Platonov’un `çukur` ya da orijinal adıyla “kotlovan” eseri en değer verdiğim kitaplardan.
kitap ismi olarak `çukur`, yazarın anlatmak istediği vurguyu zayıflatır aslında. `kotlovan`, üzerine bir şeyler inşa edilmek için açılan bir “temel çukuru” demek. ingilizce çevirileri `the foundation pit` (temel çukuru) olarak daha bir yerli yerine oturuyor.
rusça kitapların kapakları da bu vurgudan dolayı açılan temel çukurunun üzerine inşa edilecek yeni kolektif binalara göndermeler yapar.
bu kitap özelinde platonov'u değerli kılan, bir aydın olarak stalin döneminin birinci beş yıllık kalkınma planı döneminde, ideolojik temelli basın-yayınla dolu bir ortamda, sorgulayıcı olabilmesi, bir kahin gibi gelecekte insanları nelerin beklediğini yazabilmesi.
metaforlar, alegoriler ve ironik anlatım bir tarafa, kitapta kendine ya da başkalarına belirli kelimelerle mesaj veriyor, düşüncelerini şifreleyerek anlatıyor hissine de kapılırsınız.
hümanizm içermeyen, hayatın değersizleştirilip, ölümün sıradanlaştırıldığı bir düşünce ile temeli atılan yeni ideolojik yapıya kayıtsız şartsız teslim olanlardan olmamış.
platonov'un haklılığı, geçilmeye çalışılan kolektif yaşam çalışmalarında (kolhoz/sovhoz) hedefte ilk olarak “kan emici”, “parazit”, “burjuva” , “ağa takımı” olarak tabir edilen eski varlıklı `kulak` kesimi ve uşakları varken; zaman içerisinde temelleri atılan yeni ideolojiye uyum sağlayamayan, ya da potansiyel tehdit görülen herkesin hedef tahtasına yerleşmesiyle ortaya çıkmış.
hümanizm içermeyen yeni düşünce içerisinde, ellerinden yaşam kaynakları alınan, kolektif hayatta yer bulamayan ya da bilerek yer verilmeyen milyonlarca insan suni üretilen açlıkla hayatını kaybetti. ukrayna (`holodomor`) ve orta asya'da etkili olan açlıkta 10 milyonun üzerinde insanın öldüğü tahmin