle iki yayınevini de tavsiye etmem mümkün. Kitabın çevirmeni, Türkiye’nin, Herakleitos başta olmak üzere ilk çağ filozofları üzerine en yoğun araştırmaları yapan ve Yunanca-Latince konusunda kendine güvendiğim bir hoca: Prof. Dr. Cengiz ÇAKMAK. Editör ise bir o kadar değerli hocamız Prof. Dr. Çiğdem DÜRÜŞKEN. Ekip sağlam olunca bize okumak düşüyor. Kitabın sol kesimindeki yaprak Yunanca metinler, sağ kanattaki yapraklar ise Fragmanları ve açıklamaları ihtiva ediyor.

Fragman deyince aklımıza Sinema veya Tv tanıtım filmleri geliyor. Türkçe sözlükte manası bu ama köken olarak latince kökenli bir kelime ve “küçük parça” anlamında kullanılıyor.

Herakleitos’ un “Doğa Üzerine (peri physeos)” adlı bir kitap yazdığı ve bu kitabı Artemis tapınağına adak olarak adadığı rivayet olunur. Artemis tapınağının yıkılması sonucu böyle bir eserin varlığı konusunda şüphelerin var olması normaldir. Diğer Antikçağ yazarlarının yaptığı alıntılar sayesinde ancak fragmanlar halinde günümüze ulaşabilmiştir. İlk kez 1867 yılında Hermann Diels’ in ikincil kaynakları tarayarak bir araya getirdiği bu fragmanlar Herakleitos’ un felsefi düşüncelerinin takip edilebileceği tek kaynaktır.

Fragmanlar ne bir düz yazı ne de birer şiir üslubu taşıyor. Aslında daha çok konuşma esnasında alıntılanmış cümleler olarak görmek daha doğru. Ancak o kadar çok bilgece sözler söylenmiş ki, iki satırlık fragman üzerine düşünmek zorunda hissediyorsunuz kendinizi. Editöryel bir açıklama zaten fragmanın altında mevcut fakat açılama üzerine bile kafa yoruyorsunuz. Kitabın girişinde okuyucuya detaylı bir şekilde kitap ve Herakleitos anlatılmış. Burada o kısımdan ve fragmanların konularından bahsetmek istemiyorum. Sizin okumanız için kapıyı aralık bırakmak daha doğru olur kanısındayım. Ancak birkaç fragman ekleyerek biraz da olsa merakınızı uyandırma gafletinde de bulunacağım 

• Karşıt olan şeyler bir araya gelir ve uzlaşmaz olanlardan en güzel uyum doğar. [Her şey çatışma sonucunda meydana gelir]
• Yaşam, taşları ileri geri sürerek oynayan çocuktur. Krallık çocuğundur.
• Ruhu nemli olan biri, sakalı bitmemiş bir çocuk tarafından nereye götürüldüğünü bilmeyen sarhoş gibidir, yalpalar durur.
• Hiç eksik olmasın zenginliğiniz Ephesoslular. Olmasın ki, alçaklığınız belli olsun.
176 syf.
sonraki cağlarda hegel'i marks'ı etkileyecek olan herakleitos'un derli toplu yazılarının bulunduğu kitap.

çıplak bilinçle salt gözleme dayalı bir analizle diyalektik düşünce sistemini bulan herakleitos, kendi dönemindeki iktidar sahipleriyle hiçbir zaman anlaşamadı ve bir dağ evinde ıssız bir yaşam sürdü. kitapta düşüncelerini okuduğumuz herakleitos'un, hayata bakış açısıyla bile 19. ve 20. yüzyılın filozofları için nasıl bir kaynak olduğunu görmek mümkün.
176 syf.
.


Bu güzel esere ne kadar uzun inceleme yazsam az kalacaktı ama şu kadarını söyleyebilirim:
Şu kitabı eğer bir Peygamberin,tarikat hocasının müridi ya da Kumarcı Necip Fazıl vesayre yazsaydı daha çok tutulurdu.

.

Yazarın biyografisi

Adı:
Herakleitos
Unvan:
Filozof
Doğum:
Efes, M.Ö. 535
Ölüm:
M.Ö.475
Anadolu Efes'de yaşayan Sokrates öncesi (Pre-Socratic) filozof.Efes'in yerlisi olduğu ve babasının adının Bloson olduğu gibi detaylar dışında hayatı hakkında pek az şey bilinmektedir. Batı felsefe tarihinde dinamik bir felsefî sistem ortaya koyan ilk kişidir.Herakleitos'un hayatı hakkında hemen hemen kesin olan hiçbir şey bilinmemektedir. Yaşamına ilişkin pek çok bilgiyi Diogenes Laertios'tan öğreniyoruz. İyonya'nın sonuncu ve en büyük filozofu olan Herakleitos'un Bloson'un oğlu olduğu ve İ.Ö. 540 civarında Efes'te doğmuş olduğu söylenmektedir. Apollodoros'a göre 69.Olimpiyatta sivrilmiştir. (İ.Ö. 504-501) Efes'te kral-rahipler veren bir aileden geldiği anlaşılmaktadır. Antisthenes bu görevi kullanma sırası Herakleitos'a geldiğinde, bu hakkını kardeşine bıraktığını söyler.

