“Bu evden bir kadın çekip gitmedi, düzeni götürmedi, bir kadın ihtiyarladı ve öldü. Annemdi. Uzun yaşadı. Tabiat bir kayayı nasıl törpülerse öyle öldü, yavaş yavaş ufalanarak. Karımdan ayrıldım. Yeniden annemin rahmine -evine- geldim. Ama baktım ki olmuyor, doku tutmuyor artık.”
“Oysa kan hiçbir şey demek değilmiş Suzan, üzülme. Abim şimdi kimin sanıyorsun? Kendinin bile değil. Sel gitti Suzan, kum kaldı, çöl kumu, üstünde tek yaprak yeşermez.”