Bir şekilde fırsatını bulup o kırmızı odaya girmeliydim. Sonat o odayı bu kadar iyi koruyorsa belli ki orada görmemi istemediği bir şey vardı. Eğer ona yakalanmadan kırmızı odaya girmeyi başarırsam belki Beşir’le ilgili bir şeyler bulabilirdim. Sonat’ın evine taşınmamın tek nedeni annem ve Gurur’a iyi bir ders vermek değildi, aynı zamanda Beşir’in nerede olduğunu bulmalıydım.
Sonat yanımda otururken kolunu omzuma atınca tüm bedenim gerildi ama tepki vermemeye çalıştım. Zorla elime tutuşturduğu kadehi gösterip hafifçe tebessüm etti. “İçkini hiç içmemişsin.”
İçkiden nefret ettiğimi bilmesine rağmen her ortamda bana bir kadeh uzatması dayanılacak gibi değildi. Onun evinde içecek kadar aptal değildim, Sonat çoğu konuda bana hiç güven vermiyordu. “Alkol tüketmiyorum.”
Kadehi sehpanın üzerine bırakma bahanesiyle ayağa kalkıp onun temasından kurtuldum. “Uykum geldi, hangi odada kalacağımı gösterir misin?”
Bilerek ondan uzaklaştığımı anlamıştı. Tüm keyfi kaçtığında duvardaki saate bakıp bana döndü. “Saat daha on, uyumak için çok erken değil mi?”
“Bugün yaşadıklarım benim için hiç kolay değil.” Yalandan esneyip uykum gelmiş gibi davranmaya başladım. “Biraz uyuyup dinlenmek istiyorum.”
“Pekâlâ.” Başını hafifçe sallayarak ayağa kalktı. “Odamda rahat edeceğine eminim.” Omuzlarımdan başlayıp tüm bedenime ulaşan soğuk bir hisle kaskatı kesildim. “Odanı bana vermene gerek yok, başka bir odada kalabilirim.”
Gözlerindeki sıcak ifadeyle yanıma gelip elini belime koyduğunda yine tedirgin olmuştum. Sürekli bana dokunması sinirlerimi bozuyordu. Belimi tutarak beni kapıya doğru yönlendirirken sık sık bakışları bana kayıyordu. “Evimde rahat etmeni istiyorum, odamda kalabilirsin.”
“Sen nerede kalacaksın?”
“Seninle aynı odada.” Anlamadım?
Adımlarım durduğunda sırtımdaki eli bir ateşe