Kendisinin çağdaşları ile karşıtlık içinde bulunduğunu görmüş ve topluluk içinde yaşamaktan uzaklaşmıştır. Bu büyük filozofun söylediklerinden döneminin siyasal durumundan hoşlanmadığı ve sert bir dille bu durumu eleştirdiği anlaşılıyor. Yalnızca siyasal durumu değil, kendi yurttaşlarını da eleştiriyor. Arkadaşı Hermodoros'u sürgüne yolladıkları için Ephesos'lulara şöyle diyor:

" Bütün yetişkin Ephesoslular kendilerini asıp kenti çocuklara bıraksalar iyi olur; çünkü onlar 'hiç kimse bizden çok değerli olmamalı; böyle biri varsa, gitsin, başka yerde başkalarının arasında yaşasın!' diyerek, aralarındaki en değerli adamı , Hermodoros'u sürgüne yolladılar."

Yurttaşları ondan kanunlar yapmasını isteyince, kent artık kötü yönetim biçiminin hakimiyetinde olduğundan bu isteği geri çevirmiştir. Herakleitos'un zenginleşmiş yeni sınıfa karşı duyduğu nefreti şu fragment'ten anlıyoruz:

"Hiç eksik olmasın zenginliğiniz Ephesos'lular. Olmasın ki alçaklığınız belli olsun"

Bir hikâyeye göre Herakleitos Artemis Tapınağına çekilerek aşık oynuyormuş. Ephesoslular çevresinde toplandıklarında şöyle demiş: "Ne şaşıyorsunuz reziller? Yoksa böyle yapmak sizinle birlikte devlet yönetmekten daha iyi değil mi?"

Halka "yığın, anlayışsızlar" gözüyle bakıyor, bu küçümseme onların geleneksel inançlarını da içine alır. Herakleitos'un Ksenophanes'in yerleşik din anlayışına eleştirici tutumunu devam ettirdiğini görüyoruz:

"Gece dolaşanlar, Magos'lar, Bakkhos rahipleri, Dionysos'un rahipleri, gizemlere erenler. Ölümden sonra ceza çekmekle tehdit ediyorlar ve ateşte yanacaklarını kehanet ediyorlar; halkın arasında kabul gören bu gizli ayinler böyle kutsal olmayan tarzda cereyan eder."



"Kana bulanarak arındırmaya çalışıyorlar kendilerini,çamura batmış birinin kendini çamurlu suyla yıkaması gibi.Çamurla temizlenen birine herkes deli der. Karşılarındaki tanrı heykellerine yakarıyorlar, konuşur gibi duvarlarıyla evlerin. Ne tanrılar ne de kahramanlar hakkında bir şey bildikleri var"

"İnsanlar bu töreni Dionysos'a saygıda bulunmak için düzenlemeyip, sadece Phallus'a övgüler düzseydiler, o zaman bu gerçekten utanmazca bir iş olurdu. Oysa kendilerinden geçerek saygıda bulundukları Dionysos ile Hades tek ve aynı şeydir."

Bu büyük filozof, daha önceki büyük Yunan bilginlerini, filozoflarını ve şairlerini de küçümsüyor:

"Homeros'u yarışmalardan kovmalı ve sopalamalı, aynı şekilde Arkhilokhos'u da."

"Çok bilgi insanı akıllı yapmaz; öyle olsa Hesiodos'u, Pythagoras'ı, Ksenophanes'i ve Hekataios'u akıllı yapardı."

Herakleitos fragmanlarından anlaşıldığı gibi Yunan dünyasında kabul görmüş bu isimleri eleştiriyor. Platon da Herakleitos gibi Yunan dünyasında çok önemli olan Homeros ve Hesiodos'u insanları yanlış şekillendirdikleri konusunda eleştirmiştir. Platon'un beğenmediği o mitoslardaki evren tasarımıdır.

Diogenes'e göre Herakleitos çocukluğundan beri olağanüstü bir insandı; gençliğinde hiçbir şey bilmediğini ileri sürerdi ve kendini incelediğini söyler: "Kendimi keşfettim" "Ruhun ucu bucağı yok"

Herhangi bir filozofun öğrencisi olmamasına rağmen Ksenophanes'in derslerini dinlediğini söyleyenler vardır. Herakleitos Milet'li filozoflardan da etkilenmiştir. Zıtlıkların çatışması ve birliği ana öğretisinde Anaksimandros ve Pythagoras'dan etkilendiği görülmektedir. Ruh öğretisinde de Anaksimenes'ten etkilenmiştir.

İlk olarak Herakleitos eserinden elimizde en fazla sayıda fragmentin bulunduğu filozoftur. (Diels 126 fragment)Eserinin adı "Doğa üzerine". Diogenes'den öğrendiğimize göre eseri üç bölümdür; Birinci evren üzerine, ötekiler politika ve tanrı bilim üzerine. Bu eser atasözlerini andırır ifadelerden oluşan şiirsel bir düz yazıdır. Yığına karşı gösterdiği küçümseme üslubunda da kendini gösterir. Geniş halk yığınları tarafından anlaşılmayı isteyen bir insanın diliyle konuşmaz. Bilmeceyi andıran sözleri ancak kendisini anlayabilecek niteliğe sahip olan seçkinlere hitap etme arzusunun ifadesidir. Dilinin bu özelliklerinden dolayı kendisine "karanlık" denmiştir.

Herakleitos'un sözlerini anlamak için çaba harcamak gerekir. Bilmeceyi çözmek gerekir. Çünkü ona göre hakikat gizlenmeyi sever:

"Delphoi'daki tanrının kehaneti ne açıklıyor ne de gizliyor, yalnızca işaret ediyor."

Kitabını adak olarak Artemis tapınağına koydu. Diogenes'ten öğrendiğimize göre eseri o kadar ünlü oldu ki Herakleitosçular denen ardılları ondan kaynaklandı.

Yazar istatistikleri

  • 213 okur beğendi.
  • 728 okur okudu.
  • 11 okur okuyor.
  • 485 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları