"Ah,şu hikayeciler yok mu!.. Faydalı, hoş, ruh okşayan yazılar yazmazlar da,şunu bunu karıştırıp, ortaya dökerler. Elimden gelse, topunun yazı yazmasına engel olurdum. Nedir bu; okursun, okursun... alır seni bir düşünce... Aklına saçma sapan şeyler gelir. Vallahi, yazdırtmazdım bunları, hepsini yasak ederdim."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kitabın ilk basımlarında adı "Engereğin Gözündeki Kamaşma" imiş, daha sonra okuyucudan gelen talepler üzerine bu halini almış. Livaneli'nin kullandığı yalın ve akıcı dil yine hakim ve kitap bir çırpıda bitiyor. Konusu Osmanlı'nın zor dönemlerinden alınmış fakat yazarın kitabın söyleşi bölümünde söylediği gibi, bu kitap tarih kitabı değil. İçinde neredeyse isim geçmiyor. Hadım edilmiş köle -haremağası Süleyman'ın gözünden anlatılıyor. Süleyman'ın padişahına olan hayranlığıyla başlayan hikayenin sonunda eminim siz de ne olduğunu merak edecek ve şaşıracaksınız.
Engereğin GözüZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201924,9bin okunma
"Gece ve gündüz birbirinin yardımcısıdır Hünkarım, onlar birbirine zıt değildir. Göster bakalım dünyada hangi şey kötüdür ki onda iyilik olmasın ve hangi şey iyidir ki onda kötülük bulunmasın? Mesela biri bir kimseyi öldürmek istediği zaman daha başka birtakım kötü işlerle meşgul olursa,dökmek istediği kan dökülmez. Bu işler ne kadar kötü iseler de ölümü önlediği için iyi sayılırlar. Kötülük ve iyilik bir tek şeydir, parçalanamaz. İyilik kötülükten ayrı değildir."
"İnsanın yarısı akıl yarısı şehvet, yarısı melek yarısı hayvandır. Yarısı yılan yarısı da balıktır. Balık olan kısmı onu suya doğru çeker, yılan olan yanı ise toprağa doğru sürükler."