Şimdilerde derin bir sessizliğin omzuna başımı koyuyorum. Usulca geçip giden ömrümü izliyoruz birlikte. Bazı anlar bir şeyler söylemek ister gibi oluyorum. Az sonra söylemenin anlamaktan geçtiğini farkederek, sessizliğin inanılmaz huzuruyla yoğrulmuş iç sızlatan huzursuzluğunun, nasıl oluyor da birlikte bu kadar uyum içinde olabildiğine şaşıyorum. Güneşin göğü ilk ışığıyla aydınlatışındaki ince çizginin tarifsiz görkemiyle gün batımında geride bıraktığının göze aynı ahengi vermesine benzetiyorum bu uyumu.
Zehrin içinde yer alan panzehiri gibi….
İdil Pehlivanlı
“... gönül telaşımız dünya telaşımızı geçmedikçe, gönül güzelliği bizlere yetmedikçe, insanları, yalnızca bir kalbi olduğu için sevmedikçe, mânâya inmedikçe,incinsek dahi incitmedikçe, acıya da olsa tebessüm etmedikçe, beklentisiz "sevmedikçe" güzel bi insan olamayacağız.” | Farid Farjad