Ölü Canlar

Nikolay Gogol
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·375 syf.··
2020 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2020 23:37
Severek okudugum ve bitmesini hic ama hic istemedigim son derece anlamli mesajlar veren bir romandi. Yuzyillar once yazilmis olmasi insani sasirtiyor. Sanki Gogol suanki Türkiye'yi anlatmis. Ama malesef sonunu, hic ogrenemeyecegimiz bir sekilde imha etmistir. Hiciv yaparak bir yonetim ancak bu sekilde anlatilabilirdi... Yer yer tiyatroda hissettigim, gülümseten sahneleriyle zamanimi %100 verimli kılan nadir kitaplardan kendisi. Gogol'un ilk Burun isimli hikayesini okudugumda bana sempatik gelmisti. Simdi ise bu romanla baş yazarlarim arasinda olmayi basardi.
Siyaset
Ölü CanlarNikolay Gogol · Anonim Yayıncılık · 201629,4bin okunma
Puan vermedi·370 syf.··
2021 25. kitabı
Gogol'ün uzun seneler boyunca yazdığı fakat sonunu getirmediği kitabı. Kitap yarım kalmış, sonlara doğru birçok kopukluk var. Okuduğum 2. Gogol kitabıydı. Kalemini sevdiğim bir yazar çünkü okurken bir arkadaşımla konuşuyormuşum gibi hissettim. Karakterleri siyah ya da beyaz diye ayırmamış, iyi ve kötü yanlarıyla ele almış bu yüzden aynı karaktere yer yer acırken yer yer kızdım. Kitabın konusu birçok kez yazılmış fakat kısaca dolandırıcı Rus bir adamın hikayesi. Rus edebiyatı okuyanlar bilir ki kitapta uzun uzun anlatımlar mevcut. Keşke kitabın devamını okuyabilseydik. Güzel bir kitaptı.
Ölü CanlarNikolay Gogol · Anonim Yayıncılık · 201629,4bin okunma
Okumaya değecek bir kitap değil. Bana verebileceği hiçbir şey olmadığını fark ettiğim ve okumamın zaman kaybı olacağını düşündüğüm için yarım bıraktım.
Ölü CanlarNikolay Gogol · Anonim Yayıncılık · 201629,4bin okunma
Ölü Canlar Kitap İncelemesi
2/10
·375 syf.··
2025 90. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2025 00:00
Eser, kitabın sonlarına doğru öğreneceğimize göre Çarlık Rusya döneminde yaşayan Çiçikov'un tanıştığı toprak sahiplerinden maliyede halen kayıtlı ancak çoktan ölmüş olan mujikleri devralması ve ölü canlar olarak ifade edilen bu ölü kişileri devlet hazinesine kendi çiftliğinde çalışıyorlarmışçasına ipotek ettirip devlet hazinesinden borç alarak hayatını sürdürürken başından geçenleri ele almaktadır. Çiçikov, toprak sahiplerini ölü canlarını onlardan almaya ikna ederken bu ölü canların bir sonraki müfettiş denetimine kadar halen onların maliye kayıtlarında bulunuyor olmasının onlara bindirdiği vergi yükünü işaret eder. Çiçikov'un ölü canları satın alma sebebini uzun bir süre öğrenememenin getirdiği merak ve toprak sahiplerinin yaptığı yolsuzluğu anlamaması için gösterdiği büyük çabayı görmek hoş olsa da tamamlanmamış bir eser olmasıyla alakası olmaksızın şu ana dek okuduğum en kötü klasik oldu. Döneminde güçlü bir eser görülmüş olabilir ancak diğer klasiklerin ölümsüzlüğü yanında tam bir hayal kırıklığı konumunda benim için. Neredeyse hiçbir sıra dışılığı olmayan sığ bir eser. Güçlü Yönleri • Dönemin Rusya'sının devlet kurumlarındaki yolsuzlukları, kimi toprak zenginlerinin köylülere olan kibirli bakışını kimi toprak zengininin ise tembelliğini kapsamlı biçimde nüktelerle ele almıştır. Varlıklı sınıfın sosyolojik olarak tüm tahlili başarıyla anlatılmıştır. • Doğrudan toplum eleştirisinin haricinde oldukça eğlenceli sahneler mevcut. Çiçikov'un tavrı belirsiz arkadaşlarını ve yeni tanıştığı insanları şüpheye düşürmeden ikna yoluyla ölü canları kendi kayıtlarına geçirmeye çalıştığı sahneler mizahi biçimde anlatılmış. Zayıf Yönleri • Bir romandan beklenildiğinin aksine tip ve karakter sayısı dengesinin fena biçimde şaştığı bir eser. Çiçikov için bile karakter demek oldukça
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · Anonim Yayıncılık · 201629,4bin okunma
ölü canlar ve ölü sayfalar.
7/10
·479 syf.··
2023 66. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2023 00:00
1) GOGOL' UN RAHATSIZLIĞI VE BUNUN ÖLÜ CANLAR KİTABIYLA BAĞLANTISI Gogol'un "Manik depresif psikoz" diğer adıyla "Bipolar bozukluk" adındaki bir hastalığı vardı. Bu hastalığın gerek akademik gerek sosyal hayatı ne kadar ciddi bir biçimde etkilediğini hepimiz biliriz. Gogol da bu hastalıktan çok çekti; Manik durumdayken müthiş enerjik oluyordu; sanat gücü, yaratıcı düşünceleri doruğa ulaşıyordu. Ama sarkaç öbür tarafa geçtiğinde her şey kararıyordu. Tabii o dönemde ruhsal hastalıklara tanı koymak çok zor olduğu için Gogol'a tedavi de uygulanmıyordu. Sadece ıslak çarşaflara sarmak, papaz tarafından insafsız bir oruç uygulamak gibi geleneksel ve korkunç yöntemler kullanılıyordu yazarımıza.. Tabii bu yöntemlerin hiçbir faydası olmadığı da ortadaydı. Yazar, ilk krizini 1840 yılında, 31 yaşındayken Roma'da yaşadı. 1846 yılında durumu öylesine ağırlaştı ki, kendini asmak ya da göle atlayıp boğulmak biricik çıkar yol gibi görünmeye başladı gözüne. Zamanla nöbetler hem sıklaştı hem şiddetlendi. İkinci krizinde Gogol "Alışılmış" diye adlandırdığı hastalığına yönelik şöyle açıklıyordu durumunu: "Alışılmış, dönemsel hastalığımın tutsağıyım yine: İki üç hafta boyunca odamda kımıltısız kalıyorum. Kafam odunlaşıyor. Dünyayla bütün bağlarım kopuyor." Son krizini ise 1851 yılı Aralık ayı ile 1852 yılının Ocak ve Şubat aylarında yaşadı. İki gün boyunca ağzına tek lokma bir şey koymadan, kutsal tasvirlerin önünde diz çökmüş ola­rak durdu. Üzerinde uzun süredir çalıştığı büyük romanı Ölü Canlar'ın ikinci cildi kendisini dehşetli rahatsız ediyor­du. İlk cildinde birbiri ardınca olumsuz tipler sergilediği romanının ikinci cildinde olumlu tipler sergilemeyi ve sevgili Rusya'sının geleceğine umutla bakılabileceğini göstermeyi umuyordu. Ama bulamadı romanına koyacak olumlu Rus tiplerini.
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
Çiçikov vs Rus Halkı
9/10
·479 syf.··
2021 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2021 23:02
İncelemeye nerden ve nasıl başlasam bilemedim. Çünkü incelemeye başlangıç yapmak zor geliyor bana. Meseleye nerden ve nasıl başlasam diye beyin hücrelerimi adeta falakaya yatıyorum. Zaten bu kitabı bitirdiğim andan beri bir şeyler yazma isteğim var ama nasıl yazacağıma dair bir fikrim yoktu. Hatta dikkat ettiniz mi bilmiyorum, gece Fareler ve İnsanlar'ı okudum. Ölü Canlar'dan sonra bir kitap okumuş olmama rağmen Ölü Canlar'a takılı kaldım. Düşünce çeşmemi açık bırakıp biraz bir şeyler karalamak istedim. Hoş, karalamaktan çok 5.7 inçlik telefonumun o beyaz klavyesiyle uğraşmak istedim desem daha doğru olurdu sanırım ama âdeti bozmayalım en iyisi.. Prosedür gereği benim için pek bir önem arz etmese de konu, kahraman, olay hakkında bilgilendirme yapıp bu bölümü aradan çıkartmak istiyorum. Ölü Canlar, Ukrayna asıllı  orta halli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olan Rus romancısı ve öykü/oyun yazarı Nikolay Vasilyeviç Gogol'un ilk cildini 1842'de tamamladığı ve bitirilememiş romanıdır. Romanın konusunu kendisine Puşkin tarafından önerilmiştir. Üç cilt olarak tasarlanmıştır. Roman, 19. Yüzyıl Rusya’sını ustaca yergiler ve tasvirlerle anlatmıştır.  Roman Rusya’da köleliğin kaldırılmasından önce toprak sahiplerinin çalıştırdıkları köylü sayısı kadar vergi ödemek zorunda oldukları gibi devletten para da alabilmelerine olanak tanıyan bir yasanın açığından faydalanarak ölmüş köleleri satın alarak devletten para sızdıran bir sahtekârı ve yaşadıklarını anlatmaktadır. Ölülerin üzerinden devletten para sızdıran bu sahtekâr ne kadar çok ölü köle satın alırsa o kadar çok para kazanmaktadır. Bunun için olabildiğince çok toprak sahibinin yanına gitmekte, onlara kendini önemli bir insanmış gibi tanıtmakta, bu sayede de onların ikramları ile de yaşamış olmaktadır. Roman karaktersiz,
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
Bir insanı okumak bir toplumu okumaktır!
