Yolunu el yordamıyla bul ey ruh, yanılgılara düşsen de alacakaranlık zevklerin suçsuzluğunun o zengin, ılık suyuna gözün kapalı dal. Seni tanıyorum ürkek ruh; çıkıp geldiğin o yerlere dönmen ne denli gerekliyse, yiyecek içecek ve uyku da senin için o denli gerekli.
3. Kolordu Kumandanı Esat Paşa anılarında şöyle bir olaydan söz ediyor:
Mustafa Kemal Bey esir aldığı bir İngiliz subayını bir ata bindirerek bana göndermişti. Karargâhıma geldiği zaman, benzi sapsarı ve tirtir titremekteydi. Attan indirilmesini ve iyi davranılarak konyak ve çay verilmesini söyledim.
Almanca bildiği için kendim sorgusunu yapmak istedim. Adı Paterson, rütbesi de teğmendi. Neden titrediğini sordum: "Beni öldüreceksiniz, onun için titriyorum. Öğrendiğimize göre Türkler esirlerini öldürüyorlar!" demesi üzerine kendisine: "Biz Türkler esirlerimizi hiçbir zaman öldürmemişizdir. Kendi askerimize nasıl davranırsak, esirlere de aynı davranışı esirgemeyiz. Bu bakımdan endişeniz olmasın, şimdi size yiyecek ve içecek versinler, sonra görüşürüz" dedim.