Platon'un devletinden kovulan poetika ve retorik, Aristoteles sayesinde can bulmuştur. Aristo, hocasının "ruhların biçimi" eserini göz önüne alarak her bireyin bir retoriğe sahip olabileceğini söylemektedir.
Eser üç kitaptan oluşur. Bu eserleri "akademik açıdan nasıl sistemimize entegre ederiz?" derdinde olduğumuzdan, diğer değerlendirmelerde izlediğim yolu takip edeceğim.
Birinci kitapta;
1) iyi bir konuşmacının kanıta dayalı konuşması gerektiğini söylüyor. Akademik bir konuda, referans vermeden konuşamazsınız.
2) Dinleyicinin mutluluğunu ve ilgisini takip etmelisiniz. Sıkılan veya boş gözlerle bakan bir kesim varsa konuyu daha iyi hale getirebilmek yine sizin elinizde.
3) Erdem ve kusurlar cinsinden de konuşabilirsiniz. Konuşurken bir şeyleri sürekli övmek veya yermek doğru bir tarz değildir. Dengeyi tutturmak çok kıymetli.
İkinci kitapta;
1) Kanıta dayalı konuş diyor yine Aristo hoca. Dinleyici sana inanmalı diyor. Başka önemli ilginç gelen söylem ise "anlatırken karakterini kesinlikle dinleyiciye yansıtmalısın" diyor. Yani sizin iyi biri olduğunuza dinleyici inanmalı.
Kanıtlama yolları: mümkün-mümkün olmayanlar, geçmiş olgular, gelecek olgular, derecelerden bahis.
İnandırma yolları: örnek göstermek,
Çürütme: konuşanın söylediklerine doğrudan saldırma, tersine iddia veya daha önceki kararlardan bahsetmek.
Üçüncü kitapta;
Hem düz metin hem de konuşma sanatından bahsediliyor. Organon serisi okumalarımızda düz metinde epey ilerlememize yardımcı olmuştu.
1) Ne söyleyeceğini bilmek yetmez, onu ayrıca doğru bir şekilde söylemek gerekir.
2) İyi olması için çok açık olması gerekir. AÇIK ve NET olmalı.
3) Uygun olmalı, adilikten veya aşırı yücelikten kaçınılmalıdır.
4) Düz yazıda ise dört hata yapıyoruz: bileşik kelimelerin kötü kullanımı, yabancı sözcükler kullanımı,