Ali Gürpınar

Ali Gürpınar
@ide_ali_st
Hayatımda ne okuduysam rahatım bozulsun diye okudum. Bana bir şekilde eziyet çektirmeyen yazar ilgimi çekmez.
İnsan
Felsefe Öğrencisi
Çanakkale
İstanbul, 2 Aralık 1986
27 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Günümüzde, hepimizin bir gün gerçekten özel olmaya yazgılı olduğu kültürümüzde kabul görmektedir. Her birimiz ve hepimiz olağanüstü olabiliriz. Hepimiz yüceliği hak ediyoruz. Aslında bu olgunun ta kendisinin çelişkili olduğunu çoğu kişi gözden kaçırır. Herkes olağanüstüyse, demek ki sözcüğün tanımı gereği hiç kimse olağanüstü değildir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kişisel sorun diye bir şey yoktur. Sizin sorununuz varsa, yüzde milyon birileri de geçmişte aynı soruna sahip olmuştur, şu anda aynı sorundan mustariptir ya da gelecekte aynı sorundan çekecektir. Bu sadece sizin özel olmadığınız anlamına gelir.
Mutluluk sorunları çözmekten kaynaklanır. Sorunlardan kaçmaya çalışır ya da sorununuz yokmuş gibi hissederseniz, kendinizi mutsuz edersiniz. Çözemeyeceğiniz sorunlarınız olduğunu hissederseniz, aynı şekilde kendinizi mutsuz edersiniz. Mutlu olmak için çözecek bir şeye ihtiyaç duyarız. Mutluluk bir eylem biçimidir, bir etkinliktir, edilgen bir şekilde size bağlanmış bir şey değildir. Mutluluk sürekli bir çalışmadır çünkü sorun çözmek sürekli bir çalışmadır, bugünün sorunlarının çözümleri yarının sorunlarının temellerini oluşturur ve bu böyle sürer gider. Hakiki mutluluğa sadece hoşunuza giden sorunları bulduğunuzda ve onları çözerken zevk aldığınızda ulaşabilirsiniz.
Istırap çekmenin biyolojik olarak yararlı olması gibi basit bir nedenle ıstırap çekeriz. Bize değişim konusunda esin vermek için doğanın tercih ettiği bir araçtır. Belli derecede tatminsizlik ve güvensizlik duyarak yaşayacak şekilde evrildik çünkü bu tatminsizlik ve güvensizlik yaratıcılığımızı körükler ve hayatta kalma konusunda çaba göstermemizi sağlar. Neye sahip olursak olalım tatminsiz olmaya ve ancak sahip olamadıklarımızla tatmin olmaya donatılmışız. Bu sürekli tatminsizlik türümüzün mücadele etmeye ve elde etmeye, inşa etmeye ve fethetmeye devam etmesini sağlar. Yani ıstırabımız ve sefaletimiz insan evriminin bir hatası değil, bir özelliğidir.
Siz ne yaparsanız yapın, hayat başarısızlıklarla, kayıplarla, pişmanlıklarla doludur ve ölüm vardır. Hayatın önümüze çıkardığı tüm bu tatsızlıkları kabullendiğinizde, spiritüel biçimde yenilmez olursunuz. Neticede ıstırabı aşmanın tek yolu önce ona katlanmayı öğrenmektir.