hepsinden kötüsü seferi olmama rağmen tüm namazları (cemaatle kıldığım için) tam kılmış olmam. ondan da kötüsü hangi imamı ziyarete gitsem yerinde yoktu. erhan mete neredesin mesela. ogl vakti eyup camiinde olmayıp??!? anlamak güç.
bu arada vapurla geziyoruz şu camii nedir diyorum, beylerbeyi hamidi evvel, çok beğenmiştin ya diyor. ertesi gün tekrar aynı noktadan geçerken aynı camiinin ne olduğunu soruyorum. tamamen aynı senaryonun daha da beter olduğum şemsi paşa/kuşkonmaz camii versiyonu yaşanıyor falan. bildiğim tek taraf arnavutköy bebek aşiyan emirgan tarafı. keyif aldığım yer de emirgan mesela. fakat yarımadada fatihin ambiyansi çok diri. hayatiyet var. aşırı organik bir akşam üstü geçiriyorum. dönüyorum, uskudara da uğrayıp.
çantama sığmadı için son anda kitabı bıraktım (platonov/can). uçakta kulaklığımla başbaşa kaldım ancak uçak modunda kulaklık da bir vaha değildir diye umutsuz gezinirken ekranda, müziğim uygulamasına girdim ve enfes bir seçkinin oluşturduğu çalma listesine tıkıladım, açtı.
TELEFON UYGULAMASINDAN GECMİSTE İNDİRİLEN MÜZİKLERİ DİNLEMEK. Sene 2026 değil 2016ymışcasına.