İlmek ilmek dokuduğun hayatta şiş bazen eline batıyor, bazen densizin biri gelip cekiveriyor şişi de sökülüyor emeğin...
Bazen yaşamaktan yorulup bir kenara atıveriyorsun, yaşamayı unutur gibi unutuyorsun haftalarca örmeyi...
Ters giden işlere üzülme diyen dost sesi yankılanıyor zihninde...
Şey diyor o ses :
"Bir ters bir düz olmasa ilmekler, nasıl çıkarır ortaya deseni?"
Kendimizin ki hariç her acı, bize meşru ya da gülünçlük derecesinde anlaşılır görünür; böyle olmasa, duygularımızın değişkenliği içinde tek sabit şey matem olurdu. Fakat yalnızca kendimizin matemini tutarız. Eğer etrafımızda sürünen sonsuz sayıdaki can çekilmeyi, birer gizli ölüm olan bütün hayatları sevip anlayabilseydik, acı çeken varlık sayısında kalp gerekirdi bize.