Şunu esas olarak kabul etmeliyiz ki insanların hemen ekserisi yalnız kendilerini düşünürler. Dünyadaki bütün felaketlerin, uygunsuzlukların, bayağılıkların sebebi işte bu her şeyden evvel kendini düşünmek illetidir.
İlk başta insana bir kurnazlık ve akıllılık gibi görünen bu hal hakikatte aptallıktır. Çünkü dünyada bir insanın başka bir insanın yardım ve alakasına muhtaç olmadan yaşaması mümkün olamayacağına, hatta en kötü hayvanlarda bile birbirlerine yardım hissi mevcut bulunduğuna göre, sadece kendini düşünmek ve başkalarının da böyle yapmasını istemek kendi kendisinin kuyusunu kazmaktır. İnsan başkalarına yardım ettiği, başkalarını sevdiği kadar yükselir.
Aristoteles mutluluğun zevk ya da başka herhangi bir duygu olmadığını, haklı nedenlerle erdemlice davranarak özümüzü gerçekleştiriyorken yaşama yerleşen bir nitelik olduğunu düşünür. Özümüz, akılcılığımızdır.
İnsanlar için erdem, insanı insan yapanın mükemmelleşmesidir; bizi insan yapan aklımızdır, faal olarak düşünme yeteneğimizdir. Bu nedenle eyleme geçmeden önce erdemlerimizi geliştirecek şekillerde düşünüp taşınmamız önemlidir.