Düşünme tembelliği de ne kadar yaygınlaştı son günlerde: ''Herkes hafızasından, hafızasının zayıf olduğundan kolaylıkla şikâyet eder fakat asla zekâsından yakınmaz. Bilmez ki hafıza, zekânın bir unsurudur.'' Hoca, düşünmek sanatı üzerinde düşünürken bunları söylüyordu. Tahsil görmek, mektepleri bitirmek de yetmiyordu bu işte.
İlkokul sıralarından başlayarak 'kendi bacağından asılan koyun' felsefesiyle yetiştirilenlere asla itibar etmeyeceksin. Onların arasından ülkeye yararlı birinin çıktığı görülmedi. (...) Ve hiçbir zaman düzen bozukluğunu mazeret göstermeyeceksn. Başarısızlıklarını bozuk düzenin sırtına yüklemen belki seni rahatlatır, fakat kurtarmaz. Elbette dünyayı tanıyacaksın ve kendi ülkenin durumu üzerinde düşüneceksin. Bir aydından zaten başka türlü bir davranış beklenir mi?