Bir kere düşmeye başlayıp bir yere tutunamazsanız, düşmenin kendisi bilinçli tercihinize dönüşür. Bu bilinç durumu, sizde sevinçli bir yaşama biçimi haline gelir ve bir süre sonra da düşmenin bizzat kendisi olursunuz. Artık düşmüyor, dünyaya düşmekle meydan okuyorsunuzdur.
Vladimir Lenin, çok sevdiği halde, hayatının bir noktasında klasik müzik dinlemeyi bırakmıştı. Çünkü müziğin kalbini yumuşattığını düşünüyordu. Oysa bir devrimci, yumuşak kalpli olamazdı.
Çünkü kazanacak hiçbir şeyi olmayan bir insandan daha tehlikelisini bulamazsınız. Çarmıhtaki İsa' yı düşünün; Romalı generallere çektiği iki tane fiyakalı hareketle önündeki iki bin seneyi alt üst ederken, tasarladığı hiçbir zafer yoktu.