📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sf.12. Yöneticiler, iyi veya kötü de olsalar, kahraman veya zalim de olsalar kendi halklarının birer parçasıdırlar. Milletlerinin ruhunu yansıtırlar. Kendi milletlerinin birer ürünüdürler. Halk nasılsa onlarda öyledir. Her halk HAK ETTİĞİ şekilde yönetilir.
Sf.33...tıpkı ormandaki taze ve canlı otlar gibi herkes üzerine yığılı eski yapraklardan kurtulmaya gayret gösteriyor. Tüm ülke canlı ve yaşam dolu, baştan aşağı herkes yaşıyor.
Sf.49. Din, insanın dünyaya, insanlara, tarladaki otlara olan bağlılık duygusudur. Eğer böyle bir bağlılık duygusu yoksa ne devlet, ne toplum, ne de aile var olur. Hatta insan dahi olmaz.... Kitlelerin dini umursamazlığı halk için çok tehlikeli bir hastalığa dönüşebilir. Hoppa gençliğimiz liberal düşünürlerin de ısrarla dediği gibi dinsizliği düşünce özgürlüğünden sayıyorlar. Dinsizlik halkın ruhunun yoksulluğudur, hastalığıdır.
Sf.81...çocuklar ebeveynlerinin yanında, çokca akrabanın içinde, kendi evlerinde dahi yetim gibi büyüyorlar.
Sf.83. Büyük, temiz ve kutsal bir işe kirli ellerinle ve ayaklarınla kalkışma. Temiz iş, temiz eller ister. Büyük işlere büyük bir ciddiyetle hazırlandıktan sonra başla.
Sf.84. Tolstoy şöyle der:"Hayatlarımızdaki dayanılmaz düzensizliğin başlıca nedenlerinden biri, herkesin hayatını düzene koymak yerine hayatının düzene koyulmasını istemesidir." Herkes hayattan sadece birşeyler almaya bakıyor. Fakat kimse hayata birşeyler katmayı düşünmüyor. Hayata birer bencil, yağmacı ve sömürücü olarak atılıyorlar.
Sf.155. Halk pratikte ateist. İnanmadıklarından veya Tanrı fikrinin karşıtı olduklarından değil. Çok ama çok Tanrıları var. Onlara tapınıyorlar. Ama içlerinde Tanrı hissi yok. Ruhlarında Tanrı ihtiyacı yok. Güzel kurulmuş makineler gibiler. Buharla, elektrikle, rüzgarla ne isterseniz onunla çalışıyorlar ama
"Kilise adetlerine değer vermiyorlar. Papazlarda siyasetle uğraşıyor. Sık sık allerinde silah, parti propagandası yürütüyorlar. Ticaretle uğraşıyorlar...."
Düşündürücü açıklama bence. Hristiyanlığı karalamak için paylaşmadım. Dindeki genel durum gibi geldi bana. Hayırlısı...