BİROL COŞKUN, bir alıntı ekledi.
17 May 10:56 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Tüm sinema aşıkları çok iyi bilir ki Stanley Kubrick bir şey yapmak isterse onu yapardı. istediği imkansız gibi gözüksede elde edene kadar peşini bırakmazdı.

Bir gün, Barry Lyndon filmini yönetirken yalnızca mum ışığını kullanarak bir sahne çekmek istedi. Bu zorlukla başa çıkamayacağını düşünen ışıkçı bunun imkansız olduğunu söyledi. Çalışanlardan biri kKubrick'e mitolojik bir karakter olan İkarus'un hikayesini anlatmaya koyuldu; babası Daidalus'un yaptığı bal mumundan kanatlarla uçarken güneşe fazla yaklaşan İkarus'un kanatlarının yandığını hatırlattı ünlü yönetmene.

Kubrick herkese baktıktan sonra şöyle dedi:

"İkarus'un hikayesini anlatmaya çalıştığı tek şey balmumunun güneşe yaklaşmak için doğru bir metaryal olmadığı. Kanatları yaparken daha çok düşünmelilerdi."

Allen Percy

Her Güne Bir Nietzsche, Allan PercyHer Güne Bir Nietzsche, Allan Percy
Dila Elmas, bir alıntı ekledi.
03 May 13:00 · Kitabı okuyor

Kendi varlığımın bu gövdeden ibaret olmadığını, daha fazla ve daha farklı bir şey olduğunu bilmek... Dünyanın doğurduğu,yıldızların döllediği... Yaşamımın kozmik yaşamla iç içe girmişliğine ,kendi varlığımın evrene bir katkısı olduğuna ve büyük plan çerçevesinde benim bir anlamım olduğuna dair umut ve inancım...

İkarus, Axel Jensen (Sayfa 66)İkarus, Axel Jensen (Sayfa 66)
Dila Elmas, bir alıntı ekledi.
02 May 12:29 · Kitabı okuyor

Aman Tanrım, filozoflaşmak ne keyifli bir şey! İnsan düşüne düşüne aslında var olmayan berrak bir görüşe ulaşıyor.

İkarus, Axel Jensen (Sayfa 20)İkarus, Axel Jensen (Sayfa 20)
Ali Ünal, bir alıntı ekledi.
28 Nis 23:58 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Ekonomik güç özel bir takım ellerde olduğu sürece kaynakları kontrol eden bir azınlığın dışında kimsenin özgürlüğünden bahsedilemez.

İkarus ya da Bilimin Geleceği, Bertrand Russell (Sayfa 31)İkarus ya da Bilimin Geleceği, Bertrand Russell (Sayfa 31)
özlem, Jurnal Cilt 1'i inceledi.
 12 Nis 19:38 · Beğendi

Antik Çağ Mitolojisi'nde İkarus'dan kahraman olarak bahsedilir. Ve günümüzden o zamanlara baktığımızda uzuUun uzun.. bir zaman geçmesine rağmen bu bahis, varlığını tüm ışığıyla korur. İkarus'u tarihin tozlu sayfalarında bırakmayan, ışığıyla aynı tarihin duvarına,o duvarın baş köşelerinden birinde üstelik bir eser gibi koruyan nedir? Tabloyu koyan ellerde var sorumuzda ki onun cevabı ellerinize bakmanızla, giderilebilir..

Hırsı, tutkuyu, ötelere ve hedefe ulaşma aşkını simgeleyen İkarus, kaderinin çarkını döndürüp Güneş ülkesine ulaşabilseydi, eminim cennet gibi bir sofraya konuk olabilirdi. Öyle ya bulutların ardında ne olduğunu kim ne bilebilir?

...


Kuş tüyleri bütünü, bal mumuyla tuturulan kanatlarını şöyle güzelce toplayan İkarus, sofranın baş köşesinde olan ve tabii onun için – geleceği biliniyordu – bırakılan elmayı afiyetle yiyebilirdi.
Bu sofra ki bütün gelmiş geçmiş filozoflar, bilginler, özgürlük ve yaşam aşkıyla tutuşanlarla dolu. Bu sofra ki düşlenilen herşey o an kişinin önünde varolmakta.
Masa, uçsuz bucaksız beyaz örtülü bir masa,ayrıntısıyla.
Tıpkı Leonardo da Vinci'nin " Son Akşam Yemeği " tablosu gibi..
Ki kimbilir Leonardo da Vinci'nin bu tablosuna ilham olan duygu, ötelerden de gelebilir.

Hatta zaman çizgisinin şöyle bir kırıldığını varsayalım ve biraz farklı bir zamana şöyle gidip gelelim..
Newton'a yer çekimi kuvvetini bulduran," yukarıdan.. " olabilir :)



Peki, ünlü bir tablo olurda kırılmış bir zaman çizgisinde, bir esinlenişte, bir ışık bütünlüğünde..
Bizim insanlarımız, Anadolumuz, halkımız, aydınlığa aydınlık veren Aydınımız olmaz mı?

Pekala olabilir..

