İbrahim Kaygın

İbrahim Kaygın
Bataklığın içinde tutunacak bir dal ararken, Herkes kendi ütopyasında süper kahraman! https://1000kitap.com/gonderi/248173900
Her İşte Çırak
Müebbet Talebe
Lâmekân
202 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
Lider kadro ihtiyacı
Tarihimiz dikkatle tedkik edildiğinde ortaya çıkan te­mel gerçeklerden biri de, milletimizin hududsuz bir ölçüde “başa bağlı” olduğu hususudur. Asırlarca otoriter (sultacı) idâreler altında yaşamış olmamızın tabiî bir neticesi olan bu keyfiyet, millî tarihimizin sayısız şehâdetiyle sabittir. Yüzyıla yakın bir zamandan beri, idârecilerimizin, nâmlarına hareket ettiklerini iddiâ edegeldikleri milletimi­zin vicdan ve hissiyatına ters tutumlarına rağmen bu vasfımız aslâ zaafa uğramamış, değişmemiştir. Biz, yine iyi başların idâresi altında iyi, kötülerin idâresi altında ise kötü olmaya namzet ve müheyyâ (hazır, meyilli) bir millet duru­mundayız. Ancak bu durum, bugün içinde bulunduğumuz demokrasinin de hem bir icâbı ve hem de tabiî bir netice­si gibidir. Bu yüzden bütün demokratik ülkelerde de aynı temâyül görülmektedir. Gerçekten demokrasiye bir “lider rejimi” diyenlere hak vermemek elden gelmez. Her hareketin muvaffakiyet veya adem-i muvaffaki­yetinde en büyük pay, liderindir. Bu gerçek, İslâmî hare­ket için de gözden uzak tutulamaz!.. Fakat ne yazıktır ki, Türkiye’mizde mektepler, elli yıldan beri bir nevî fabrikas­yon sûretinde vasıfsız adam yetiştirmek hususunda birbirleriyle yarış hâlindedirler. Bu yönde her nesil, bir evvelkin­den daha da kifayetsiz olarak hayata atılmaktadır. Bilfarz Namık Kemal nesli için umûmî kültür (irfan) çerçevesi içinde mütalaa edilen her şey, bugünkü nesiller için birer ihtisas mes’elesi hâline gelmiştir. Bunun sebebi, hayatı -binbir veçheden- kumar hâline getiren umûmî cereyanların nesilleri emek vermek ve zah­met çekmek temayülünden uzaklaştırmış olmasıdır. Ticârete atılan, bir günde milyoner olmak peşindedir. Siyâsete giren birkaç yılda, başvekil sandalyesine oturmak emelin­dedir. Hatta ilim yolunda bulunanların bile gözü, çok kere -hak
Sayfa 109 - Kadir Mısıroğlu, İslâmcı Gençliğin El Kitabı, Sebil Yayınevi, 7. Basım, İstanbul, 2016 (1. Baskı: Frankfurt, 1981), s: 109-110
Düşünce
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Akıllılık, cesareti yüreğindeki kadar değil, elde edebileceğin netice kadar kullanmaktır.
Sayfa 108 - Kadir Mısıroğlu, İslâmcı Gençliğin El Kitabı, Sebil Yayınevi, 7. Basım, İstanbul, 2016 (1. Baskı: Frankfurt, 1981)
Felsefe
Fetret devirlerinde gerçek mürebbîler, adetlerinin az­lığı bir yana kendilerini -belli sebeplerle- fâş etmek istemeyerek daha ziyâde uzleti ihtiyar ederler. Bu durum, mürebbî ihtiyacı had safhada olan insanların karşısına birtakım nâlâyık kimselerin o nâm ve görünüşle çıkmasına sebep olur. Bu da ikaame kanununun beşerî sahadaki tezâhürlerinden biridir. Ancak bunun büyük bir tehlike kaynağı olduğunu dikkatten uzak tutmamak lâzımdır. Hak ölçüler yerine, bir­ takım sansasyonel (heyecan verici) sloganlarla cilâlanıp setredilmiş şahsî emellerin hâkim olması ve kitlelerin kâh fikirde ve kâh da harekette dalâlet ve tefrikaya sevk edilme­leri hep bu “mürebbî” taslaklarının eseridir. Bu yönden cemiyetimiz, öylesine bir başıboşluk için­dedir ki, düne kadar tam İslâm’ın karşısında bulunan bir kimse, artık hidâyete erdiğini iddia ederek aramıza gelse, zemin, onun samimiyetini kontrol için en küçük bir tec­rübe devresi ihtiyacı hissedilmeden hemen mürebbî tavrı almasına bile alabildiğine müsaiddir. Elverir ki, o şahıs birtakım açıkgözlülükleri mâhirâne bir surette becerebil­sin. Bu hususta bâtınî esbâbı araştırmak üzere bir teemmüle ihtiyacı hissetmemek, mürebbîye âid sakatlığın ne ölçüde pahalıya mâl olabileceğini lâyıkıyla kavrayamamanın ne­ticesidir. Hâlbuki hâdiselere asıl yön verenler, şahısların kalb ve zihinlerine hükmedenlerdir. O hâlde kalb ve zihne yön vermek dâvâsıyla ortaya çıkanları ince eleyip sık do­kumak “İslâmcılık” hareketinin selâmeti için ilk lâzımedir. Esâsen Cenâb-ı Hak, bize “Sâdıklarla beraber olunuz!..” diye buyurmaktadır. Hâl böyleyken “İslamcı Gençlik” bugün kapanın elinde kalacak bir sûrette başıboşluğa terk edilmiştir ki, bundan doğabilecek zararlar saymakla bitmez. Üzerlerine ehlullâhın kokusu sinmiş, müstesna kaabiliyetlerin İlâhî bir sıyânet, himmet
Sayfa 82 - Kadir Mısıroğlu, İslâmcı Gençliğin El Kitabı, Sebil Yayınevi, 7. Basım, İstanbul, 2016 (1. Baskı: Frankfurt, 1981), s: 82-83
Cenâb-ı Hakk’ın her oluşta irâdesi vardır. Fakat rızâsı, yalnız hayırdadır.
Sayfa 64 - Kadir Mısıroğlu, İslâmcı Gençliğin El Kitabı, Sebil Yayınevi, 7. Basım, İstanbul, 2016 (1. Baskı: Frankfurt, 1981)
III. Merdiven
O müphem kapılardan çevir artık yüzünü Yokluğunu bekleyen günlerin yâdını tut Bulamadın kalplerin derûnunda özünü Seni son merdivende bekliyor şimdi sükût Değil mi ki, içinde parlayan her yıldızın O elemli gecede kaydığı bir gök vardı Dirilmiştin bir şiir ikliminde ansızın Heyhat, yine gönlünün çiçekleri sarardı Avuçlarında ömrün, yürü yalnız başına Bu hayal âleminde ne tekilsin, ne çoğul Doğar doğmaz mı girdin bu sevda savaşına Sana hakikatini gösteren rüyayı bul Arama mevsimlerin esrarını âhında Bitsin artık aldanış, bu hüsran ve bu nazar Öldür kelimelerin feryadını ruhunda Suskunluğun sarayı ya kalbindir, ya mezar
Sayfa 63 - Nurullah Genç, Rüveyda, Timaş Yayınları, s:63·Kitabı okudu