Belirgin bir dertten muzdarip olan kişinin şikayet etmeye hakkı yoktur: Onun bir meşgalesi vardır. Ağır hastalar hiç sıkılmazlar: Hastalık içlerini doldurur, tıpkı büyük suçluları vicdan azabının beslemesi gibi. Zira her yoğun acı doluluk benzeri bir durum yaratır ve bilince içinden çıkamayacağı korkunç bir gerçeklik sunar; oysa sıkıntı denen o zaman matemindeki madde'siz acı, bilincin karşısına, onu kazançlı bir girişime zorlayan hiçbir şey çıkarmaz. Yeri belirlenemeyen ve hiç sarih olmayan, iz bırakmadan vücudun üstüne çöken, ruha işaret vermeden sızan bir dert nasıl iyileştirilir?
Aslında başka şeyler hayal etmiştim ama .. olsun, var mı öyle pat diye hayale ulaşmak.. Neler yaşadım ne insanlar tanıdım, çoğunu unutmuş olsam da unutuşun bile bir cazibesi var bence... İnsan birazda zamanın içinde süzülmeli, iyi ve kötü anıları birbirine karışıp belirsizleşmeli ve silinip gitmeli... Silinmeyecek olanlarda var tabi, onlarda zamana bir çentik atmak...
#Ahlat ağacı