iidaa mars

En İyi İsyan Serisi??
10/10
·552 syf.··
Beğendi
·
2023 35. kitabı
Bu seriye çok çocuksu bir şekilde bağlandığım için 21. yaşımda 4. kere okudum. Serinin en iyi yanı kesinlikle yan karakterler, yarısından fazlası bu noktaya gelirken ölse de okuduğum en güçlü kadın karakterlerden ikisine sahip. Kısrak ve Casius'un benim için yeri bambaşka, özellikle Cassius. Roque... Uluyanlar zaten başlı başına bambaşka bir olay. İlk okurken çok göze batmasa da kurguda bazı yerler başka kitaplardan alınmış gibi duruyor, serinin kötü yanlarından biri de bu. Fakat en kötü yanı tabii ki ana karakter. Bu yorumu bu kadar yanlı yapmamın nedeni dördüncü kitap olabilir, fakat üç kitapta da "tanrıvari" güçlü karakteri görmek beni çok sıktı. Bu tanrıvari karakter olayı sadece Kvothe'ye yakışıyor gibi.. 4. tekrarımdan sonra profesyonel yorumum, ikinci ve üçüncü kitapta yaşayabileceğiniz şaşkınlık ve üçüncü kitabın son yüz sayfasını okurken alacağınız hazzı göz önünde bulundurursam bu tarz kitaplarda mutlaka okunması gereken, hatta tarzının en iyisi sayabileceğim bir isyan serisi. Kückkk bir dipnot: pegasus yayınlarından nefret ediyorum
Sabah YıldızıPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20161,291 okunma
Reklam
"Keşke senden nefret etmek daha kolay olsaydı."
"Ben gens Fabii'den Roque au Fabii. Atalarım kızıl Mars üzerinde dolaştı. Eski Dünya'ya düştü. Bugün savaşı kaybettim ama kendimi kaybetmedim. Tutsak olmayacağım." Gözlerini kapadı. Eli titriyordu. "Ben gece göklerindeki yıldızım. Alacakaranlıktaki kılıcım. Ben tanrıyım, görkemim." Nefesi titredi. Korkuyordu. "Ben bir Altın'ım." Ve orada, yenilmez savaş gemisinin köprüsünde, arkasında ünlü filosu paramparça olurken, Deimos'un Şairi kendi canına kıydı. Bir yerlerde rüzgar uğulduyor, karanlım bana dostlarımın ve ışığımın azaldığını fısıldıyordu. Vücudundan süzülen kan botlarıma doğru yayıldı. Kırmızı parmaklarının arasına kendi yansımam hapsolmuştu.
Roque au Fabii·Kitabı okudu
İşler boka sarıyor. -Sevro au Barca
Sevro au barca·Kitabı okudu
Edebiyat
"Sevro." Öne eğildim. "Gözlerin..." Sevro yaklaştı. "Beğendin mi?" O buruşuk, keskin hatlı yüzündeki gözleri artık kirli Altın sarısı değil, Mars toprağı kadar kızıldı. Daha iyi görebilmem için gözkapaklarını kaldırdı. Lens değillerdi. Ve sağdaki gözü de artık biyonik değildi. "Lanet olsun, kendini mi oydurdun?" "Hem de ustasına. Sevdin mi?" "Muhteşem olmuşlar. Tam senlik olmuş." Yumruklarını birleştirdi. "Bunu söylediğine sevindim. Çünkü sana aitler."
Reklam