Phil Sapio

Phil Sapio
@ideon
Nec spe nec metu
10 okur puanı
Mart 2025 tarihinde katıldı
Uçuruma giden yol
Karşı konulmaz biçimde ve kesintisiz bir hareketle akıp giden Zaman, var olabilmiş ne varsa tümünü -gerek dikkat çekmeye değmez olayları; gerekse büyük ve anımsanmaya değer olanları-, bir unutulmuşluk uçurumuna çekip yutmak için, sürükleyip götürür.
Sayfa 9·Kitabı okudu
Reklam

Phil Sapio

, bir kitap okudu
Puan vermedi·568 syf.·
2025 1. kitabı
Anna Komnena
8.7/10 · 58 okunma
Cezayir Dayısının burnunun altındaki kocaman şişlik
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Bir Delinin Anı Defteri, şu ana kadar okuduğum tüm kitaplar içerisindeki en beğendiğim öykü diyebilirim. İlk defa bir öykünün içine bu kadar hızlı daldığımı hissettim. Geçmiş-gelecek, hayal-gerçek birbirine karışırken, deliliğe adım adim giden kahramanımızla aynı hızda dünyadan uzaklaşıyorsunuz.. Aynı Ravel'in Bolero'sunu dinler gibi şiddeti artan bir yoğunluk hissediliyor. En başlarda uzaklardan yaklaşmakta olan uygun adım yürüyen bir ordunun ayak sesi her saniye daha da güçlenir ve en sonunda binlerce kişi ve bandonun oluşturduğu bir ses denizinde kalırsınız. Kahramanımız Poprişçin'in düşüncelerinde de her saniye artan bir deliliğin ayak seslerini duyabilirsiniz. Poprişçin gibi, Gogol’ün de ömrünün son döneminde akıl sağlığını yitirip, soğuk su tedavilerine maruz kalarak bu dünyadan göçmüş olması bu öyküyü hafızalara kazır. Diğer öyküler de ilgi çekici olmasına rağmen özellikle bu öykü üzerinde durarak gereksiz detaylarla dolu uzun ve baydırıcı bir inceleme yazmak istiyorum. Orijinalini Gogol'ün diliyle anlamaya çalışarak, gereksiz ayrıntıları uzun olsa da eklemek istiyorum: Kahramanımızın aldığı notlardaki tarihler "3 Ekim", "4 Ekim" ile başlarken, her yeni tarih eskisinden daha uçuk kaçık bir hale dönüşüyor. Gogol, Rusçanın el verdiği tüm olasılıkları ustaca kullanarak girdiği her yeni tarihi, -kahramanımızın deliliği ile doğru orantılı olarak- daha da karmaşıklaştırmış. Orijinalini kontrol ettiğimde tarihlerin tam anlamiyla tercümeye aktarılamadığını fark ettim. Kahramanımızın artık kendini tamamen kaybettiği son notu yazdığı tarih kitapta "Şubat 34, yıl 349" olarak görülüyor. Ancak orijinalini tam tercüme etmeye çalışırsanız: "Gü34nü Ay Ynınlı tadn§ 349" gibi bir sey oluyor. (El yazısında Şubat baş aşağı ve ters doğrultuda yazılmış. burada Ay Turkçe de
Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve FaytonNikolay Gogol · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202538,4bin okunma
Çukur’dan çıkan kehanet
8/10
·160 syf.··
2025 9. kitabı
Platonov’un `çukur` ya da orijinal adıyla “kotlovan” eseri en değer verdiğim kitaplardan. kitap ismi olarak `çukur`, yazarın anlatmak istediği vurguyu zayıflatır aslında. `kotlovan`, üzerine bir şeyler inşa edilmek için açılan bir “temel çukuru” demek. ingilizce çevirileri `the foundation pit` (temel çukuru) olarak daha bir yerli yerine oturuyor. rusça kitapların kapakları da bu vurgudan dolayı açılan temel çukurunun üzerine inşa edilecek yeni kolektif binalara göndermeler yapar. bu kitap özelinde platonov'u