Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“…İşlerinin çokluğu yüzünden özgürlükçü sanatlara kendilerini verememiş görünmek isteyenler yalan söylerler; meşgulmüş gibi davranırlar, işlerini abartırlar, kendi kendilerini tedirgin ederler.
Boşum, Lucilius, boşum ben ve nerde olursam olayım, kendi başımayım, kendime aidim.
Olaylara kendimi kapıp koyuvermiyorum çünkü. Bir zaman için veriyorum kendimi, zamanımı yitirmek için de neden aramıyorum; nerde bulunursam bulunayım düşüncelerimi de oraya götürüyorum ve beni selâmete çıkaracak bir düşünceyi dolduruyorum zihnime.”
“…hemen de kendi kendimizden memnun oluveririz. Bize ‘örnek insan, aklı başında, temiz, ahlaklı’ diyen birini bulduk mu hemen kabul ediveririz bu nitelikleri… pek mükemmel, pek bilge olduğumuzu tasdik edenlerle de aynı düşüncede oluruz hemen! Oysa onların çok kez yalan söylediğini de biliriz... Bundan şu sonuç çıkar ki kendimizi pek mükemmel saydığımız için değişmek istemeyiz.”
‘’…Neden kimse hatalarını itiraf etmez?
Çünkü hala hataların içindedir de ondan. İnsanın düşünü anlatabilmesi için uyanması gerekir, hatalarını itiraf etmek de iyileşmenin bir belirtisidir.
Uyanalım o halde, hatalarımızı ortaya çıkarabilmek için açalım gözlerimizi. Gözlerimizi açabilecek yalnız felsefedir; yalnız o, bu ağır uykuyu dağıtır.’’