9/10
·376 syf.··
2021 54. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2021 23:39
Şüphesiz 19. yüzyılda yetişmiş Rus edebiyatının en büyük isimlerinden biri de Nikolay Gogol’dür. Onun eserlerini okumaya Dostoyevski’nin “Hepimiz Gogol’ün Paltosu’ndan çıktık” sözü üzerine “Palto ve Burun” hikâyesini okuyarak başladım. Bu kitabı okuduğumda Dostoyevski’nin neden böyle bir söz söylediğini daha iyi anladım. Özellikle de ondan etkilenen ve bir yönüyle onun Paltosu’ndan çıkan Dostoyevski, Tolstoy, Gorki, Turganyev, Çehov gibi yazarların eserlerini okuyunca bu sözün anlamını daha da iyi kavradım. O nedenle “Ölü Canlar”ı okumak benim için ayrı bir keyif oldu diyebilirim. • • • Gogol, hikâye ve oyunlarında olduğu gibi “Ölü Canlar”da da romanın kahramanı Pavel İvanovich Çiçikov’un hikâyesi üzerinden 19. yüzyıl Rus toplumunu anlatıyor bizlere. Üç cilt olarak tasarladığı eserinin birinci cildinde, o dönem Rus toplumunun devlet görevlilerinden aileye ve bireylere kadar yozlaşmasını, çarpıklıklarını, sahtekârlıklarını, ikiyüzlülüklerini, hırslarını, bencilliklerini, kurnazlıklarını, tembelliklerini, adaletsizliklerini ve günlük yaşamlarını en ince ayrıntısına kadar resmediyor. Devlet görevlilerinin, beylerin ve zenginlerin lüks, debdebe, ihtişam ve büyük bir israf içerisindeki yaşamlarını; yoksul sınıfların ve köylülerin de sefaletini, acıklı hallerini ve kurnazlıklarını bir bir ortaya koyuyor. • • • Ölü Canlar’ın birinci cildi yayınlandığında Gogol, özellikle üst sınıflardan ve devlet yetkililerinden büyük eleştiriler alıyor. Bu eleştiriler üzerine geçmişte yaşadığı psikolojik rahatsızlığı nüksediyor ve ikinci cildi yazdığı halde bir buhran anında yakıyor. Hizmetçisi yakılan ikinci cildin bir kısmını kurtarıyor ve bu kısımlar bir araya getirilerek editörlerin de katkısıyla tekrar hazırlanarak yayınlanıyor. Nitekim ikinci cildi okurken yer yer cümleler ve konular
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · Doğu Batı Yayınları · 201529,4bin okunma
Kahramanlar susmadı.. yazar sustu :(
10/10
·479 syf.·
2026 77. kitabı
Bu esere inceleme yazmak gayesi güdüyordum, fakat canımı bu denli yakacağını kestirememiştim :( Bu kitabı okurken kaç sigara bitirdim, kaç şarkı tükettim, kaç uykudan feragat ettim, kaç elzem işi erteledim bilmiyorum. Bildiğim tek şey, bütün bunların Nikolay Gogol ile buluşmak için olduğuydu. Belki garip gelecek ama Ölü Canlar'ı okurken en çok Çiçikov'u düşünmedim. Hatta kitabın ilerleyen bölümlerinde karşıma çıkan Konstanjoglo karakterinde Gogol'un kendisini gördüm. Rusya'ya tutkuyla bağlı, düzelmeye ve düzeltmeye inanan, bütün karanlığa rağmen umudunu tamamen kaybetmeyen bir canım Gogol... :( Farkındayım, bu satırlar kitaptan çok yazarı anlatıyor. Ama sakın yanlış anlamayın; bunlar bir tahlil değil, yüreğimden kopan cümlelerin çığlıkları, öyle ki alev alev yakıyor bağrımı.. İkinci cilt boyunca karşıma çıkan "El yazması metinde cümle burada kesiliyor." notları beni her seferinde yaraladı. İnanın o anlarda kahramanların sustuğunu düşünmedim. Onlar hâlâ oradaydı, varlardı; Cicikov, Tentetnikov, Vasiliy, Malinow.. ama ben yazarın sustuğunu hissettim. Vallahi insanın içi parçalanıyor. Çünkü o cümlelerin devamının bir