...

Gördüğünüze eminim. O masada, İkarus'un hemen yanında.. kanatlarını hayranlıkla izleyen ve zihnindeki bilgi birikimiyle kendi hayalini, aksini tasavvur eden Cemil Meriç de vardı.
Fil dişi rengi gözlükleriyle İkarus'un kanatlarını inceleyen Cemil Meriç.


Herkes konuşacak bir şey bulurken, zaman bir köşede kırılmış..
O zamanın bir parçada olsa yaşayan yönü, Aydınımı bulabilirdi.
Ve bulutlar yağmur yüklü olabilir,
bir tabloda, özgürlük ve yaşam aşkıyla dahi tutuşanlar bunu pekala anlamayabilir..

Bulutlar, romatizmaları ' ben buradayım ' diyen filozofun dahi konusu, olabilir!



... Oysa o fildişi gözlüklere yağmur yağdığında ve tüm bulutlar o iki çerçeveye sığdığında, bunu Cemil Meriç'ten, Anadolu insanı'ndan, senden, benden, bizden daha iyi kim anlayabilir?

...

Gözlüklerini çıkarıp masanın o paklığına bırakır Cemil Meriç ve düşler sofrayı, zira açtır..
İstese enfes yemekler, içecekler önünde varolabilir.
Oysa yazamamak gibi, içindeki kelimelerde bir talep olamaz.
Açtır! Ziyafet ve zerafet dolu bir sofrada.
Üstelik zihin menüsü, Anadolu tariflerinin bereketiyle hayli zengin olmasına rağmen.

Açtır.

Dokunamaz tek lokmaya,
Bulutların ardındaki halkıda Açtır çünkü.
Aydınlığa, tokluğa, huzura, varlığına ve şu lir sesine dahi…



Masadan kalkar Cemil Meriç, en içten teşekkürlerle..
Cennetten vazgeçtiğini dile getirir, huzurun sessizliğinde.

İkarus'un madden eriyen ama manen asla erimeyecek olan bal mumlu kanatlarıda dinler bu durumu. Gözlerinden dökülür inciler,
fildişi renginde.


Fildişi rengi ki masa örtüsünün izinde..
Tarihte, ışıktan bir Leke.


...

Filozoflar, bilginler, kahramanlar şaşkın..
Hepsi aynı kefede ve neden Cemil Meriç, açtır?


İstenilen herşey vardır bu bulunduğu ötelerde ve üstelik kendi halkından, söylenti ya.. O çok aydınlar Ona: " Git bu ülkeden, yerin yok!! " Dememişler miydi?
Kendi toprakları dışlamamış mıydı onu?
Bir karın tokluğunu, bir parça mürekkebi, biraz düşünceyi çok görmemiş miydi ona?
Esir düşmemiş miydi, günlerce bu bulutlardan uzak kalarak.. bu çerçeveden, rüzgardan?

Asıl açlık kendi topraklarındaydı. Anadolu'nun sakındığı ve korunduğu evlatları tırnaklarıyla sökmüştü gözlerini yerinden!!


Işığını, fikrini, umudunu, tutkusunu almıştı.
Ve kalbini nefessiz bırakmış..
Sevgisiz, Aşksız..


Dönmek istediği Aydınlık orası mı sahiden?
Tüm bu varlığa rağmen…

Üstelik bırakın şu sofrayı, İkarus'un kanatlarını var eden bir Daedalus'u dahi yok yanında ona babalık eden.
Sırtını dayayabileceği güvenle.. Bir parça lokmasını bölüşebileceği Daedalus'u yok.

Buna rağmen mi??

...


Lir sesleri susar, Leo'nun ilham perileri bulutlara koşar..

Güneş tüm o bütünlüğüyle, Cemil Meriç'in gözlerinin tam içine bakar.
Güneş'in ardı, güneş gibi doğduğu topraklar..



" Buna rağmen " der, Cemil Meriç..
Buna rağmen,


Zira "Vatanını yaşanmaz bulanlar, onu 'yaşanmazlaştıranlar'dır. "
Yaşadığım sürece,
" Buna rağmen… "




... " Gözlükler burada kalsın! İhtiyacım yok..
Görmek, kalbinle, tüm zerelerinle görmek.. Ruhunun parçalarını bütün kılıp.
Tüm mesele bu..
Ve İkarus'u İkarus yapan, sizleri bilge, ışık.. örnek.. ve cenneti cennet.. mekan,
burasının mükemmelliği değil. Emeklerdir..

İkarus'un bal mumundaki alın teri gibi..
Ve benim Ülkemde, Cennetimi yaratmam gerek..
Bulutlar ardına gerek kalmadan.
Ve gerek duymadan.


Yaşayarak ve Yaşatarak.
Yaşamak, yanmak değil midir?
Yanıp küllerinden doğmak..

" Herşeye rağmen. " ...



...

