Kentin karanlık sokaklarında, kuytu köşelerinde kendi izini süren bir yalnızlık öyküsü..
Önceki günler gibi yavan bir boşlukla, herhangi bir umut, beklenti ya da anlam içermeksizin geçip giden bir gün daha...
Zorlama bir acıma duygusu, dehşet çoğunlukla da tiksinti.. İnsan, kendi türüne karşı çok insafsızdı.
Adım başı aç bir çocuk yanında bitiyor ve onu şu soruyla baş başa bırakıyordu; “ İnsanlıktan çıkıyor muyum? Yoksa insan olmak bu mu?”