"Bir işe ortasından başlanmaz; en başından başlanır. Böylece hayatı tanırsın,sonradan kendini sakınacağın insanları tanırsın. Her şeyi kendi üzerinde sınar, tek bir meteliğin bile ne ağır bedeller ödenerek kazanıldığını yaşayarak öğrenirsin. Adımlarını dikkatle atman, tökezlemeden ilerleyebilmen ancak bu çileli evreden sonra mümkündür."
"Bugünkü kuşaklar her şeyi daha açık görüyor; atalarının akılsızlıklarına şaşırıyor, şaşkınlıkla gülüyorlar. Boşuna mı göksel ateşle yazıldı bu tarih? Boşuna mı her harf haykırır durur onda? Ve her yandan bütün parmakların doğrudan bu kuşağa yönelmesi boşuna mı? Ama bu kuşak gülüyor ve kendine güvenerek, gururla bir dizi yeni yanılgıya düşüyor. Sonraki kuşakların gülecekleri yanılgıya."
"Nicedir uyuşmuş, handiyse paslanmış düşünceleri bir canlanış, tedirginlik içindeydi. Bugüne dek tam bir miskinlik içinde uyuşmuş kalmış duyguları uyarılmış, canlanmış, gerilmişti. Bir divana oturuyor, bir kalkıp pencerenin önüne gidiyor, bir eline kitap alıyordu. Bazen düşünmek istiyordu; ama olacak şey değildi. Düşünecek tek şey gelmiyordu aklına. Bazen düşünmek istemiyordu; bu da olacak şey değildi. Dört bir yandan düşünceye benzer kopuk kopuk bir şeyler, bir takım düşünce kırıntıları, kalıntıları üşüşüyordu kafasına!"