Her bir mektup sizi farklı düşüncelere sevkediyor. Elimde uzun kalmasının sebebi zaman ayıramamam. Akıcı ve yalın bir dili var yazarın. İnce detaylar var bazılarını storylerde paylaşmıştım.
ALINTILAR
10.sf İnsanlar birbirine mektup yazmalı. Çünkü mektupta sesin tonu belli olmaz. Çünkü mektup düşünülerek yazılır. Birdenbire ağzımızdan kaçan kelimeleri hiçbirşey geri getirmez. Söylediklerimizin üstü çizilemez.
29.sf Her sabah yeni bir manzara görecekmiş gibi camlara koşup değişen hiçbirşey olmadığını görmek ne soğuk.
50.sf ~Zeyd bin Sabit'in Enes bin Malik'e söylediği şu sözü hatırladım."Ey Enes! Bilmez misin adımlar yazılıyor!"
`Montaigne,"Ölümün bizi nerede beklediği belli değil, iyisimi biz onu her yerde bekleyelim,"diyerek insanın istesede gecikemeyeceği en önemli randevusunu hatırlatıyor.
86.sf ~Kalpler Allah'ı anmakla değil,ok saplamakla huzur buluyor şimdi.
~Sahibimizden uzak kaldıkça sahiplerimiz daha çok cefa edecek bize.
124.sf Bir kilimi üzerinde sevgiliniz gezinecekmiş,bir kaşkolu çocuğunuz dolayacakmış gibi dokur,bir binayı içinde anneniz oturacakmış gibi yaparsanız ne o kilim eskir,ne o kaşkol solar,ne o bina yakılır.
133.sf Sandığa atılan "evet"ler sözlüğe baktırıyor."Tasdik etmek anlamında bir ünlem."Tasdik etmek ve ünlem, ne kadar yakışıyor. Daha tarifinde içine bir şüphe düşüyor "evet"in. Evet, ne çok "hayır" ı barındırıyor.
178.sf Merhameti gördün mü? Eşkalini tarif etmem gerektiğini biliyorum ama bu hiç de kolay değil. Kanadı var, desem hemen yolarlar. Gözleri var, desem milçekerler sürme diye. Ayakları var, desem mıhlarlar sandalyeye.
Montaigne, "Ölümün bizi nerede beklediği belli değil, iyisi mi biz onu her yerde bekleyelim," diyerek insanın istese de gecikemeyeceği en önemli randevusunu hatırlatıyor.