“ ‘Sizden bir kimse, bir münker (bir kötülük, çirkin bir şey) görürse onu eliyle değiştirsin. Eğer buna gücü yetmezse diliyle tağyir etsin. Buna da gücü yetmezse kalben nefret etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir.’
…
İsterseniz şöyle diyelim -isteseniz de istemeseniz de ben böyle diyeceğim zaten-; Müslüman olmanın, diğer din saliklerinden biri olmaktan nerede ayrıldığını bu hadîs-i şerif dolayısıyla daha açık seçik görebiliyoruz. Yüksek bir ahlâka sahip olmak, ferdin sadece kendi hayat yolunda bir mazbut tavır içinde kalmasıyla açıklanabilecek bir şey değil İslâmiyet’e göre. İslâmiyet ahlâklı olana, vurdumduymazlığı yasaklıyor.”