“Ayrılıklar da sevdaya dahil.” diyor Attila İlhan ve cevap veriyor
Cahit Zarifoğlu : “Oturup konuşsaydık geçerdi belki her şey. Başını alıp gitmek sevdaya dahil değil.”
Paris ve Londra'da Beş Parasız
Paris bölümü çok akıcı bir şekilde geçiyor ama Londra için aynı düşüncede değilim. Son elli sayfası zulüm gibi bir şeydi. Gereksiz betimlemeler ve sıkıcı bir dil vardı. Ama genel olarak Orwell’in dilinin tartışmaya çok açık olduğunu düşünmüyorum. Sade ve didaktik yönü de olan bir kitap. Fena sayılmaz.
Genç Werther'in Acıları
Goethe kendi yaşadığı tek taraflı bir aşka Genç Werther’in Acılarında da yer vermiş, bu romanıyla platonik bir aşkı da somutlaştırmıştır. Bu kitap yüzünden 18. y.y’da birçok genç intihar etmiştir. Ön yargısız olarak başladığım bu yapıt benim için sadece acizliğin, zayıflığın ve hastalıklı bir ruh halinin hikayesi. Kendi kendine acıma takıntısı, kendi sorununu herkesinkinden daha büyük görme fantazisi. İnsan, zamanı yaşamalı ve akıllıca yaşamalı. Kapanışı da Ölü Ozanlar Derneği’nin ana teması olan sözle bitireyim. “Carpe Diem.”
Sol Ayağım
Gözlerimden yaşlar dökülmesine sebep oldu. Elbette aile özeldir, ilktir. Ama anne tek başına bir ailedir. Bunu doğrulayan. İnancı, fedakarlığı, cefakarlığı sonuna kadar yaşayan bir anne. Umudu asla bitmeyen ve bitirmeyen özel varlıklar.