zamanlar yazılmış olduğunu biliyorsunuz. Sonra bir gün o sayfalar ateşe veriliyor.!! En kıymetlisini ateşe atmak ne demek? Bir ömür zihninde taşıdığın dünyayı kendi ellerinle yok etmek ne demek? Kitabı bitirdiğimde Çiçikov'a değil, Gogol'a ağladım. Hasta bir bedenin içinde, acılarla boğuşurken bile yazmaya devam etmeye çalışan bir adama... Ve çok sevdim, yanlış ya da doğru her ne yaptıysa.. Belki de bu yüzden ölü canlar benim için yalnızca bir roman olmadı. Gogol'un hayata veda etmeden önce sessiz çığlığı oldu.. Bu eserde bana yoldaşlık eden canım Westiyam sana çok teşekkür ederim, belki kendim okusaydım bu denli icsellestiremezdim.. o tatlı naif ses tonunla
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
Puan vermedi·479 syf.·
2024 17. kitabı
'Siz bizim karamızı sevin akımızı seven zaten bulunur ' "Ölü Canlar" , başta Dostoyevski olmak üzere kendisinden sonra gelen birçok büyük kalemi etkileyen Nikolay Gogol tarafından yazılmış ama hiçbir zaman tamamlanamamış bir Rus edebiyatı klasiğidir. Roman iki cilt halindedir. İlk ciltte 11, ikinci ciltte ise 4 bölüm bulunmaktadır. Gogol başlangıçta Dante'nin 'İlahi Komedya' yapısına benzeyen üç ciltlik büyük bir roman yazmayı planlamıştır. İlk bölüm daha çok Dante'nin Cehennemi'ne, ikinci ve üçüncü bölümler ise Cennet ve Araf'ına benzer olacaktır. Eseri hakkında yazdığı bir yazısında birinci cildin bütünüyle alçaklık hakkında olduğunu, içerisindeki herkesin sefil ve ahlaksız olduğunu, ikinci cildin amacının ise toplumu, hatta bütün bir insanlığı mükemmele yönlendirmek olduğunu belirtmiştir. Üçüncü cildin içeriği ile alakalı olarak da modern dönem eserlerinin esas görevinin, uyumakta olan insanın dikkatini çekmek ve onu uyandırmak olduğunu ifade etmiştir. Ne var ki Gogol yalnızca ilk bölümü tamamlamayı başarabilmiştir. Böylece üç ciltlik eserin ilk bölümü 1842 yılında, tıpkı Dante'nin 'Cehennem'inde olduğu gibi içerisinde olumlu karakterler ve iyimser olay örgüsü bulunmayan, sadece ikiyüzlü insanlardan, acımasız toplumsal gerçekler ve ahlâkî sefaletten bahseden bir roman olarak "Ölü Canlar" ismiyle yayımlanmıştır. Gogol, ikinci ciltte yüce gönüllü ve güzel ahlaklı bir kahraman tasarlayarak birinci bölümün oluşturduğu olumsuz etkileri tersine çevirmek ve halkını yüceltmek istemiştir. Ancak ikinci cilde başladıktan sonra Rus halkının içerisinde var olduğunu düşündüğü erdem sahibi karakterleri ve bu karakterler etrafında gelişen iyimser olay örgüsünü arzu ettiği gibi yansıtamadığını düşünmüş ve hayatı boyunca yaşadığı psikolojik
Dünya Klasikleri
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
9/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 17:49
Yazar Nikolay Gogol Rus edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan güçlü gözlem yeteneği ve eleştirel anlatımıyla tanınan Gogol, bu eserinde insan karakterlerini ve toplumun aksayan yönlerini ustalıkla yansıtmıştır. Gogol'un kalemini ilk kez okudum bana eşlik eden canım LeyLi ᥫ᭡.ִ o olmasaydı kim bilir ne zaman okurdum bu kitabı tabi ben onun gibi analizler yapamiyordum onun muhtemsemligi anlatim şekli güzel sesiyle yorumlaması benim için en büyük nimetti çünkü ben bu durumdan çok hoşlanıyorum okuduğum kitapları birilerine anlatmak yada dinlemek gibi yazara hayran kalmamin yanında bide LeyLi ᥫ᭡.