İrem Yılgın

İrem Yılgın
@ihrem
Her şeye, size denen her karşı söyleme rağmen kişiliğinizi korumak hani kendiniz olmak mümkün müdür? Sadece meraktan... Unutulan en önemli şey "Müziğin sesini duyamayanların dans edenleri deli sanması"dır.
Binlerce yıldır ataerkil sistem içinde yaşayan kadınlar, inançlarının ve değerlerinin dayandığı düşüncelerin nereden geldiği üzerinde fazla düşünmeksizin kendi deneyimlerini değerli bulabilirler. Bu anlamda ataerkillik, kadınlar için her zaman tümüyle olumsuz bir deneyim olmayabilir. Olumsuz olarak algılanması ancak, kadınlar ve erkekler arasındaki üstü örtülmüş iktidar ilişkilerinin açığa çıkarılmasıyla gerçekleşir. Yani, ancak kadınlar ataerkilliğe karşı eleştirel bir tavır aldıklarında, şöyle bir geri çekilip sistemin tümünün nasıl ve kimin çıkarına işlediğini gördüklerinde, bu mümkün olur. Ancak böyle bir gözle bakıldığında, tamamlayıcılığın ve farklılığın yüceltilmesinin, kadınların bağımlılığıyla derinden ilişkili olduğu fark edilebilir.
Sayfa 12
İnsan ve Hayat
Reklam
Olgulara ilişkin algılarımız, salt olguların kendileri tarafından değil, aynı zamanda zihniyetlerimiz, bireysel bilincimiz ve kavrayışımız tarafından belirlenir.
Sayfa 8 - Yeni başladım kitaba, her cümlesini dikkat ile okumak gerekiyor.
İnsan ve Hayat
Kendini bilmek, başkalarını bilmenin ve yorumlayabilmenin koşuluysa, başkalarını bilmek ve yorumlayabilmek de kendini bilmenin koşulu. Siyasete ve topluma ilişkin teori yapmak da, kişinin kendine ilişkin yorumları temelinde başkalarını yorumlayabilmesi anlamına geliyor, büyük ölçüde. Çünkü toplumsal ve siyasal olaylar, olgular, süreçler, basitçe kendilerini "aşikar" etmezler; yorumlanmaları gerekir.
Sayfa 8
İnsan ve Hayat
“Gösterişin pahalı, yaşamınsa ucuz olduğu bir dünyadayız."
Sayfa 104·Kitabı okudu
Hayata Dair
“…duyguların nasıl kendi mantıklarını meydana getirdiğini, öfkenin ne derece güçlü bir kararlılığa yol açtığını gözlemliyordu. Tutkularımızın bizi en çok yoldan çıkardığı anlarda her şeyi tüm açıklığıyla görebildiğimize ilişkin yargılarımıza bütünüyle inanıyor oluşumuz insan doğasının en büyük çelişkilerinden biriydi.”
Sayfa 104·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Reklam