Babamın öldüğünü sanmıştım; gene de işte şu büyük, çirkin yuvarlak burunda yaşıyordu.
Annem de ölmüştü, fakat bu ince dudaklı ağızda sürdürüyordu yaşamayı. Bense, yeni elbiselerim ve ayakkabılarımla hep aynı Firdevs'tim.
Annemin ilk gördüğüm zamanki halini anımsamaya çalıştım. Bir çift göz anımsayabiliyordum. Görüş alanlarında olmasam bile beni görürler, nereye gitsem izlerlerdi; öyle ki yürümeyi öğrenirken sendelediğimde, tutup kaldırırlardı beni yerden.