Aynılık bireyleşmeyi, beraberlik ise bireyleşmenin yitirilmesini beraberinde getirir. Her iki durumda da yaşanan duygu korkudur. İşte insanın kendisine karşı görevi, bu kutuplaşmaya bir çözüm getirmeyi içerir.
İnsan gençken zamanı, kaç yılı geride bıraktığını düşünerek değerlendirir. Kaç yılı kaldığını düşünmeye başladığı andan itibaren ise orta yaşa girmiş olur.
Çünkü doğum olayı, bir diğer insana tümden bağımlı ve çaba gerektirmeyen bir durumdan, ayrı bir varlık olmayı ve kendi eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmeyi gerektiren bir yaşama geçişi temsil eder.
İnsanın, kendi sorumluluğu doğrultusunda gösterdiği çaba, hayatın özüdür. Ne var ki bazı insanlar, bu çabayı gösterecekleri yerde, vaktiyle dölyatağıyla kurdukları beraberliği yaşamlarında da gerçekleştirmeyi yeğlerler.