Psikopatlardaki kahramanlık dürtülerini harekete geçiren paranoyak dili deşifre etmemiz lazım.
Vatan elden gidiyor. Ülke bölünüyor. Memleket satılıyor. Şu veya bu görüştekiler, şu veya bu etnik kökenliler memlekete ihanet ediyor.Aman aman, memleketin boşta gezer takımı size büyük ihtiyaç var, yetişin yangını söndürün!
Bu topraklarda kendini sevmek; aynı coğrafyayı paylaştığımız farklı din ve kökenlerden ınsanları da sevmek, ortak hikâyeyelerle ağlayıp gülmek, "öteki"yle tamamlanmak demektir.
Üzerinde yaşadığımız topraklar, çatışmanın değil ahengin, bölmenin değil birleştirmenin, nefretin değil sevginin, kibrin değil tevazuun köklü geleneğine sahiptir.
İnanç ve eylemleri bizimkilerle çelişen insanlara kolayca kötülük atfedebiliriz.
Iki grup arasında çatışma çıktığında rakip grubu kolayca düşman hanesine yazıveririz.
Bize tahakküm etmek isteyen, bizi kandırmak veya istismar etmek isteyen bireylerden oluşan hayalî bir dünya yaratırız.
Bu otomatik ve abartılı kendini koruma süreci, hayatlarımıza acı ve sürtüşmeden başka birşey getirmez.
Aslında düşman, çoğu zaman kendi ruhumuzun karanlık taraflarını ve barbarlığını yansıttığınız kimselerdir.