"Bir kez daha sırtımdan bıçaklanmıştım ve canımı asıl yakan aldığım darbeden ziyade bunun beni hiçbir zaman şaşırtmıyor olmasıydı. İnsanlar daima nankördü, bu hiçbir zaman şaşmazdı."
"Çünkü zannedilenin aksine sevgi, onunla mutlu günleri yaşayabilme arzusu değildi. Sevgi, onunla korkunç bir yaşam döngüsü içine hapsolup kalmışken, bütün bedenim yara bere içinde parçalanmışken bile beni acıyan yerlerimden sardığını hissetmekti. Hüzünlü çehremde sebep olduğu tebessümdü."
"Dudaklarınız ne çok tebessüme ev sahipliği yapmış olursa olsun içiniz kan ağlıyorsa geriye kalan her şey değersizdi. Mühim olan insanların sizde seyrettiği değil, sizin kendinizde gözlerinizi kaçırdıklarınızdı. Kapanmayan yaralarınız, dinmeyen acılarınızdı."
"Hayat öyle adi bir oyun ki... Yeter ki bir defa düş. Zaten gerisi kendiliğinden mahvoluyor, kılını bile kıpırdatmana gerek yok."
Hafifçe yutkunurken Tuna'nın bakışları karardı."Başına üşüşmek için bekleyen bir sürü akbaba ortaya çıkıyor. Gel gör ki direnip kendin kalkmadıkça kimse sana elini bile uzatmıyor. Bu hayatta her şeyi yaşadım ben. En dibe battığım da oldu... Battığım gibi çıktığım da."