Oysa yaşam doğru değerlendirildiğinde insana yetecek kadar uzundur. Makam ve şöhret peşinde koşmak, yarını düşünürken bugünü kaybetmek, başka deyişle anı yaşayamamak yaşamı kısaltır.
Var olmak ile yok olmak arasında titreyip dururken, geçmiş gözlerimin önünde bir şimşek gibi belirip, geleceğin karanlık yollarını aydınlatırken ve etrafımdaki her şey çözünüp tüm dünya silinirken, neden bu korku dolu andan utanayım ki? Eriyip bitmiş, güçsüz düşmüş ve uçuruma yuvarlanmakta olan birinin çaresiz bir şekilde inlerken çıkardığı ses de bu değil midir? "Tanrım! Tanrım! Neden beni yarı yolda bıraktın?" Bu sözleri ederken de çekinmeli miyim? Gökyüzünü bir perde gibi açan kişi bile bunu söylerken ben neden çekineyim ki?