Francis McConnell’ın getirdiği eleştiri, Klasik Teizm’e vurulmuş en ağır ahlaki darbelerden biridir.
Şöyle düşünelim: Dünyada başkalarının acısını dindirmek için kendi hayatını tehlikeye atan, cephede dostu için kurşunun önüne atlayan, evladı için hayatını karartan insanlar (yani yaratıklar) var. Bu insanlar sevgiyi "başkası için acı çekmeyi göze almak" olarak yaşıyorlar.
Eğer Klasik Tanrı, Kendi sarsılmaz ebedi neşesini (bliss) korumak adına bu acı ortaklığından köşe bucak kaçıyorsa; insan sevgisi, Tanrı sevgisinden daha fedakar, daha kırılgan ve daha "kahramanca" bir boyuta ulaşmış olur. McConnell haklı olarak sorar: Yaratılanın sevgisi, Yaratanın sevgisinden nasıl daha fedakar olabilir?
Bu yüzden, Tanrı'nın ahlaki olarak en yüce varlık (En Yüksek İyi) kalabilmesi için, sevgisinin bedeli olan o kederi ve acıyı da bizzat göğüslemesi (passible olması) metafiziksel bir zorunluluktur.