Cemil Meriç'i başka türlü anlatamazdım sanırım ve sizlere bu satırları bir parça bal mumu bulanmış ellerimle yazıyorum.
.. Her İnsan yaşam için bir mucizedir.
Sizce, ömrümüz mucizelerle yeterince birikmedi mi?
Lirin sesi çalıyor..
ve duymuyorsanız; Kendi mucizeniz, varlığınız, içinizdeki kahraman, içinizdeki Anadolu yüreğinizin kapısını tüm gürültüsüyle çaldığı içindir!!



Vaktinize sağlık...
Saygı ve Sevgilerimle...

scheherazade, bir alıntı ekledi.
09 Nis 16:14 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Biz diğerleri Biz dışlanmışlar içimizdeki yalnızlığı ve boşluğu doldurabilecek bir şeyler bulabilmek amacıyla bu gezegende dolaşıp duruyoruz. Bütün örf ve adetleri, sosyal kuralları, hayatın herkese kabul edilen temel koşullarını sahte ve geçersiz ilan ederek reddetmiş olan bizleri "bilinmeyen" adeta bir vantuz gibi kendine çekiyor. Anarşizm sadece bir acemilik. Sosyalizm dolandırıcılık. Komünizm ise büyük bir hile. Kapitalizm dünyanın kıçından çıkmış iğrendirici bir çıban. Sosyal devlet gülünç bir hata ve bütün dinler Tanrı'ya küfür.

Ben bütün bunlara sırt çevirdim, çünkü şu temel soruma cevap veremiyorlardı. Yıkıma, mahvolmaya mahkum olduğumu bildiğin bir hayatı devam ettirebilmem için bir sebep var mı, varsa bu sebebi nerede ve ben onu nasıl bulacağım?

İkarus, Axel Jensenİkarus, Axel Jensen
Lord Among Wolves, bir alıntı ekledi.
27 Mar 22:10 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Zıt kutuplardık ve ayrı dünyaların insanlarıydık. Kendimi zihnimde güneşe fazla yaklaşan ve sonunda paramparça olup yanan İkarus olarak canlandırdım. Sözleri anlamlıydı. O bana uygun bir erkek değildi. Kastettiği buydu ve bu, beni reddedişini kabul etmemi kolaylaştırıyordu... neredeyse. Bununla yaşayabilirdim. Anlıyordum.

Grinin Elli Tonu, E. L. JamesGrinin Elli Tonu, E. L. James
Nur Demirel, bir alıntı ekledi.
23 Mar 06:33 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Peri
Güneş nasıl İkarus'un kanatlarını eritirse, Kesinlik İlleti de bilimsel merakı yok ederdi. Zira kesinlik keskinliği, keskinlik kibri, kibir körlüğü, körlük karanlığı ve karanlık da daha fazla kesinliği getirirdi.

Havva'nın Üç Kızı, Elif Şafak (Sayfa 283)Havva'nın Üç Kızı, Elif Şafak (Sayfa 283)
Sena Şişman, bir alıntı ekledi.
 18 Mar 16:13 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yani Ben :)
İkarus:Ege zeytiniyle beslenmiş insanların hayalinden doğmuştur...

Limit Sizsiniz, Mümin SekmanLimit Sizsiniz, Mümin Sekman
Zeynep Erdemir, Benim Uzak Yıldızım'ı inceledi.
17 Mar 15:32 · Kitabı okudu · 8/10 puan

BENIM UZAK YILDIZIM

Kendi halinde bir ogretmen ve herkesin bildigi sair bir annenin ikinci cocugu olan Tarver Merendsen. Gezegende herkesin annesinin de siirlerinden bildiği ve gormek icin geldigi ciceklerle dolu harika bir kir evinde yasayan, abisinin askerlik gorevinde hayatini kaybetmesiyle kendini abisinin yerine koyup asker olan ve savas alanlarinda genc yasinda hayatta kalma mucadelesiyle bircok madalya biriktiren Tarver Merendsen. Ikarus ve benzeri uzak gemilerindeki kendinden yuksek konumda olan insanlarin arasinda yalniz kaldigi sirada, o balo salonunda, babasindan baska kimsesi olmayan, prensesler gibi yetisen ve yanina kimsenin yaklasamadigi ulasilmaz Lilac Laraux.
Hikaye ; bu iki gencin birbirlerine karsi koyamadiklari bir cekimle verdikleri savasin yani sira, karsilasmalarindan birkaç gun sonra Ikarus'un hic yasamin olmadigi bir gezegene dusmesiyle basliyor. Hem birbirlerinden nefret etmeye calisip hemde bilmedikleri gezegende hayatta kalmak ve o gezegenden kurtulmak icin ellerinden geleni yapıyorlar taki ki...Dunya duzen kurulumu distopya uzerine fakat kitabin baslangicindan itibaren cok fazla distopya icerigi goremedim ben distopyadan ziyade anlatilan ask hikayesi cekti beni.kitabin sonuna  dogru distopya kurgusu kendini hissettirmeye basladi. Yine de cok cok cok fazla begendim. Koca gezegende sadece Lilac ve Tarver! Bence harikaydi. simdi neler olacak diye dusunmektense siradaki kitabi okumaya baslayabilirim