ִ hayran kaldım. Yazarın kalemini ve mizahını çok sevdim okuduğum yerlerde tebessüm ettirdi. Biraz kitaptan bahsetmek gerekirse eser, ölmüş köylülerin kayıtlarını satın almaya çalışan Çiçikov'un sürekli yolculuğu ele alınmış ve yaptığı ziyaretlerde çok görgülü oturakli biri olduğunu yazar bize gösterdi ama sayfalar ilerledikçe malesef çiçikov pekte masum olmadığını gördüm kahramanın mizahi çok sevimliydi. Birinci kısımda hayran hayran okurken malesef aynı duyguyu ikinci kısımda hissedemedim evet güzeldi ama ikinci kısımda ogrendiklerimle sarsıldım resmen yazarın çok buyuk ve tedavisinin olmadığı bir hastaliga kapıldığını öğrenmek çok kötü hissettirdi ilk başta ogrenseydim aynı duygulari hissedermiydim bilmiyorum ama yazara karşı çok üzüldüm ve dayanilamayacak bir hastalikla mücadele edip bir çok kez ölümle sonlandırmak istedi hayatını gelen krizlere karşı güçsüzleşip savasamaz hale geldi ve ölmeden önce yazdığı bu ölü canlar kitabının ikinci kısmını hepsini yakmak istedi kurtarmaya çalışmış olmalarına rağmen okunmayacak derecede yanmıştı yani o dönemin editörleri kitaba el attılar ve ortaya kisinci kısım çıktı o yüzden başka birinin yazımı olarak okudum ikinci
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma

Yazar Hakkında

Nikolay GogolYazar · 73 kitap
Nikolay Vasilyeviç Gogol (Rusça: Николай Васильевич Гоголь) (31 Mart 1809 - 4 Mart 1852), Ukrayna asıllı Rus roman ve oyun yazarı. En çok tanınan eserleri Palto, Bir Delinin Hatıra Defteri ve Ölü Canlar’dır. Gogol orta hâlli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna’da Soroçinski köyünde dünyaya gelir. Gogol’ün çocukluğu köy hayatı ile ve yoğun Kazak kültürü etkisinde geçer. Bu hayatın etkisi ileride yazacağı eserlere de yansıyacaktır. Gogol, gençlik yıllarında şiir ve edebiyata ilgi duyar. 1828'de Petersburg’a gider. Orada memur olmayı ve bir şekilde geçinmeyi umar ancak işler umduğu gibi gitmez. Gogol, Petersburg’dan Almanya’ya gider ancak orada da parası bitene kadar kalabilir. Tekrar Petersburg’a dönüp iş arayan Gogol bu sefer çok düşük bir maaşla da olsa devlet memuru olarak çalışmaya başlar. Bu görevden de bir sene sonra ayrılır. 1809 yılında günümüz Ukrayna topraklarında yer alan Veliki Soroçintsi’de doğmuştur. Gogol, 1836’da Puşkin’in çıkardığı Sovremennik adlı dergide, yergili öykülerinin en neşelilerinden biri olan Araba’yı ve eğlenceli ve iğneleyici bir üslûpla yazılmış gerçeküstücü öyküsü Burun’u yayınlar. Yazar, yazı sanatında büyük ölçüde Puşkin’in etkisi altındadır. Öyle ki, onun eleştirileri ve telkinleri olmadan yazamayacağını düşünür. Yazarın Puşkin’le olan arkadaşlığı, onu aldığı acımasız eleştirilerden de koruyan en büyük güçtür. Gogol’un ilk ciddi ve dikkat çeken eserleri Ukrayna hayatı ile, halk deyişleri ile süslü halk hikâyeleridir. Gogol 1831 – 1832 yıllarında yazdığı bu hikâyeleri, Dilanka Yakınlarındaki Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı kitapta toplar. Bu öyküler Rus edebiyat dünyasında Gogol’ün bir anda parlamasına yol açar. 1835 yılında Mirgorod ve Arabeski adlı eserlerini de yayımladı. Bu kitaplarında da halk hikâyeleri, özellikle