Her şeye, size denen her karşı söyleme rağmen kişiliğinizi korumak hani kendiniz olmak mümkün müdür? Sadece meraktan...
Unutulan en önemli şey "Müziğin sesini duyamayanların dans edenleri deli sanması"dır.
Edebiyatı, sanatı ve sanatçıyı; herhangi bir akım, üslup, içerik vb. kalıplar ile sınırlamamalı, özgür bırakmalıyız ki sanatçı anlatmak, paylaşmak istediği her ne ise baskı altında kalmadan, kalıpların onu uymak zorunda bıraktığı kurallar olmadan aktarmak istediğini kağıda döküp bizlerle paylaşabilsin. Ancak bu şekilde "gerçekte anlatılmak istenen mesajı" kavrayabiliriz. Çünkü ancak bu şekilde sanatçı kendi iradesi ile baş başa kalabilir.
İlk incelemem olduğu için cümlelerim yalın kalmış olabilir. Kitapta Çehov'un kendini Trigorin karakteri yerine koyup anlatmak istediği mesajı verdiği ile ilgili bir yazı/eleştiri okudum ve bunun üzerine kitap hakkındaki düşüncelerim gelişti.
Anton Çehov
Sizin incelemem hakkında yanlış, eksik bulduğunuz kısımlar varsa fikrinizi duymaktan/okumaktan mutlu olurum.