değerli kılan, bir aydın olarak stalin döneminin birinci beş yıllık kalkınma planı döneminde, ideolojik temelli basın-yayınla dolu bir ortamda, sorgulayıcı olabilmesi, bir kahin gibi gelecekte insanları nelerin beklediğini yazabilmesi. metaforlar, alegoriler ve ironik anlatım bir tarafa, kitapta kendine ya da başkalarına belirli kelimelerle mesaj veriyor, düşüncelerini şifreleyerek anlatıyor hissine de kapılırsınız. hümanizm içermeyen, hayatın değersizleştirilip, ölümün sıradanlaştırıldığı bir düşünce ile temeli atılan yeni ideolojik yapıya kayıtsız şartsız teslim olanlardan olmamış. platonov'un haklılığı, geçilmeye çalışılan kolektif yaşam çalışmalarında (kolhoz/sovhoz) hedefte ilk olarak “kan emici”, “parazit”, “burjuva” , “ağa takımı” olarak tabir edilen eski varlıklı `kulak` kesimi ve uşakları varken; zaman içerisinde temelleri atılan yeni ideolojiye uyum sağlayamayan, ya da potansiyel tehdit görülen herkesin hedef tahtasına yerleşmesiyle ortaya çıkmış. hümanizm içermeyen yeni düşünce içerisinde, ellerinden yaşam kaynakları alınan, kolektif hayatta yer bulamayan ya da bilerek yer verilmeyen milyonlarca insan suni üretilen açlıkla hayatını kaybetti. ukrayna (`holodomor`) ve orta asya'da etkili olan açlıkta 10 milyonun üzerinde insanın öldüğü tahmin
ÇukurAndrey Platonov · Turkuvaz Kitap · 2008458 okunma
Ölümün kenarında
8/10
·95 syf.··
2025 6. kitabı
`sadık hidayet`'in 1936'da yayımladığı varoluş sancılarıyla yoğrulmuş etkileyici bir ölüm felsefesi romanı. `ve biz`, henüz insanların dilini bile anlayamadığımız yaşlarda, ara sıra oyunlarımızı yarıda kesiyorsak… `her birimiz` ansızın sebepsiz düşüncelere dalıyorsak… `zamanı`, mekanı fark etmez oluyorsak… ama daha sonra dış dünyayı hatırlamak, düşünmek, toparlanmak zorunda kalıyorsak… `ölümün seslenişini duymuş olmamızdandır`. `ömrümüz boyunca ölüm çağırır bizi`. `ömer hayyam` kitapta gizli bir kahraman olarak cümle aralarında dolanır. ölümü, hayatın tek gerçeği olarak görmesine rağmen yaşam felsefesine dalan hayyam yerine hidayet tek gerçek ölümün etrafında takılıp kalıyor kitap boyunca. öldük, dünyayı şaşkın bırakıp gittik; yüzlerce incimiz vardı delinmedik. sersemliği yüzünden bilgisizlerin renk renk düşünceler kaldı söylenmedik. `yüzlerce incimiz vardı delinmedik` kısmı, orijinalinde yüzlerce inciden `sadece biri delindi` olarak geçer. delinen tek inci tanesi `ölüm`'dür. hayatın sırlarından sadece tek gerçek ölümü anlamış olduk. kalan hiçbir sırra vakıf olamadık der hayyam. hepimizin toprak olacağı bu hayatta, sevgiliye kavuşma üzerine ölüme farklı anlamlar da yükler: şu testi de benim gibi biriydi; o da bir güzele vurgun, dertliydi, kim bilir boynundaki kulp da bir sevgilinin bembeyaz eliydi. kitaptaki testi tasvirleriyle hayyam ve ölüm akla gelir. ölüm'ün en büyük yardımcısı zaman üzerine `anna komnena`'nın söylediği; `zaman`, var olabilmiş ne varsa tümünü, bir unutulmuşluk uçurumuna çekip yutmak için sürükleyip götürür. cümlelerindeki `uçurum`'u `sadık hidayet` de kendi sözleriyle tamamlar; `ölüm ki bütün düşünceleri paramparça eder`,
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
Reklam