Kazak geçmişi işlenmiştir. Hikâyelerinde günlük hayatı ve bayağı kişilikleri zaman zaman mizahi zaman zaman öfkeye varan bir şekilde yeriyordu. Eski Zaman Beyleri, Arabeski bu yergi kitaplarının ilkleridir. Arabeski kitabındaki hikâyelerinden biri olan Bir Delinin Hatıra Defteri bir memurun rutin hayatını ve işi yüzünden nasıl sıkıldığını anlatır. Hikayenin sonunda memur akıl hastanesine yatırılır. Portre adlı eseri ise dünyanın kötülüklerden kurtulamayacağı vurgusu ile sonlanır. Büyük komedisi Müfettiş adlı eseri ile bürokrasiyi alay derecesinde yeren Gogol, eserinin sahnelenmesi ile tüm şimşekleri üzerine çeker. Tepkiler yüzünden Rusya’dan ayrılmak zorunda kalır. Roma’da Puşkin’in tavsiyesi ile en büyük eseri olan Ölü Canlar’ı yazarken Puşkin’in öldüğü haberini alır. Bu haber onun için “Rusya’dan gelebilecek en kötü haber”dir. O zamana kadar Puşkin’i düşünmeden dikkate almadan hiçbir şey yazmayan Gogol için bu haber gerçekten bir yıkım olmuştur. Puşkin’in ölümünün yıkıcı etkisine karşın 1842 yılında iki önemli eseri olan Ölü Canlar’ın 1. cildi ve uzun hikâyesi Palto’yu bitirir ve yayınlar. Ölü Canlar dönemin Rusya’sının çürümüşlüğünü gerçekçi bir biçimde gözler önüne sererken Palto’da sıradan insanların yaşadıkları acılar, maruz kaldıkları haksızlıklar, ve yaşadıkları yoksulluk tüm gerçeklikleriyle, okuyucuyu sarsacak bir ustalıkla gözler önüne serilmektedir. Bu eser de dönemin en büyük eserlerinden biri olarak nitelendirilecektir. Rus edebiyatına sıradan insanların gerçekçi bir girişi olarak da nitelendirilebilir Palto. Öyle ki Dostoyevski hikâyeye hitaben “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık.” diyecektir. Ancak öykü yayınlaması ile soylu kesimin tepkisini tekrar Gogol üzerine çeker. Dönem aydınlar üzerinde büyük baskıların uygulandığı karanlık I.Nikola dönemidir. Gogol düzen savunucuları tarafından Rus insanını aşağılamakla onun kötü yönlerini göstermekle, halkına ihanetle suçlanır. Ancak onun yapmak istediği halkını aşağılamak değil onu bu hale sokan yozlaşmış düzeni tüm gerçekliği ile gözler önüne sermektir. Maruz kaldığı bu suçlamalar yazarın ruhsal sağlığına da ciddi zararlar vermiştir. Puşkin’in ölümünden sonra Gogol’ün popülaritesi daha da artar. Bu ilgi Gogol’da bir öncülük hissi yaratır ve kendine toplumu değiştirmek, insanlara yol göstermek gibi misyonlar edinir. Bu dönemde eski yaratıcılığını kaybettiği söylenebilir. Dine karşı ilgisi artar ve daha önce eleştirdiği kiliseyi dahi övmeye başlar. Bu davranış hayranlarının tepkisini çeker ancak o bu tepkilere dinsel yorumlar katar ve Tanrı’nın gönlünü almak için ona daha da yakınlaşır. 1848’de kutsal toprakları ziyaret etmek için Filistin'e gider. Moskova’ya geri dönen Gogol, orada Matvey Konstantinovski adlı gerici bir rahibin etkisi ile 1852 yılında Ölü Canlar romanının ikinci bölümünün el yazmalarını yakarak imha eder. Bu davranışından 10 gün sonra 42 yaşında Moskova’da ölür. Eserleri İki Soylu Kişinin Öyküsü Masallar Müfettiş Palto Ölü Canlar Burun Bir Delinin Hatıra Defteri Portre Eski Zaman Beyleri Taras Bulba Fayton Kumarbazlar Dava Evlenme Petersburg Hikayeleri Dikanka Yakınlarındaki Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları