Fragmanlar (Humanitas: Yunan ve Latin Klasikleri)Herakleitos

·
Okunma
·
Beğeni
·
992
Gösterim
Adı:
Fragmanlar
Alt başlık:
Humanitas: Yunan ve Latin Klasikleri
Baskı tarihi:
Ekim 2005
Sayfa sayısı:
332
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759970246
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Fragments
Çeviri:
Cengiz Çakmak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kabalcı Yayınları
"Kendimi keşfettim" diye haykıran bir filozof ve keşfedileni yüzyıllardır anlamaya çalışan insanlık! Ephesos'un gizemli güzelliği kadar derîn sözler! Hermann Diels 1867 yılında Herakleitos'a ait olduğu kesin ve bazıları da ona atfedilen 139 fragmanı bir araya topladı. Felsefe dünyası için bu heyecan verici ve hâlâ da esinlendirici niteliğinden bir şey kaybetmemiş bir gelişmeydi. Bu fragmanlar üzerine sayfalarca yorum ve onlarca kitap yazıldı. Ama onlar hep özgün kalmayı başardılar, capcanlı, adeta soluk alan, kişiyle konuşan ve kişiyi konuşdurtan niteliklerini korudular.

Fragmanlar Yunanca asıllarıyla birlikte dilimizde ilk kez yayımlanıyor. Üstelik her fragmana dair yetkin ve dilden/kültürden beslenen yorumlarla. Ve sözcükler anlam kazanıyor, felsefe hayatla buluşuyor, kültürlerarası köprüler kuruluyor, herkes eşitleniyor fragmanlar önünde ve Herakleitos sesleniyor;

"Bu kadar acele etme sakın,
Ephesoslu Herakleitos'un kitabını bitireceğim diye,
çıkacağın yol öyle dik ki,
kasvetli, zerre ışık yok! Ama bir eren kılavuz oldu mu sana,
aydınlanır bir anda, güneş bile hiç kalır yanında!"
Kitabı okumadan önce küçük çaplı bir araştırma yaptım hem kitap hem de Herakleitos hakkında. Araştırmam sonucunda öğrendim ki Herakleitos "Doğa Üstüne" (Peri Physeos) isimli bir kitap yazmış. Fakat bu kitap bir bütün olarak değilde parçalar halinde günümüze ulaşmış. Bu parçalara Batı dillerinde parça anlamına gelen " fragmanlar " deniliyormuş.
Fragmanlar Herakleitos'un felsefi görüşleri hakkında kesin olmasa da birçok bilgi veriyor. Fragmanları kafa karıştırıcı ve karmaşık bulabilirsiniz. Herakleitos söylemek istediğini direk önümüze sunmuyor. Sözcüklerle oynayarak, biraz düşünmemizi sağlıyor. Yayınevi ise oldukça iyi ve titiz bir çalışma sergilemiş, bunu okuduğunuz her fragmanda açıklama yapmalarından anlayabilirsiniz.
Benim gibi felsefeye merak salmış ve felsefeye yeni başlayanların Herakleitos'u tanımaları açısından oldukça yararlı bir kitap.
Karanlık Herakleitos. İktisattan felsefeye kadar çoğu ideolojinin öncülü. Öyle ki Nietzsche en çok Herakleitosta kendini bulur. Marxın diyalektiği oralara gider. Hegel aynı ırmaktan geçmiştir. Kimin herakleitosun ırmağına girdiğini saysak sayfalar yetmez. Herakleitosun fragmanları antik yunana küsen bir adamın yunan halkının tepesine çaktığı levhalardır. Kimse logosa karşı hareket edemez. Logos(yasa, söz) tanrıları bile yola getirir ki zeus da apollon da kronos da bu yasanın dışına çıkamaz, yunanlılar kim ki logos dışına çıkacak. Çıktılar ve yokoldular.
“Aynı ırmakta iki kez yıkanmaz” sözünü birçoğumuz duymuştur sanırım. Bende ilk duyduğumda alt metnini basitçe izah edebilmiştim kendime. Ancak Herakleitos’ un “Fragmanlar” ını okuduktan sora basite indirgemekle büyük hata ettiğimi fark ettim. Ben kimim ki basite indirgeyebileyim. Ki koca Sokrates bile kendisine Herakleitos’ un yapıtını okuyan Euripides’e şöyle demiş ‘ Anladıklarım çok güzel, öyle sanıyorum ki anlamadıklarım da. Herakleitos’ un derinliğine inebilmek için Deloslu bir dalgıç olmak gerekiyor.’
Kitaba geçmeden –Kim bu Herakleitos – deyip onunla ilgili birkaç husustan bahsetmemek olmaz.-Kim Bu Herakleitos……?
Bu toprakların bağrından kopmuş derler ya, aynen öyle. Efesli Herakleitos deneydışı felsefenin en büyük düşünürü, günümüzün birçok bilimsel gerçeklerini, deneysel bilimden yüzyıllarca önce şaşırtıcı bir sezişle kavramış bir Filozoftur.
Efesin aristokrat bir ailesinden gelen Herakleitos’ un yalnızca soyu değil düşüncesi de aristokrat. Kendisine teslim edilen Kral Rahipliğini kabul etmeyerek ve küçümseyerek kardeşine bırakmış. Yurdunda yaşanan sosyo-politik gelişmeleri beğenmeyip, yalnızlığı yeğleyerek köşeye çekilmiş. Bu yalnızlık içinde varlığın özünü kavramaya çalışan Herakleitos yığını hor görmüştür. Hatta bir gün Artemis tapınağında çocuklarla aşık oynarken, kendisine şaşkınca bakanlara: Ne şaştınız reziller, demiş, sizinle birlikte devleti yönetmek daha mı iyi sanki? Herakleitos doğuştan kazanılan soyluluktan çok bilgelik aracılığıyla elde edilen soyluluğa inanmıştır.
Kalıcı şeyler varmış sanısına kapılmamız, değişmenin kuralsız değil de, belli bir düzene, belli bir ölçü ve yasaya göre olması yüzündendir. Bu ölçüye, bu yasaya Herakleitos “Logos” adını verir. (Logos’un tam anlamı, Yunancadan başka bir dile çevrilemiyor. Söz, anlam, düşünce, akıl anlamlarının tümünü birden kapsayan bir sözcüktür “Logos”) Herakleitos, tanrıca bir evren yasası olan Logos’un bünyesindeki evreni, boyuna akan bir süreç, başı sonu olmayan bir değişme olarak addediyor. Bu devinim esnasında: birbirine karşı olan, birlikte giden, birbirinden ayrılanlardan en güzel uyum (harmonia) ortaya çıkar( Soğuk ısınır, sıcak soğur, yaş kurur ve kuru nemlenir) . Karşıtlar arasındaki savaş olmasaydı, evrendeki nesnelerde olmazdı Herakleitos’ a göre.
“Savaş her şeyin babası ve kralıdır: Kimini tanrı, kimini insan olarak ortaya çıkarır; kimini köle, kimini özgür kılar” der 53. Fragmanında Herakleitos.
Herakleitos’ u bu kısa satırlara sığdırmaya çalışırsak haksızlık etmiş oluruz, o nedenle kitaba dönelim:
Öncelikle Kitabın tanıtımına başlamadan Skythinos’a ait bir manzumeyi buraya bırakayım:
Bu kadar acele etme sakın,
Ephesoslu Herakleitos’ un kitabını bitireceğim diye,
çıkacağın yol öyle dik ki,
kasvetli, zerre ışık yok!
Ama bir eren kılavuz oldu mu sana,
aydınlanır bir anda,
güneş ışığı bile hiç kalır yanında!

Kitabın içeriğinden önce değinmek istediğim kitabın çevirmeni ve editörü. Benim elimdeki kitap ALFA yayınlarından; şu an hâlihazırda KABALCI yayınevinde de birebir aynı baskı mevcut. O nedenle iki yayınevini de tavsiye etmem mümkün. Kitabın çevirmeni, Türkiye’nin, Herakleitos başta olmak üzere ilk çağ filozofları üzerine en yoğun araştırmaları yapan ve Yunanca-Latince konusunda kendine güvendiğim bir hoca: Prof. Dr. Cengiz ÇAKMAK. Editör ise bir o kadar değerli hocamız Prof. Dr. Çiğdem DÜRÜŞKEN. Ekip sağlam olunca bize okumak düşüyor. Kitabın sol kesimindeki yaprak Yunanca metinler, sağ kanattaki yapraklar ise Fragmanları ve açıklamaları ihtiva ediyor.

Fragman deyince aklımıza Sinema veya Tv tanıtım filmleri geliyor. Türkçe sözlükte manası bu ama köken olarak latince kökenli bir kelime ve “küçük parça” anlamında kullanılıyor.

Herakleitos’ un “Doğa Üzerine (peri physeos)” adlı bir kitap yazdığı ve bu kitabı Artemis tapınağına adak olarak adadığı rivayet olunur. Artemis tapınağının yıkılması sonucu böyle bir eserin varlığı konusunda şüphelerin var olması normaldir. Diğer Antikçağ yazarlarının yaptığı alıntılar sayesinde ancak fragmanlar halinde günümüze ulaşabilmiştir. İlk kez 1867 yılında Hermann Diels’ in ikincil kaynakları tarayarak bir araya getirdiği bu fragmanlar Herakleitos’ un felsefi düşüncelerinin takip edilebileceği tek kaynaktır.

Fragmanlar ne bir düz yazı ne de birer şiir üslubu taşıyor. Aslında daha çok konuşma esnasında alıntılanmış cümleler olarak görmek daha doğru. Ancak o kadar çok bilgece sözler söylenmiş ki, iki satırlık fragman üzerine düşünmek zorunda hissediyorsunuz kendinizi. Editöryel bir açıklama zaten fragmanın altında mevcut fakat açılama üzerine bile kafa yoruyorsunuz. Kitabın girişinde okuyucuya detaylı bir şekilde kitap ve Herakleitos anlatılmış. Burada o kısımdan ve fragmanların konularından bahsetmek istemiyorum. Sizin okumanız için kapıyı aralık bırakmak daha doğru olur kanısındayım. Ancak birkaç fragman ekleyerek biraz da olsa merakınızı uyandırma gafletinde de bulunacağım 

• Karşıt olan şeyler bir araya gelir ve uzlaşmaz olanlardan en güzel uyum doğar. [Her şey çatışma sonucunda meydana gelir]
• Yaşam, taşları ileri geri sürerek oynayan çocuktur. Krallık çocuğundur.
• Ruhu nemli olan biri, sakalı bitmemiş bir çocuk tarafından nereye götürüldüğünü bilmeyen sarhoş gibidir, yalpalar durur.
• Hiç eksik olmasın zenginliğiniz Ephesoslular. Olmasın ki, alçaklığınız belli olsun.
Herakleitos anlamak için güzel bir başlangıç kitabi. Az ve derin anlam, filoloji bilimi üzerine ve yakın felsefe metotlari icin bire bir
Felsefe meraklilari keyifle okuyabilir.
Tam ne zaman doğduğunu bilinmiyor ancak Efes'li ve MÖ 500 sularında 40 yaşı civarlarında. Efesli Herakleitos MÖ 540-480 Nietzsche ,onun için “Mistik gecenin tam ortasına girdi ve onu Tanrılık bir şimşekle aydınlattı der” . Yine Nietzsche “filozof böyle olunca söz konusu büyük gururdur.” Diyor."
Felsefesinin temeli LOGOS Yunanca'da "söz" demek .
Çok gururlu dik başlı , hani hepimizin hoşuna giden ,olgun, bilge, soğuk kanlı, beyaz sakallı sempatik bir yaşlı değil. Günümüzün ünlü tarihçisi gibi sert ve lafı dolaştırmadan söyleyen aksi ihtiyarlardan .
Fragmanlar , Herakleitos'un söylemiş olduğu sözler üzerine yapılan yorumları içeren bir kitap . Şöyle demek istemişti ancak birisi de esasında şunu anlatmak istemişti kabilinden yorumlar yapılmış.,
Esas güzeli kitapta ,bu sözün ona ait olduğu söyleniyor ama galiba ona ait değil şeklinde samimi notlar var .
Beni etkileyen en güzel sözü "Pyhatgoras yalancıların önde gidenidir. "
Şaka değil hepimizin bildiğimiz matematikçiden bahsediyor...
(Pisagor ya da Pythagoras, M.Ö. 570 - M.Ö. 495 yılları arasında yaşamış olan İyonyalı filozoftur. En iyi bilinen önermesi, kendi adıyla anılan Pisagor teoremidir.
Herakleitos ilk çağ filozoflarından beni en çok etkileyenlerden. Aynı zamanda bir çok büyük filozofuda etkilemiştir. her bir fragman sizi düşündürecek ve sorular sorduracağına inanıyorum. Ayrıca bu çalışma çok titiz bir çalışma her yönüyle dört dörtlük.
Filozofların sözlerini anlamak,yorumlamak uzun zaman alıyor, olsa gerek. Üzerinde düşünme isteyen sözler mevcut. Yorumlarla, çevirisiyle anlaşılır kılınmış. O kelimeyi neden, hangi anlamında kullandı gibi cümlelere cevap veriyor.
Uykudayken ne yaptığını unutan diğer insanlar gibi bunlar da uyanıkken ne yaptıklarının farkında değiller.
"Kendimi keşfettim" diye haykıran bir filozof ve keşfedilen bu kimliği yüzyıllardır anlamaya çalışan insanlık!
Mutluluk bedensel hazlardan kaynaklanmış olsaydı, öküzler yemek için burçak bulduklarında, onlara mutlu varlıklar derdik.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fragmanlar
Alt başlık:
Humanitas: Yunan ve Latin Klasikleri
Baskı tarihi:
Ekim 2005
Sayfa sayısı:
332
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759970246
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Fragments
Çeviri:
Cengiz Çakmak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kabalcı Yayınları
"Kendimi keşfettim" diye haykıran bir filozof ve keşfedileni yüzyıllardır anlamaya çalışan insanlık! Ephesos'un gizemli güzelliği kadar derîn sözler! Hermann Diels 1867 yılında Herakleitos'a ait olduğu kesin ve bazıları da ona atfedilen 139 fragmanı bir araya topladı. Felsefe dünyası için bu heyecan verici ve hâlâ da esinlendirici niteliğinden bir şey kaybetmemiş bir gelişmeydi. Bu fragmanlar üzerine sayfalarca yorum ve onlarca kitap yazıldı. Ama onlar hep özgün kalmayı başardılar, capcanlı, adeta soluk alan, kişiyle konuşan ve kişiyi konuşdurtan niteliklerini korudular.

Fragmanlar Yunanca asıllarıyla birlikte dilimizde ilk kez yayımlanıyor. Üstelik her fragmana dair yetkin ve dilden/kültürden beslenen yorumlarla. Ve sözcükler anlam kazanıyor, felsefe hayatla buluşuyor, kültürlerarası köprüler kuruluyor, herkes eşitleniyor fragmanlar önünde ve Herakleitos sesleniyor;

"Bu kadar acele etme sakın,
Ephesoslu Herakleitos'un kitabını bitireceğim diye,
çıkacağın yol öyle dik ki,
kasvetli, zerre ışık yok! Ama bir eren kılavuz oldu mu sana,
aydınlanır bir anda, güneş bile hiç kalır yanında!"

Kitabı okuyanlar 55 okur

  • Monokl
  • Penbegül Yılmaz
  • Hüseyin O.
  • Ozan Akıncılar
  • burak baykal
  • Morvina
  • Jah
  • Eleana Athenea
  • Göktürk.
  • Fatma

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%11.5
25-34 Yaş
%50
35-44 Yaş
%19.2
45-54 Yaş
%7.7
55-64 Yaş
%3.8
65+ Yaş
%7.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%35
Erkek
%65

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.6 (6)
9
%26.3 (5)
8
%15.8 (3)
7
%21.1 (4)
6
%5.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0